Özgecan Aslan ölümünün 5. yılında anıldı

Mersin'in Tarsus ilçesinde, 11 Şubat 2015'te okuldan çıktıktan sonra evine gitmek için bindiği minibüste öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan, mezarı başında anıldı.

Özgecan Aslan ölümünün 5. yılında anıldı

Özgecan Aslan’ın ölümünün 5. yılı dolayısıyla Mersin Şehir Mezarlığı’na giden baba Mehmet ve anne Songül Aslan ile ailenin yakınları, genç kızın mezarı başında dua etti.

Bazı aile yakınları, mezardaki anıta sarılarak gözyaşı döktü.

Anne Songül Aslan, gazetecilere yaptığı açıklamada, bu acıların bitmesi gerektiğini söyledi.

Acılarının tazeliğini koruduğunu anlatan Aslan, “Özge’mi katledenler Allah’ından bulsun diyorum. Bu acılar bitsin, başka canlar yanmasın. Özge’min hayalleri vardı. Hiçbir suçu yoktu. ‘Dünyanın en iyi psikoloğu olacağım anne.’ diyordu. Hiçbirini yapamadı.” diye konuştu.

Baba Mehmet Aslan ise kendilerini yalnız bırakmayanlara teşekkür ederek, “Devlet büyüklerimiz ‘Unutturmayacağız, unutmayacağız.’ demişti. Bu anlamda her yıl bizi yalnız bırakmadınız. Masum bütün yavrularımız, kızlarımız ve kadınlarımız için, katledilmiş bütün çocuklarımız için birer Fatiha okuyalım. Zaten hepsini anıyoruz, dua ediyoruz. Onlar kalbimizde yaşıyor. Psikolojik durumu iyi olmayan insanların tedavi edilmesi gerekiyor. Burada sadece devlete değil hepimize görev düşüyor.”  ifadelerini kullandı.

CKD’DEN AÇIKLAMA

Öte yandan, Cumhuriyet Kadınları Derneği tarafından da Kuğulu Park’taki Özgecan Aslan’ın adı verilen ağaç önünde bir basın açıklaması yapıldı.
“Özgecan Aslan ölümsüzdür” sloganları atan CKD’liler adına açıklamayı CKD Genel Yönetim Kurulu üyesi Aysan Canver yaptı. Özgecan için “bahar çiçeği gibi taptaze bir fidandı” ifadesini kullanan Canver, şunları söyledi:

“Toplumun her kesimine sinen şiddet, çocuklar ve kadınlar üzerinde vücut buluyor. Cumhuriyet değerlerinden, Cumhuriyet felsefesinden uzaklaşıldıkça kadın ve çocuk kimsesiz kalmaktadır. Bilimsellik ve laiklikten, halkçılık ve devletçilikten uzaklaştıkça toplumu bir arada tutan yapı taşları zarar görmektedir. Medya üzerinden topluma sunulan yaşam felsefesi insanları yalnızlaştırıp bireycileştirmektedir. Aile değerleri hafife alınmakta insanın insana sevgi ve saygı ile yaklaşımı alay konusu olmaktadır.

”Türkiye’nin ekonomik kriz içinde olduğunu belirten Canver, “Ekonomik krizin sıkıntıları, eğitim ve sağlıktaki gericileşme, Cumhuriyet değerlerinden kopuş, kadın ve çocukların hayatına şiddet, taciz, tecavüz, yokluk olarak geri dönmektedir” diye konuştu. Şiddete, gericilik ve bölücülüğü yaratan emperyalizme karşı bütün kadınların birlik olması gerektiğine değinen Canver, şöyle devam etti:

“Ülkemizin, emperyalizm tarafından içeride ve dışarıda saldırıya uğradığı, ateşle sınandığı bu zor günlerde kadınların farkındalığına birlik ve beraberliğine her zamankinden daha fazla gereksinim vardır. Yani şiddete karşı mücadele ancak örgütlü olmakla mümkündür. Herkesi Türk bayrağı altında birleşmeye davet ediyorum.”

OLAYIN GEÇMİŞİ

Aslan ailesinin 11 Şubat 2015’te, 19 yaşındaki kızları Özgecan’dan haber alamaması üzerine polise başvurmasının ardından başlatılan aramalar sonucunda, iki gün sonra genç kızın cansız bedeni bulunmuştu.Gözyaşlarının hiç durmadığı cenaze töreninde Özgecan’ın tabutu kadınların omuzlarında yükselirken, tüm Türkiye Mersin’deki acıya ortak olmuştu.Yürütülen soruşturma kapsamında genç kızın, arkadaşıyla vakit geçirdiği alışveriş merkezinden çıktıktan sonra evine dönmek için bindiği minibüste öldürüldüğü belirlenmişti. Zanlılar, aracın sürücüsü Ahmet Suphi ve babası Necmettin Altındöken ile Fatih Gökçe kısa zamanda yakalanarak tutuklanmıştı.Kadına yönelik şiddete tepkinin adeta “çığ gibi” büyüdüğü olayın ardından Tarsus’ta görülen dava süreci de kamuoyu tarafından yakından takip edilmişti.Tutuklu sanıklar Ahmet Suphi ile babası Necmettin Altındöken ve Fatih Gökçe, yargılama sonucunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.Adana F Tipi Kapalı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan Ahmet Suphi ile babası Necmettin Altındöken, tutuklulardan Gültekin Alan’ın 11 Nisan 2016’da silahlı saldırısına uğramıştı. Suphi Altındöken saldırıda hayatını kaybetmiş, babası ise ağır yaralanmıştı.