Putin: Çatışmalar durabilirdi Paşinyan kabul etmedi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya ve Türkiye’nin pozisyonlarının her zaman örtüşmediği gibi bazen tamamen uzaklaştığını, fakat diplomasi sanatının uzlaşma sağlamak olduğunu belirtti. Rus lider, Ekim ayında Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’i, Şuşa’ya Azeri sığınmacıların geri dönmesi şartıyla askeri operasyonu durdurmaya ikna ettiğini, ama Ermenistan’ın buna karşı çıktığını söyledi.

Putin: Çatışmalar durabilirdi Paşinyan kabul etmedi
Putin: Çatışmalar durabilirdi Paşinyan kabul etmedi

Rus devlet televizyonu Rossiya 24’e konuşan Putin, Türkiye’nin hiçbir zaman Dağlık Karabağ’da Azerbaycan’ı desteklediğini gizlemediğini söyledi.

“Türkiye'nin rolü çok iyi biliniyor, bu Azerbaycan'da defalarca söylendi ve Türk tarafı bunu asla gizlemedi. Onlar tek taraflı olarak Azerbaycan’ı destekledi” diyen Putin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunlar Sovyetler Birliği'nin çöküşünün jeopolitik sonuçları. Biz bu konuyu her zaman genel olarak ele alıyoruz. Burada, genel bir durum değil, şu anda tanıklık ettiğimiz oldukça somut olaylar söz konusu.” 

'ASIL MESLE KARABAĞ'AD AKAN KANIN DURMASI'

Dağlık Karabağ'da binlerce ölü ve yaralı insanın bir film olmadığını, somut kişilerin başına gelen trajedi olduğunu söyleyen Putin, bu nedenle başarılan en önemli şeyin akan kanın durdurulması olduğunu vurguladı:

“Sadece resmi verilere göre 4 binden fazla kişi hayatını kaybetti, aslında daha çok insanın öldüğünü düşünüyorum. On binlerce kişiyse yaralı ya da sakatlanmış durumda. Bakınız bu bir film değil, hayatta somut insanların, somut ailelerin başına gelen bir trajedi. Bu nedene en önemli sonuç, akan kanın durdurulmasıydı.” 

'TÜRKİYE'Yİ ULUSLARARASI HUKUKU İHLAL ETMEKLE SUÇLAMAK ZOR'

Rus lider, Karabağ konusunda Türkiye hakkında her türlü değerlendirme yapılabileceğini, ancak Ankara’nın uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlanamayacağını vurguladı.

Türkiye’nin daha ilk başlarda Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu’nun 11 üyesinden biri olduğunu hatırlatan Putin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye'nin eylemleri ile ilgili her türlü değerlendirme yapılabilir, ancak Türkiye'yi uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlamak zor.” 

'TÜRL-RUS GÖZLEM MERKEZİNDE İHA KULLANILACAK'

Putin, Dağlık Karabağ’da ateşkesi kontrol etmek üzere kurulan Rus-Türk ortak gözlem merkezinde insansız hava araçlarının (İHA) kullanılacağını söyledi.

Rus lider, “Türkiye ile Ortadoğu’da çok iyi bir işbirliği deneyimimiz bulunuyor, Suriye’de İdlib bölgesinde de, Suriye-Türkiye sınırında da ortak devriyeleri, konvoyları birlikte organize ediyoruz. Burada böyle bir işbirliği gerekmiyor. Ancak biz, İHA’ların kullanılacağı ortak bir merkez oluşturacağımız, bu araçların yardımıyla temas hattında durumu birlikte izleyeceğimiz, birlikte bilgi alacağımız, birlikte analiz edeceğimiz konusunda anlaştık” ifadelerini kullandı. 

'ERMENİSTAN BİLE KARABAĞ'IN BAĞIMSIZLIĞINI TANIMADI'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın statü sorunun devam ettiği sorusuna, “Evet, böyle sorun var. Karabağ’ın nihai statüsü çözüme kavuşturulmadı. Şu anki statükoyu, mevcut durumu koruyacağımız konusunda anlaştık. Sonra ne olacak, bu gelecekte, ya gelecekteki yöneticiler, bu sürecin gelecekteki katılımcıları tarafından çözülecek. Ama benim görüşüme göre eğer yaşamın normalleşmesi için, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin, özellikle çatışma bölgesindeki insanlar arasındaki ilişkilerin normalleşmesi gereken koşullar oluşturulursa Karabağ’ın statüsünü belirlemek için gereken koşullar oluşacak” yanıtını verdi. 

“Hiçbir ülke, hatta Ermenistan bile Karabağ’ın bağımsızlığını tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından ne anlama geliyor?” diyen Rus lider, “Azerbaycan’ın kendi topraklarını, Azerbaycan’ın ve genel olarak tüm dünya toplumunun Azerbaycan’ın toprakları olarak gördüğü toprakları iade ettiği anlamına geliyor. Ve bu bağlamda, bu konuda kendisine yardımcı olacak bir müttefik seçme hakkına sahipti” diye ekledi.

