CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Ankara İl Başkanlığınca, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında düzenlenen 1. Meclis’ten Anıtkabir’e düzenlenen yürüyüşe katıldı.
Etkinlik öncesi 1. Meclis önünde açıklama yapan Özel, 1923’te Türkiye’yi kuranların kimseden korkmadıklarını söyledi.
‘MÜCADELE ÜLKEYİ YÖNETENLER TARAFINDAN YARIM BIRAKILDI’
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının 1. Meclis’te Cumhuriyet’i kurduğunu anımsatan Özel, Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkeye çağdaşlaşmayı, bilimi, irfanı, teknolojiyi ve aydınlanmayı miras bıraktığını belirtti.
Cumhuriyet’in emanet edildiği gençlerin mutlu olmadığını dile getiren Özel, “Bu ülkede refah, demokrasi, eşitlik yok. Yani Cumhuriyet’in temel felsefesi herkese eşit, ayrımsız ve zengin bir ülke yaratma felsefesi maalesef terk edilmiş durumda. İşte bu yüzden Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının sadece savaş cephelerinde değil, sivil olarak da sosyal, ekonomik, bireysel hakları temin eden bir sistemin inşası için temin ettikleri mücadele bugün ülkeyi yönetenler tarafından yarım bırakılmıştır.” diye konuştu.
‘BİR KİŞİNİN UMUT HAKKI İÇİN…’
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Korkuyu örgütleyenler terör örgütleri ya da mafya liderleri eliyle korkutarak sindirerek istikamet vermeye çalışanlar var. Onların karşısında dimdik ayakta durmak, adaleti ve demokrasiyi şahsi çıkarlarına göre kısıtlayanlara karşı, emeklileri, çiftçileri, esnafları savunmak için, bir kişi için bir anayasa değişikliği hesap edenlere karşı ya da bir kişinin geleceği için, sözde bir kişinin umut hakkı için bu memleketin umut hakkını tüketenlere karşı hep birlikte milletin sesini yükseltmeye, demokrasiye, kardeşliğe ve Türkiye cumhuriyetine sahip çıkmaya ihtiyacımız var, onun için buradayız.”
‘SİYASİ ÇIKAR HESAPLARINA GÖRE BİRTAKIM ADIMLAR ATMAYA BAŞLIYOR’
Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünün, Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu ifade eden Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“100 yıl önceki coşkuyla ve ilk yılki inanç ve kararlılıkla 101. yılda, bu tarihi günde hep birlikteyiz. Hiç kimse bu meydanı hafife almasın. Biz bu ülkeyi bu meydandakilerin dedeleri, neneleriyle, Türk’ü, Kürt’ü ile Laz’ı, Çerkez’i ile etnik kökeni ne olursa olsun her birisiyle, Alevi’si, Sünni’siyle mezhebine bakmadan, ayırmadan hep birlikte kurduk. Şimdi birileri ülkenin birliği beraberliğine, kardeşliğine değil de siyasi çıkar hesaplarına göre birtakım adımlar atmaya başlıyor. İşte biz CHP olarak bu hesaplara karşı bu ülkedeki 86 milyonun müşterek menfaatlerini korumak durumundayız.”
‘O ADIMLAR ANAYASA’YA UZANACAKSA BİZ YOKUZ’
Millete veremeyecek hesaplarının olmadığını söyleyen Özel, şöyle konuştu:
“Eğer 22 yıldır yönetildiği gibi kişisel hesaplarla, kişisel çıkarlarla birileri bir adım atacak, o adımlar Anayasa’ya uzanacaksa biz orada yokuz. Ama biz buradayız, bu meydandayız, 1. Meclis’in önündeyiz.
Bölünmeye, kavgaya ve çatışmaya karşıyız. Ancak biz şehit analarının, babalarının, şehitlerin emaneti evlatlarının ve gazilerimizin gözünün içine bakılmayacak, onların rızası olmayacak hiçbir şeyinde tarafında değiliz.
Kutuplaşma kimseye yaramaz, yoksullara, halkın temel direği olan orta direğe, esnafa memura hiç yaramaz. Onun için biz Türkiye’deki kavgayı yoksullar adına emekçiler, gençler, emekliler, çiftçiler adına vereceğiz. Kısır kavga çekişmelerin tarafı değiliz.
