1. Haberler
  2. Analiz
  3. Oyun neden CHP üzerine kurgulanıyor?

Oyun neden CHP üzerine kurgulanıyor?

featured

Ahmet Turan Güneş yazdı…

AKP, halkına rağmen Anayasa’yı değiştirmeye ve PKK’yı muhatap almaya kararlıdır.

Asker, polis, öğretmen, kamu görevlisi ve sivil vatandaşlarımızdan yaklaşık elli bin kişinin katili ve yaklaşık yetmiş bin kişinin yaralanmasına sakat kalmasına sebep olan bir terör örgütü halkımızın karşısına meşru müdafaa yapmış bir örgüt olarak çıkarılmak istenmektedir. BOP planının parçası olan ve bugüne kadar ABD destekli yürüyen bu terör projesine, Türk ulusunu ikna edemeyeceğini bilen ABD oyun kurucuları; oyunu siyaset sahasında demokrasi ve barış süsü ile sürdürmek niyetindedir.

PKK terörü meşru mücadele gibi gösterilmekte, terör örgütü lideri ise bu meşru mücadelenin kurucu önderiymiş gibi, yerli siyasilerce halkımızın kabulüne zorlanmaktadır.

Emperyalistlerin kucağında büyümüş bu terör örgütü, antiemperyalist bir savaşla kurduğumuz devletimize başkaldırmış; Kürt –Türk, silahlı –silahsız, yaşlı-çocuk-kadın, doktor-hemşire-öğretmen ayırt etmeden katliamlar yapmıştır. Şoven ve faşist duygularını halk içinde yaygınlaştırmak ve mücadelesini şovenist bir zemine oturtmak için her türlü alçaklık içinde katliam, kışkırtma ve provokasyonlarını gerçekleştirmiştir. Çağdışı feodal artıkların, ağaların ve şeyhlerin geçmişte emperyalist güçlerle birlikte, sırf kendi feodal egemenliklerini sürdürme gayesiyle gerçekleştirmeye çalıştıkları emperyalizme KIYAKÇILIK görevlerini yerine getirmiştir.

Silahlı kalkışma ile gerçekleştiremeyecekleri ayrılıkçılığı emperyalistlerin verdiği destek ve taktikle karşılıklı düşmanlıkla kutuplaştırma hareketini uzun bir süreye yaymışlardır. Bu gün bu ayrıştırma zemininin olgunlaştığını ve içerdeki işbirliğinin de tamamlandığını sanan ABD; Devleti ele geçirerek, halkı ikna ederek ve tüm siyasi partileri bu ihanete ortak ederek BOP’u hayata geçirmeye çalışmaktadır.

Bu şoven ve faşist terör örgütü, bölgenin her türlü ekonomik kaynaklarını küresel güçler ve onun yerli işbirlikçilerine devretmek, halkını ortaçağ kalıntısı ağalık ve şeyhlik düzenine teslim etmek için görevlendirilmiştir. Bu yüzden 40 yıldır kanlı eylemleri ile yurttaşlar arasında düşmanlık ve ayrılık tohumları ekmiştir. PKK terör örgütünün ayrıştırma hareketini yeterli gören ve ülkedeki siyasi zeminin kayganlığından da faydalanmak isteyen emperyalist güçler bunun aleni sözcülüğünü ABD Büyükelçisi Tom Barrack’a yaptırmıştır.

Emperyalizm, ülkemizde insan kaynağı dâhil tüm ekonomik kaynakları etnik köken ayırt etmeden koşulsuz sömürüsü peşindedir. Bu amaçla ayrıştırdığını sandığı kesimi temsilen PKK’nın ve bebek katilinin devletle pazarlığa oturmasını telkin etmiştir. Bu telkine maalesef bir kısım siyasi parti liderleri de seçmeninin tepkisine rağmen teşne olmuştur. PKK terörünü meşrulaştırmak ve yerel özerklik temellerini atmak için Anayasa’nın değiştirilmesi konusunda iktidar ve muhalefet parti liderlikleri sessiz bir kabulleniş durumundadır. Bunun karşısındaki tek engel halkın muhalefeti olduğundan, bugün siyasette yapılan her şey toplum mühendisliği ile halkın bu sorun üzerinde tepki göstermesini engellemek üzeredir.

Bu projeye AKP ve MHP yönetimi taraf olsa da, onlara oy veren tabanın büyük kısmı karşıdır. Bununla birlikte bu taban bağımsız direnç gösterecek yetenekte olmayan biatçı bir yapıya sahiptir. Toplumun daha bilinçli yapıda olan cumhuriyetçi kesimi başkaldırmadan bunlar ülkesinin geleceği için harekete geçmezler.

