Pamuk’ta ithalatı durduramıyoruz! Yüzde 40’ı buldu!

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, pamuk üretimimizin durumu ve ithalat ihracat rakamlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. 'Geçen yıl 2 milyon 570 bin ton kütlü pamuk ürettik. Bu üretimden 977 bin ton da lif pamuk elde ettik. Yine de ülkemizin ihtiyacı olan pamuğu bir türlü karşılayamıyoruz.' dedi.

Pamuk’ta ithalatı durduramıyoruz! Yüzde 40’ı buldu!

Pamuğun ülkemizde yüzde 40’ının Şanlıurfa’da üretildiğini belirten Bayraktar, “Pamuk, tekstil sanayimize sağladığı katma değer, tekstil ve konfeksiyon ihracatının ülkemize kazandırdığı döviz miktarı, yarattığı istihdam hacmiyle, Türk tarımı için vazgeçilmez bir üründür.” dedi.

Bayraktar, pamuğun lifiyle tekstil, çiğidiyle yağ sanayisi, linteriyle de kağıt sanayisinin ham maddesi olduğunu vurguladı.

NE KADAR PAMUK EKİM ALANI VAR?

Sağlanan desteklemelerle pamuğun ekim alanının 2018 yılında 5 milyon 186 bin dekara yükseldiğini kaydeden Bayraktar, şunları söyledi:

“1995 yılında 2 milyon 224 bin ton olan kütlü pamuk üretimi, 2009 yılında 1 milyon 725 bin tona kadar geriledikten sonra, 2011 yılında 2 milyon 580 bin ton ile rekor kırdı. Geçen yıl 2 milyon 570 bin ton kütlü pamuk ürettik. Bu üretimden 977 bin ton da lif pamuk elde ettik. Yine de ülkemizin ihtiyacı olan pamuğu bir türlü karşılayamıyoruz.”

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar

NE KADAR PAMUK İTHAL ETTİK?

Bayraktar şöyle devam etti:

“2015-2016 üretim döneminde yüzde 49’a kadar gerileyen üretimin tüketimi karşılama oranı, 2018-2019 döneminde yüzde 60’a kadar çıktı. Bu oranın çok daha fazla artırılması hatta ülke ihtiyacımızın ülke içinden karşılanması için ne gerekiyorsa yapmalıyız. Sadece geçen yıl 752 bin ton lif pamuk ithali için 1,4 milyar dolar döviz ödedik. Ülkemiz 2008-2018 döneminde, 14,8 milyar dolar dövizi pamuk ithalatı için harcadı. Bu para ülke çiftçimiz yerine yabancı ülkelerin çiftçilerine katkı sağladı.”

PAMUK FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞ…

Bayraktar, pamuk fiyatlarında gerileme yaşandığını belirterek, bu gerilemenin geçen yıla göre yüzde 26 olduğunu kaydetti.

Fiyat gerilemesinin özellikle son 5 ayda gerçekleştiğini vurgulayan Bayraktar, “Geçen yıl uluslararası piyasalarda haziran ayında 84 cente kadar çıkan pamuk fiyatları, bu yıl ağustos başında 58 cente kadar indi. Bugünlerde 62 cent dolaylarında seyrediyor. ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı, devir stokları ve yüksek rekolte beklentisi buna yol açtı. Dünyadan izole değiliz. Uluslararası piyasalardaki gelişmeler bize de yansıyor. Tam da hem verimden hem de üretimden memnun olacağı esnada yaşanan bu durum, çiftçimizde büyük hayal kırıklığına sebep oldu.” diye konuştu.

(Foto: Lale Köklü – Anadolu Ajansı )

Prim desteğinde dekar başına en fazla 500 kilogram kota getirilmesi uygulamasının kaldırılması gerektiğini ifade eden Bayraktar, dekar başına 600-700 kilogram verim elde eden çiftçilere karşılığının verilmesi talebinde bulundu.

Bayraktar, çiftçilerin ürettiği pamuğun tatminkar bir fiyatla alınması için Çukobirlik, TARİŞ, Antbirlik gibi tarım satış kooperatiflerinin devreye girmesi, pamuk ithal eden kullanıcılara da ithal ettiği pamuk miktarının yüzde 25’i kadar yerli üretim kullanma zorunluluğunun getirilmesi gerektiğini vurguladı.

GAP bölgesi pamuk üreticileri basın toplantısında

ÇİFTÇİMİZ ÜRETMEZSE

Pamuk fiyatlarının düşmesine karşı girdi fiyatlarında büyük artış yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, önlem alınmaması halinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere pamuk üretiminde büyük sorun yaşanacağını dile getirdi.