‘SARAY ORADA ÇANKAYA KÖŞKÜ BURADA’
Erdoğan’a çağrıda bulundum. Bütün itirazlara rağmen Atatürk Orman Çiftliği’ne yapılmış, o sarayda bir cumhuriyet kutlaması yerine Atatürk’ün evinde Çankaya köşkünde hiçbir partiyi ayırmadan gelin cumhuriyeti olması gerektiği yerde kutlayalım, bu çağrıma maalesef olumlu bir yanıt gelmedi. Onun için Erdoğan orada biz buradayız.
Saray orada Çankaya Köşkü burada. Çok yakında cumhuriyet kutlamaları milletin evinde Çankaya Köşkünde yapılacak ve emin olun sizin seçtiğiniz bir cumhurbaşkanı oturacak. Bugün 29 Ekim, bugün cumhuriyet bayramı. Ama cumhuriyet korkanların sinenlerin evde oturanların değil kendisine sahip çıkanların rejimidir.”
‘KÜRT SORUNU OLDUĞUNU HERKES KABUL EDİYOR’
Habertürk’ün aktardığına göre, Ankara’da bir grup gazeteciye yaptığı açıklamada da “Kürt sorununun olmadığını söylemek de sorunun olduğunu gösterir” değerlendirmesinde bulundu. Özel, MHP lideri Bahçeli’nin çıkışıyla başlayan tartışmalar hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha net bir açıklama yapmasını beklediklerini kaydetti.
Özel, “Erdoğan’ın istediği Anayasa değişikliğinin yapılmasıyla bir mesele hallolmaz. Devlet Bahçeli ve grubu dışındaki herkes kabul ediyor Kürt sorunu olduğunu” dedi.
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kürt sorunu yoksa düne kadar ‘bebek katili’ dediği kişiye niye ev hapsi ya da umut hakkı öneriyor? Meclis’te MHP ve DEM Parti grubu aynı salonda arka arkaya toplanır. Öcalan’ı konuşma yapması için çağırdığı kürsü, kendi konuştuğu kürsü.”
‘ERDOĞAN NET OLMALI’
Bu konuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan daha net bir açıklama beklediklerini belirten Özel, ‘Kürt sorununun çözüm modellerini konuşmadan önce hangi yöntemle ele alınacağına karar verilmesi gerektiğini’ belirtti.
Özel, ‘sorunun parlamentoda bütün partiler ve sivil toplum örgütlerinin de katılımıyla ele alınması gerektiğini’ ifade etti. Şehit aileleri ve gazilerin de sürecin içinde olması gerektiğini kaydeden Özel, “Senin çocuğun boşu boşuna öldü diyemeyiz. Onları da ikna etmek lazım” dedi.
Özel, soruna çözüm ararken Anayasanın ilk 4 maddesinde mutabakat olması gerektiğini de belirtti ve “Anayasa değişikliğinde biz yokuz” mesajı verdi.
‘MECLİS TOPLANSIN’
Özel, CHP’nin çözüm için yol haritası önerisini de “Meclis toplansın, bir toplumsal mutabakatı hep beraber arayalım. Meclis belki Kürt sorunu nedir diye bir çalışma yapar” şeklinde özetledi.
Kendisinin de hazırlanan bir planın içinde olduğu yönündeki yaklaşımlara tepki gösteren Özel, Selahattin Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret etmeyi haziran ayında planladığını anımsattı.
BAHÇELİ’NİN ‘UMUT HAKKI’ ÇAĞRISI
MHP lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme damgasını vuran ‘umut hakkı’ çıkışında bulunmuştu.
Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a çağrı yapan Bahçeli, şunları söylemişti:
“Türkiye Yüzyılı’nda terörü sıfırlamak amacına matuf ikinci hüküm cümlem şöyledir: Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin, TBMM’de DEM Grup Toplantısı’nda konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lavedildiğini haykırsın. Bu dirayeti gösterirse umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılmasının önü de ardına kadar açılsın. Adres İmralı’dan DEM’e uzansın.”