Azerbaycan’ın bağımsız egemen bir devlet olduğunun altını çizen Putin, uygun gördüğü şekilde müttefik seçme hakkına sahip olduğunu belirterek, “Bu anlamda onu kim bu hakkından mahrum edebilir ki?” ifadesini kullandı. 
Moskova'nın Azerbaycan'ı ve Türkiye'yi Dağlık Karabağ anlaşmasının bozulması için ortam ve ön koşul yaratmanın gerekli olmadığına ikna etmeyi başardığını dile getiren Putin, şöyle konuştu:

“Barışı koruma görevine gelince, hem Azerbaycan hem de Türkiye, daima Türkiye'nin barışı koruma operasyonlarına katılabileceğini söylüyordu. Yine de Türk ortaklarımızı da, Azerbaycan’daki meslektaşlarımızı da anlaşmanın bozulması için ortam ve ön koşul, akit taraflardan birini bir takım aşırı önlemlere ve aşırı eylemlere kışkırtabilecek koşullar yaratmanın gerekli olmadığına ikna etmeyi başardığımızı düşünüyorum.”

‘ÇATIŞMA EKİM'DE DURABİLİRDİ PAŞİNYAN KABUL ETMEDİ'

Rus lider, Ekim ayında Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’i, Şuşa’ya Azeri sığınmacıların geri dönmesi şartıyla askeri operasyonu durdurmaya ikna ettiğini, ama Ermenistan’ın buna karşı çıktığını söyledi.

19-20 Ekim’de Azerbaycan ve Ermenistan liderleriyle yoğun telefon trafiği gerçekleştiğini anlatan Putin, Erivan’ın sergilediği tutumun kendisi için beklenmedik olduğunu kaydederek, “Paşinyan bana açık açık, Azeri sığınmacıların Şuşa’ya geri dönmesinde, Ermenistan ve Karabağ’ın çıkarlarına yönelik tehdit gördüğünü söyledi” ifadesini kullandı.

Barış anlaşmasının imzalandığı 10 Kasım’a kadar Karabağ’daki durumun çok kritik düzeye geldiğini, zaman yetmezliği yüzünden AGİT Minsk Grubu kapsamında görüşmeler gerçekleştirmenin mümkün olmadığını dile getiren Putin, Ermenistan’ın 10 Kasım anlaşmasını reddetme olasılığının “bu ülke için intihar olurdu” şeklinde değerlendirerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Azerbaycan ordusu Şuşa’yı kontrol altına aldı. Paşinyan’ın da dürüstçe söylediği gibi, durum Ermeni tarafı için çok kritikti. Artık saatleri sayıyorlardı. Stepanakert (Hankendi) alınmak üzereydi, ilerleme sürebilirdi. Bu koşullarda derhal ateşkesin sağlanması Ermeni tarafının çıkarınaydı. Aksi takdirde intihar olurdu. Başbakan Paşinyan elbette çok zor durumdaydı, zaten üçlü açıklama öncesindeki ve bugünkü gerçek tabloyu, gerçek durumu anlattı. Buna ekleyecek bir şeyim yok. Gerçeği söyledi”.

Ermenistan’daki protestolar bağlamında, anlaşmaya uyup uymamanın her bir ülkenin kendi işi olduğunu, ama yükümlülükleri yerine getirmemenin “büyük bir hata olacağını” kaydeden Putin, “Umarım böyle olmaz” dedi.

Ermenistan’da Paşinyan’a yönelik suçlamaların asılsız olduğunu söyleyen Rus lider, mevcut durumda Erivan’ın toplumun bölünmesini göze alamayacağını belirterek, “Sonucu iyi olmaz” diye ekledi. 

'KARABAĞ ÇÖZÜMÜNDE ARABULUCU ROL ÜSTLENDİM'

Dağlık Karabağ’da çözümün sağlanması konusunda arabulucu rolünü üstlendiğini belirten Putin, her iki tarafı da dinlediğini ve hem Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile hem de Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile peş peşe görüşmeler yaptığını ifade etti.

“Bunun her yönden zor, enerji tüketen bir süreç olduğunu düşünüyorum. Üçlü istişareler sonucu böyle bir şey oldu, aslında ben iki liderle de ayrı ayrı konuşurken, taleplerini, metinle ilgili şikayetlerini dinlerken, bazı değişiklikler yaparken, karşı tarafla temasa geçerken, onun da isteklerini dinlerken ve ardından tekrar birinci tarafa dönüp önerinin uygun olup olmadığını yeniden istişare ederken arabulucu rolünü üstlenmiş oldum.” 

Kaynak: Sputnik