Girdi fiyatlarının artmasına karşı çiftçilere yönelik önlemler alınması gerektiğinin altını çizen Bayraktar, şöyle konuştu:

“Pamukta sıfır gümrük önemli bir sorundur. Bilindiği gibi Dünya Ticaret Örgütü uygulamaları nedeniyle gümrük vergileriyle fazla oynayamıyoruz. Kurallara göre gümrük vergilerini en fazla yüzde 6’ya çıkarabiliyoruz. Sanayicilerin Yunanistan’dan çok ucuza pamuk almak için bağlantı yaptıkları gibi söylentiler de kulağımıza geliyor. Burada sanayicilerimize de seslenmek istiyorum; bu çiftçi size her yıl lazım. Bu çiftçiyi tarlada tutamazsanız, seneye pamuğu nereden bulacaksınız? Sizleri insaflı olmaya çağırıyorum. Çiftçiyi koruyun ki onlar da sizi korusun. Her sene pamuk fiyatlarının düşük olacağının bir garantisi mi var? Seneye fiyatlar çok fazla artarsa, ülke içinde de yeterli üretim olmazsa ne yapacaksınız? Herkes şapkasını önüne koysun, bu sorunu nasıl çözeriz diye kafa yorsun. Bu sadece çiftçimizin sorunu değil ki. Çiftçimiz üretemezse ithalat herkesin sorunu olacaktır.”

Şanlıurfa Ziraat Odası Başkanı Ahmet Eyyüpoğlu da çiftçilerin girdi maliyetlerinin artmasından dolayı sorunlar yaşandığını belirterek, çiftçilere yönelik yeni desteklemeler sağlanması gerektiğini söyledi.

Konuşmaların ardından biçerdövere binen Bayraktar, pamuk hasadı yaptı.

(Lale Köklü – Anadolu Ajansı)

TÜRKİYE’DE PAMUK EN ÇOK NEREDE EKİLİYOR?

Pamuk bir zamanlar filmlere konu olacak kadar önemli tarım üretimiydi. İzmir Bergama, Menemen Ovası, Aydın Söke Ovası, Çukurova, Antakya Amik Ovası pamuk üretim merkeziydi.

Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar Üzerinde ve diğer eserlerinde, Yaşar Kemal’in,Fikret Otyam’ın Çukurova röportajlarında, dönemin Türk filmlerinde başrolde hep pamuk vardı. Pamuk,çiftçinin yaşam biçimiydi. Ekonominin temel ürünlerindendi.

Bu kadar çok yönlü bir üründe yanlış politikalar sonucu, pamuk ihracatçısı olan Türkiye, 1990’lı yılların ortasından itibaren pamuk ithalatçısı oldu.

O yıllarda Amerika Pamuk Konseyi, İstanbul, İzmir, Denizli, Kahramanmaraş, Malatya gibi tekstil üretim merkezlerinde; bir dizi toplantı yaptı. Amerikan pamuğunun avantajlarını anlattılar. Amerika Tarım Bakanlığı’nın garantörlüğünde tekstilcilere 2 yıl ödemesiz 5 yıl vadeli GSM kredisi ile pamuk satıldı.

Yıllardır bu çark devam ediyor.

( Lale Köklü – Anadolu Ajansı )

TÜRKİYE AMERİKAN ÇİFTÇİSİNİN PAZARI

Türkiye’deki üreticiyi pamuktan uzaklaştırdılar. Türkiye’yi Amerikan pamuk çiftçisinin pazarı yaptılar. O dönemde devlet Tariş, Çukobirlik, Antbirlik, Tarım Satış Kooperatifleri aracılığıyla pamukta müdahale alımı yapıyordu. Enflasyon yüzde 80’lerde iken pamuğun fiyatı yüzde 15 artırıldı. Üretici desteksiz bırakıldı. Çiftçi üretimden çekildi.

Organize bir şekilde üretici pamuktan uzaklaştırıldı. Üretim engellenince sanayicinin pamuk ihtiyacı ithalatla karşılanır oldu. Sanayicinin de işine geldi. Daha ucuza hammadde alıyordu.

Büyük bölümü Amerika’dan,Yunanistan’dan olmak üzere Türkiye yılda 1 milyon tonun üzerinde pamuk ithalatı yapmaya başladı. Ticaret Bakanlığı’nın yayınladığı son 5 yıllık verilere bakıldığında, Türkiye, 2014 yılında 913 bin ton pamuk ithalatı için 1 milyar 750 milyon dolar döviz ödedi 2015’te 803 bin ton, 1.2 milyar dolar, 2016’da 821 bin ton 1.2 milyar dolar, 2017’de 914 bin ton ve 1 milyar 676 milyon dolar, 2018’de 751 bin ton ithalat karşılığında 1 milyar 395 milyon dolar ödendi.

