Prof. Dr. İlber Ortaylı, Rus lider Putin’in “Geçmişte 18. yüzyılda Karadeniz kıyıları Türkiye ve Osmanlı’ya mücadele alanı olarak kullanılmıştı” sözlerini yorumladı.
Rusya Devlet Başkanı Putin, önceki akşam tüm dünyanın izlediği Ukrayna konuşmasında Osmanlı döneminden de bahsetti.
Rusya’nın Çarlık ve Sovyet dönemindeki politikalarını anlatan Putin “Geçmişte 18. yüzyılda Karadeniz kıyıları Türkiye ve Osmanlı’ya mücadele alanı olarak kullanılmıştı. Şimdi bu ismi yok etmek istiyorlar. Ünlü komutanların çalışmalarını yok etmek istiyorlar. Karadeniz’e erişimimizi yok etmek istiyorlar.” dedi.
‘PAYLAŞMAYI BİLMEK LAZIM’
Putin’in sözlerini değerlendiren Hürriyet’e değerlendiren tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı şöyle yorumladı:
“Politikacılar umumiyetle tarih bilmez. Putin de tarihi kötü kullanıyor. Orası Osmanlı’nın Karadeniz eyaletiydi. Sultan Fatih, orayı Türk gölü yapmak için çok uğraştı, başardı da. Şimdi bunlar da Karadeniz’i Rus gölü yapmak istiyor kendilerince. Rusların hiçbir zaman iyi bir deniz bağlantısı, çıkışı olmadı. Hep hayalleriydi. Büyük Petro’dan sonra inmeye başladılar Karadeniz’e. 18. yüzyılda çok savaştık orada. Karadeniz hiçbir zaman Rus gölü olmadı. Paylaşmayı bilmek lazım. Politikacıların nutukları komiktir. Putin gibi zeki, bilgili olduğuna şüphemiz olmayan biri bile bunu yapabiliyor. Kendini çarlara benzetiyor da olabilir. ‘Büyük Petro’ gibi olmayı da düşünüyor olabilir. Ama dünya aynı dünya değil, devir aynı devir değil. Bunu unutmamalı.” dedi.
Putin’in sözlerini Prof. Dr. Feridun Emecen, Prof. Dr. Kezban Acar da değerlendirdi.
Prof. Dr. Feridun Emecen:
“Bugünün meselelerini bugüne göre çözmek lazım. Tarih hep dayanak olarak kullanılıyor tabii ama onun da kendine göre şartları var. Karadeniz 16. yüzyıldan itibaren Osmanlı içdeniziydi. O zaman Ruslar ortada yoktu. 18. yüzyıldan sonra hareketlendiler. Osmanlılar Karadeniz’i koruyan konumdaydılar. Roller farklıydı yani. Osmanlılar Karadeniz’i koruyabilmek için oradaki Kazak (Kosak) gruplarının saldırılarını önlemeye çalıştı. Kazaklar Ukraynalıların atalarıdır. Osmanlılar, Ruslardan önce Ukraynalılar (Kazaklar) ile mücadele halindeydi. Politikacılar mesaj verirken tarihi vakaları iyi etüt etmeli.”
Prof. Dr. Kezban Acar:
“Karadeniz’in büyük kısmı 1480’lerden itibaren Osmanlı hâkimiyetine girdi. Osmanlılar bu dönemin öncesinde ve sonrasında bugünkü Ukraynalıların ataları da diyebileceğimiz ‘Kosak’ olarak bilinen halkla savaştı. Çok cesur ve güçlü savaşçılardı. 1670’lere kadar da Rus hâkimiyetine girmediler. Bazen Osmanlı-Rus savaşlarında Osmanlı’nın yanında oldukları da olmuş. Osmanlılar Karadeniz’in kuzey kısmına hâkim olmak için ilk önce Kosaklar ile mücadele etti. Daha sonra 1680’lerden itibaren Osmanlılar, Ruslarla çarpışmaya başladı. Dolayısıyla, Ukraynalıların ataları kıyılarını korumak için Osmanlı ile kendileri savaştı. Bazen Ruslarla birlikte yine Osmanlı’ya karşı savaştılar. 1670’ten sonra Ukrayna tamamen Rus hâkimiyetine girdi. O zaman Ruslar hep savaştı Osmanlı’yla. Putin de bu yönüyle kendince haklı.”
Galiba dünya o dünya değil derken kendisininde dediği dünya bu dünya değil biraz atlantik cepesinden bakarken öyle toz pembe olabilir fakat köprünün altından çok sular geçti yükselen bir avrasya cephesi var ve Putin bunu çok iyi değerlendirmeye çalışıyor elbette asya matrisinde kendi ülkesinin çıkarlarını ve iktidar olmanın araçlarını kullanacak diğer bir durumda hocamız pek farkında değil galiba Ruslar çoktan sıcak denizlere inmeyi garantiledi ve iniyorda
Rus gölü yapmayı ister tabiiki. Bizim karışık dış politikamızın ne zaman döneceği belli değil. Durup dururken Montreux yu tartışmaya açan tuhaf bir ruh halimiz var.
Rusya bir güvenlik ülkesidir. Milyarda bir ihtimali bile düşünür. Biz ise her işi Allaha havale eden kervan yolda düzülür diyen bir milletiz.
Ayrıca bu İlber Ortaylıyı Fetöyle sıkı fıkı olduğunu öğrendiğimden beri ciddiye almıyorum.