MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’a çağrısıyla başlayan süreçte dikkat çeken açıklamalar gelmeye devam ediyor.
ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın, Suriye’de “merkezi bir devlet yerine, herkesin kültürünü koruyabildiği bir yapı düşünülmesi” gerektiğini söylemesine tepki gösteren Bahçeli, “SDG/YPG’nin Suriye yönetimi ile 10 Mart 2025 tarihinde imzaladığı mutabakat zaptına riayet ve gereğini harfiyen yapması, aksi halde Ankara ile Şam’ın ortak iradesiyle askeri müdahalenin kaçınılmaz hale geleceği herkesçe bilinmelidir” dedi.
Bahçeli’nin çıkışının ardından DEM Parti Van Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, Öcalan’ın “Suriye ve Rojava kırmızı çizgimdir. Benim için orası ayrıdır” dediğini aktardı.
ÖCALAN’LA SON GÖRÜŞMESİNİ ANLATTI
Buldan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Bizimle, DEM heyetiyle sadece Türkiye siyasetini ama şunu dediğini birkaç sefer biliyorum. ‘Suriye ve Rojava kırmızı çizgimdir. Benim için orası ayrıdır.’ Yani Suriye’ye dair birkaç sefer bu belirlemeyi yaptı. Ama onun dışında Suriye ve Rojava’ya ilişkin bizimle bir değerlendirme yapmadığını ifade etmek istiyorum. Bunu ağırlıklı olarak devlet heyetiyle görüştüğünü, sorunu orada tartıştığını ve hatta eğer fırsat olursa, imkan olursa, fırsat yaratılırsa, orayla da bir iletişim kurmayı önemsediğini ifade ediyor.
Evet, yani Rojava’yla bir iletişimin önemli olduğunu birkaç sefer vurguladı. Onlarla konuşup, onlarla kendileriyle tartışıp bu meselede nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini ve nasıl bir karar çıkması gerektiğini onlarla da konuşmak istediğini, tartmak istediğini ifade etti. Bu henüz gerçekleşmedi ama önümüzde yol alınırsa, süreç ilerlediği zaman içerisinde bu fırsat yaratılırsa, belki oraya dair, Rojava’daki yetkililerle görüşmeler, temaslar olursa, sanırım daha kolay çözülür diye tahmin ediyoruz.
‘ROJAVA, KÜRT HALKININ EN BÜYÜK HASSASİYETİDİR’
Türkiye’nin Rojava konusunda Kürtlerin yanında olması gerekiyor. Kürtleri dışlamak, kazanımlarını yok etmek Türkiye’ye hiçbir fayda sağlamaz. Kürt halkı için en büyük hassasiyet Rojava’dır. Türkiye’de demokratikleşme yönünde adımlar atılsa bile, Rojava’ya yapılacak bir operasyon Kürtler için büyük bir yıkım olur. Ne Kürtler ne de Sayın Öcalan bunu kabul eder. Türkiye meseleyi demokratik ve anayasal bir zeminde çözerse kazanan Türkiye olur.
‘KOMİSYONUN ÖCALAN’LA GÖRÜŞMESİ SÜRECİ HIZLANDIRIR’
Komisyonun tamamının gitmesi gerekmiyor, her partiden bir temsilci yeterli olur. 5-6 kişilik bir heyetin Öcalan’la görüşmesi süreci hızlandırır ve pozitif katkı sağlar. Numan Kurtulmuş’un çabaları önemli, ancak komisyonun bir annenin Kürtçe konuşmasına izin vermemesi büyük bir yanlış oldu. Bir tercüman aracılığıyla annelerimizin Kürtçe konuşmasına izin verilebilirdi. Meral Danış Beştaş çevirebilirim dedi, buna da izin verilmedi. Halk bu duruma haklı olarak tepki gösterdi.
Bu sorunun çözümünde, çatışma çözümlerinde zaman çok kıymetlidir. Hem çok kıymetli. Araya bozguncular girer, bozmak isteyenler girer. Provokasyona dair uyarılar var. Provokasyona açıktır. Şimdi bütün bunları göz önüne aldığımız zaman kısa zaman içerisinde yasa çalışmalarının başlaması gerekiyor.”



İddiaya giren var mı, ypg ye hiç bir şey yapılmayacak. Abd kara gücünü yedirmez içimizdeki iş birlikciler de yemek istemez zaten.