Hatay’da “Pamuk ve Soya Ar-Ge Çalışmaları Paylaşımı” temalı, “Tarlı Günü” etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, pamuk ve soya konularında yapılan çalışmalar tarlada üreticilere tanıtıldı. ( Lale Köklü – Anadolu Ajansı )

GAP ve UMUT

Son yıllarda dünya pamuk fiyatlarındaki gelişmeler, çiftçilerin alternatif ürünler yerine yeniden pamuk ekimine dönmesi, Güneydoğu Anadolu Projesi(GAP)’ın belli oranda devreye girmesi ile bölgedeki tarım topraklarının sulamaya açılması ile pamuk üretim alanları genişledi.

Ulusal Pamuk Konseyi verilerine göre, 2009 yılında 600 bin tona kadar gerileyen lif pamuk üretimi 2019’da 950 bin tona ulaşacak. Pamuk tüketiminde de bir miktar düşüş var. 2018 yılında 1 milyon 650 bin ton olan pamuk tüketimi pazarların daralması ile bu yıl 1 milyon 350 bin tona geriledi.

Pamuk tüketimi azalırken, üretim artıyor. Ürettiğinden çok pamuk ithal eden Türkiye son yıllarda ilk kez tüketimin yüzde 75’ini yurtiçinden karşılayacak. Gerekli destekler sağlanırsa ihtiyacın yüzde 100’ü yerli üretimden karşılanabilir.

Türkiye, 20 yıl sonra ilk kez ithalatı sonlandıracak bir fırsatı yakalamış görünüyor. Pamuk üretimine ve üreticisine gerekli destek verilirse, daha açık söyleyelim ithalata verilen kaynak çiftçiye sağlanırsa Türkiye pamuk ithalatını sonlandırabilir.

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar pamuk emekçileriyle

PAMUK ÜRETİCİLERİ NE İSTİYOR?

Pamuk üretim bölgesindeki ziraat odaları, borsalar, Tariş, Çukobirlik, Antbirlik Tarım Satış Kooperatifleri, Ulusal Pamuk Konseyi yöneticileri 4 Eylül’de Ankara’da Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Hadi Tunç’la görüşerek taleplerini ilettiler.

Daha önce Ulusal Pamuk Konseyi’nin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye yazılı olarak da sunduğu talepler özetle şöyle:

1- Henüz açıklanmayan 2019 ürünü pamuk destekleme primi (fark ödemesi) kilo başına 1 lira 25 kuruş olarak açıklansın. Mazot ve gübre desteği dekar başına 70 lira olsun. Bu destekler en kısa zamanda ödensin.

2- Emanet usulü lif pamuk satışı yasaklansın. İplikçilerin ileriki bir tarihte fiyatlandırmak üzere çırçır fabrikalarından emanet şeklinde aldıkları pamuklar, piyasada talebi düşürmektedir. Bu da hasat zamanı ve sonrasında fiyatın düşmesine neden olmaktadır. Devleti vergi kaybına da uğratan böyle bir satış şekli yasaklanmalıdır.

3- Birliklere finansman desteği sağlansın. Tariş, Çukobirlik ve Antbirlik’in elinde, kütlü pamukları depolamak ve çırçırlamak üzere atıl çok büyük kapasite bulunmaktadır. Birliklerin ortak harici çiftçilerden de kütlü pamuk almalarını sağlamak üzere finansman desteği verilmelidir. Ayrıca Birliklerin lisanslı depoculuk desteklerinden faydalanmaları sağlanmalıdır.

TMO PAMUK ALMALI

4- Toprak Mahsulleri Ofisi(TMO) pamuk alsın. Ulusal Pamuk Konseyi maliyet tahmin çalışmasına göre, üreticinin maliyeti lif pamuk bazında yaklaşık 12,50 TL’dir. Piyasayı regüle etmek amacıyla, TMO’nun 1 Ekim’den itibaren eğer lif pamuk fiyatı 9,5 TL’nin altına gelirse, piyasaya girerek alım yapması sağlanmalıdır

5- Çırçır fabrikaları lisanslı depoculuk desteklerinden yararlandırılmalı.

6- Tekstil sektörüne yerli pamuk kullanım şartı getirilmeli.

7- Lif pamuk ithalatında miktar bazlı izleme sistemi kurulmalı. İhtiyaçtan fazla ithalat yapılmamalı.