CHP ve sosyalist solun yönetim kadrolarının büyük kesimi bu ABD projesine sessiz kalarak kabullenmektedir. Bu projenin emperyalist ABD desteğinde olduğunu bilmelerine rağmen barış, özgürlük, halkların kardeşliği söylemleri ile tabanlarını uyutma peşindedirler. AKP ile barış ve demokrasi işbirliği yapılamayacağını, ABD projelerinin hiçbir ülkeye bağımsızlık ve özgürlük getirmediğini bilmelerine rağmen bu yalan hayale sarılmaktan geri durmamaktadırlar. Fakat ABD’li uzmanlar bir şeyin farkındadır: CHP ve sol parti yöneticilerine rağmen bunların tabanları, cumhuriyetin vazgeçilemezliğinin farkındadır. PKK terörüne, ayrılıkçı açılıma ve cumhuriyet rejiminin değiştirilmesine karşıdır. ABD bu yüzden en kirli oyunlarını CHP tabanı üzerine kurgulamıştır. CHP tabanının bir bütün olarak hareket etme, genel merkeze rağmen direnme kabiliyetini ortadan kaldırmak için çeşitli entrikalar peşindedir.

CHP tabanını korkutma, sindirme, susturma, bölme ve tabanı YÖNSÜZLEŞTİRME çabaları yoğunlaşmıştır. AKP -CHP kavgasına da, Özgür Özel-Kılıçdaroğlu kavgasına da geniş açıdan baktığımızda tüm bu yönleri görmemek mümkün değildir. Tüm gerçekliği ile bu meseleyi böyle görmeden, ne kadar yiğitlik yaparsak yapalım ülkemize yönelik saldırılar karşısında doğru tavır geliştiremeyiz.

Emperyalizmin tüm gerici işbirlikçileri ile birlikte ülkemiz üzerine çok kapsamlı bir saldırısı vardır. Bu saldırı ancak topyekun mücadele ile mümkündür. Bu gün CHP tabanını ayrıştırmaya ve pasifliğe sürükleyen olayları AKP-CHP hesaplaşmasıdır diye bakarsak çok şey kaybederiz. İlk önce demokratik laik cumhuriyeti ve ulusal bütünlüğü kaybederiz. Daha sonra da devletimizi yönetme iradesini elimizden alırlar. Bu yüzden bu saldırı, ulusal güçlerin asgari müşterekte birleşerek karşı koyması ile defedilecektir.

İyi niyetli bir kısım siyasi partilerin yöneticileri ve mevcut siyasi partilerde umut göremeyip yeni siyasal arayış içinde olan kişiler ülkenin yüz yıllık siyasi mücadele geçmişini irdelemeden kerameti kendilerinde görür tavır içindeler. Yüzyıllar önce keşfedilmiş Amerika’yı yeniden keşfetme peşindeler. Geçmiş tecrübelerden istifade etme ve mevcut durumdan yararlanma yerine, tek doğrunun kendi hareketleri olduğunu sanmaktalar.

Halkı kazanmak ve halkın kendi geleceğini kurtarmaya yönelik yönlendirilmesini sağlamak sadece bir iyi niyet işi değildir. Bilim, akıl ve siyaseti doğru okuma işidir. Halkın çıkarlarını düşünen aydınları kazanmadan halk kazanılamaz, gerçek aydınlardan oluşan kadrolar olmadan toplumsal hareketi doğru yönlendirecek kadrolar oluşamaz. Halkın desteğini almak; halkın birincil sorun olarak gördüğü sorunlarla mücadele etmeden mümkün değildir. Gerçekçi bir durum değerlendirmesi yapmadan, duruma uygun strateji oluşturmadan başarı sağlanamaz.

Muhalefet partilerini toptancı bir zihniyetle karalamak hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Sadece kendini o partiye mensup hissedenlerin tepkisini kazanır. Bunun yerine bu parti liderliklerinin yanlışını ortaya koyup doğrusunu sağduyulu halkımıza anlatmak daha yararlı olacaktır. En azından doğruyu kendi yöneticilerinden isteme iradesini ortaya çıkaracaktır.

Tüm bunları görmezden gelerek vatan kurtarma peşinde olanlar, ellerindeki mevcut potansiyeli heba etmekten ileri gidemezler. Ülkesinin geleceğine sahip çıkmak isteyen halkımız bu güne kadar defalarca bu öngörüsüz liderliklerin ben merkezli yol ve yöntemleri nedeniyle pasifize oldu. Bu nedenle ülkesinin geleceğini kurtarmak geçmişine vefa borcunu ödemek ve geleceğine karşı sorumluluğunu yerine getirmek isteyenler dikkatli olmalıdır.

Halkımız kendi geleceği konusunda duyarlı ve fedakârdır. Cumhuriyet idaresini, laikliği, demokrasiyi ve modern hayatı benimsemiş ve bundan vaz geçmek niyetinde değildir. Sorumumuz ne düşmanın güçlü olması nede halkı düşünenlerin maddi olanaklarının yoksunluğudur. Sorunumuz; bu vefalı halka doğru önderlikler yaratılamayış olmasından kaynaklanmaktadır.

Mülkiye Marşı’nın aşağıdaki mısralarında ifade ettiği gibi, “EY VATAN, GÖZYAŞLARIN DİNSİN YETİŞTİK ÇÜNKÜ BİZ” deme sorumluluğunu taşıyan; tüm yurtseverlere en doğru siyasi hareketi yaratmak üzere selam olsun.

“Beklesin Türk halkının
Azminde kuvvet bulmayan
Sel durur, yangın söner
Elbette bir gün, ey vatan
Süslenir oynar yarın
Dün ağlayıp matem tutan
Ey vatan, gözyaşların dinsin
Yetiştik çünkü biz”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!