Okay Deprem yazdı…
Ermenistan Hükümeti’nin, 20. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti’ndeki teşhire ilişkin devlet politikasında köklü değişiklikler yapabileceği ileri sürülüyor. Başbakan Nikol Paşinyan kabinesinin, geleneksel 24 Nisan “Ermeni Soykırımı Anma Günü”nün anılma şeklinde ve etkinliklerin kapsam ve içeriğinde bir takım ciddi değişikliklere dönük bir dizi adım atmaya hazırlandığı iddia ediliyor. Tam da İstanbul’da geçtiğimiz günlerde Ermenistan ve Azerbaycan parlamento heyetleri arasında yapılan görüşmelerin ardından, kültür ve tarih alanlarında yapılacak reformlara ilişkin bir takım bilgiler ortaya çıktı. İddialar gerçekten de doğru ise, Erivan’ın planlara göre, 2027’den itibaren, başkentteki “Tsitsernakaberd Anıtsal Kompleksi”ne yapılan ve geleneksel olarak her yıl binlerce kişinin katıldığı yürüyüş de dâhil olmak üzere halka açık bazı etkinliklerin tertibinde revizyona gidilebileceği öne sürülüyor.
CEY DI VANCE’E ‘ALTERNATİF’ BİR KİTAP HEDİYE EDEN MÜZE MÜDÜRÜNÜ GÖREVDEN ALMIŞTI
Erivan’daki büyük anıt kompleksinin kendisinin de bir ölçüde yeniden yapılanma beklediği konuşuluyor bazı çevrelerde. Dahası Mevcut “Ermeni Soykırımı Müzesi”nin, Erivan’ın “tarihsel anlatısının” vektörünü değiştirecek nitelikte bir tür “Ermenistan Tarihi Müzesi”ne dönüştürülmesinin planlandığını savunanlar dahi var. Bu köklü muhtemel adımlara, yüksek mertebedeki bir takım personel değişiklik kararlarının eşlik ettiği görülüyor: Örneğin bu yılın başlarında Başbakan Nikol Paşinyan, “Ermeni Soykırımı Müzesi” müdürünü görevden aldı. Bunun görünür gerekçesinin ise ABD Başkan Yardımcısı Cey di Vance’e “Dağlık Karabağ” meselesi hakkında hediye edilen “alternatif” bir kitap olduğu kaydedilmişti.
‘SOYKIRIMIN’ ULUSLARARASI ALANDA TANINMASINI DIŞ POLİTİKA ÖNCELİKLERİNDEN ÇIKARMA HEDEFİ
İç politikadaki değişikliklerin ötesinde Erivan yönetiminin esas olarak, Osmanlı İmparatorluğu’nda yapıldığını iddia ettiği “Ermeni Soykırımının” uluslararası alanda tanınmasını hedefleyen ve uzun süredir devam edegelen diplomatik çizgisinden vazgeçmeyi planladığı gözlemleniyor. Paşinyan, yakın zamanda Ermenistan Kamu Radyosu’na verdiği röportajında Ermenistan – Türkiye ilişkilerinin geleceğine ilişkin olarak “resmi pozisyonumuz, ‘Ermeni Soykırımının’ uluslararası alanda tanınmasının bugün dış politika önceliklerimiz arasında olmadığı yönündedir ” şeklinde tarihi önemdeki kritik ifadeleri sarf etmişti.
PAŞİNYAN: ‘HERKESİN HERKESİ SOYKIRIMLA SUÇLAMASI SADECE İHTİLAF VE ÇATIŞMALARI BESLİYOR’
Ermenistan Başbakanı, Azerbaycan ile barış antlaşması görüşmeleri bağlamında da soykırım iddiaları konusuna defalarca değinmiş ve bir keresinde şunları ifade etmişti: “Halkımızı soykırımlarla ilgili verilerle beslemeye artık yeter. Bu soykırım yarışına bir son verilmelidir.” Paşinyan ilgili demecinin devamında, Güney Kafkasya bölgesinde “herkesin herkesi soykırım yapmakla suçladığını” vurgulamıştı. Ermeni politikacıya bakılırsa bu tür söylemler taraflara hiçbir pratik fayda sağlamamakla birlikte, yalnızca yeni ihtilaf ve çatışmalara yol açıyor.
EĞİTİM KURUMLARINDA OKUTULAN KİTAPLARDA DA KONUYLA İLGİLİ REVİZYONA HAZIRLANILDIĞI İDDİASI
Paşinyan ve ekibinin malum soykırım mitine ilişkin yapmaya hazırlandığı açılımların eğitim sistemine de pekâlâ yansıması bekleniyor. Paşinyan’ın hükümete, eğitim kurumlarında okutulan tarih ders kitaplarındaki ilgili bölümlerin revize edilmesi için yaz sonuna kadar bir plan sunması talimatını verdiği belirtiliyor. Bu konuda başbakan yine geçenlerde “gençlerin kafalarını bunlarla doldurmaya gerek yok. Sonsuza dek geçmişe bakarak yaşamak yerine, ileriye bakmalıyız!” ifadelerinde bulunmuştu. Erivan yönetimi, alınan ve daha da alınacağı öngörülen önlemlerin Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesine yardımcı olacağına inanıyor. Ankara, “Ermeni Soykırımı” tezlerinin iki komşu ülke arasındaki diyalogun yumuşamasının önündeki başlıca engellerden birisi olmaya devam ettiğinin altını defalarca çizmişti.