Putin’in Türkiye-Çin ve Rusya üçlüsüyle strateji planı

Bu hafta Türkmenistan’da gerçekleşen ilk Hazar Ekonomi Forumu, Rusya Başbakanı Medvedev’in Karadeniz-Hazar Denizi bağlantısına öncelik verilmesini önermesi nedeniyle, Avrasya bütünleşmesine dair heyecan verici yeni bir vizyonun ortaya çıkmasıyla sonuçlandı.

Putin’in Türkiye-Çin ve Rusya üçlüsüyle strateji planı

Uluslararası medyanın büyük bölümü, bu hafta Türkmenistan’da gerçekleşen 1. Hazar Ekonomi Forumu’na ilişkin haber yapmadı. Haber yapanlar içerisinde en önemli olanı (CNN) ise bu organizasyonu, ev sahibi devletin yakın olduğu varsayılan çöküşü hakkında korku bezirgânlığı yapan bilgi savaşı hikâyesini yaymak için bahane olarak kullandı. Ancak dünya dikkatini daha fazla vermiş olsaydı, Rusya Başbakanı Medvedev’in Karadeniz-Hazar Denizi bağlantısına öncelik verilmesini önermesi nedeniyle bu forumun Avrasya bütünleşmesine dair heyecan verici yeni bir vizyonun ortaya çıkmasıyla sonuçlandığı, daha geniş çapta bilinecekti. Medvedev, foruma katılmaya davet edilmiş olan Bulgar mevkidaşıyla konuşurken bu acil ihtiyaçtan bahsetti. Bu, birkaç yönden son derece önemli zira bu Balkan ülkesi aynı zamanda, Rusya’nın Avrupa’ya giden Türk Akım boru hattı için yeri doldurulamaz transit ortağı.

Bununla da kalmıyor. Bulgaristan, Karadeniz’in karşı yakasındaki mevkisi nedeniyle, AB-Kafkasya ticaretini kolaylaştırmak adına da kusursuz bir biçimde konumlu ki bu da onu (ve dolayısıyla, bir parçasını teşkil ettiği çok daha büyük bir bloğu), Türkiye’nin Orta Asya’ya açılan İpek Yolu koridorunu temsil eden Bakü-Tiflis-Kars trans-Kafkasya demiryoluna bağlama olanağı sunmakta.

TÜRKİYE’NİN KUZEN MEDENİYETİYLE BAĞLANTILARI

Bu proje, Türkiye’nin “Orta Koridor” vizyonunun, yani, Bakü’den Hazar Denizi yoluyla Kazakistan’a ya da Türkmenistan’a geçerek, kendisini Çin yolunda bulunan Orta Asyalı kuzen medeniyetleriyle bağlantılama ve sonra da daha uzağa ilerleme vizyonunun ana bileşeni. Bu ticaret yolu, Şanghay İşbirliği Örgütü (Dönem) Başkanı’nın Hazar Ekonomi Forumu’nda bahsettiği, Özbekistan-Kırgızistan-Çin demiryolunun hızlandırılmış inşasıyla epey geliştirilecek. Bu demiryolu projesinin ne kadar batıya genişleyeceği resmî şekilde söylenmemiş olsa da, büyük ihtimalle, Bakü-Tiflis-Kars demiryolunu yeni oluşan “Merkez Asya İpek Yolu” ile birleştirmek üzere Türkmenistan’dan geçecek.

Eğer hadise böyle sonuçlanırsa, o durumda Medvedev’in ‘Karadeniz-Hazar Denizi bağlantısı’ vizyonu da tamamlanmış olur. Bu da o zaman, (Bulgaristan vasıtasıyla) AB’yi, Türkiye’yi, (Avrasya Birliği üye devleti Kırgızistan vasıtasıyla) Rusya’yı ve Çin’i daha da bir araya getirir ve bu cihetle de Başkan Putin’in, ülkesinin bu üç Büyük Güç ile ticari bağlarını geliştirmek üzerine olan büyük stratejik planını gerçekleştirir. Bundan en çok Merkez Asya transit devletleri faydalanır çünkü tarihsel açıdan yeniden canlandırılan bu İpek Yolu’nun gerçekten de tam ortasında bulunmaktalar. Bu yüzden, kendilerini bu yeni trans-Avrasya tedarik zincirinde kritik bağlantı noktaları kılmak suretiyle, hükumetlerine ve halklarına, hem mallarını bu yol boyunca satarak hem de yol boyunca geçen ürünlerine değer katarak fayda sağlama imkânı sunabilirler. AB, Türkiye, Rusya ve Çin’in ekonomik desteği de bu jeostratejik bölgenin istikrarının sürdürülmesine ve müşterek güvenliklerinin korunmasına katkıda bulunabilir.

Şu da belirtilmeli ki İpek Yolu’nun bu dalı, Çin’in öncülüğündeki diğerlerini tamamlıyor ve onlardan herhangi birinin yerini alması da tasarlanmış değil. Kuzey Kutup Bölgesi’nden geçen Kutup İpek Yolu, Trans-Siberya Demiryolu’nun Çin tarafından artırılmış kullanımı, Çin-Pakistan Ekonomi Koridoru, Çin-Myanmar Ekonomi Koridoru ve Güneydoğu Asya Ülkeler Birliği (ASEAN) İpek Yolu, civar ülkelerle ya da küresel ortak deniz alanları aracılığıyla ticareti kolaylaştırmak adına işler ve kullanışlı olmayı sürdürecek fakat süperkıtanın merkezinden geçen bu yeni yol, Çin’in ticaret seçeneklerini çeşitlendirmesinde ve böylelikle de ABD’nin gelişen Çok Kutuplu Dünya Düzeni’yle olan Hibrit Savaşı’na karşı kendini savunmak için acil durum planlama önlemlerini genişletmesinde önemli bir amaca hizmet edecek. Çin, partnerleriyle her senaryoya göre ticaret yapabildiği müddetçe -ister deniz yollarının ABD donanması tarafından sekteye uğratılması durumunda ticaretini kara yollarına yönlendirerek, isterse ABD’nin önayak olduğu Renkli Devrimler kara yollarını güvenilmez hale getirdiğinde denize daha çok odaklanarak- Yeni Soğuk Savaş bitmekten çok uzakta olur.

Andrew Korybko

Çeviri: Banu Barış

Kaynak: http://oneworld.press/?module=articles&action=view&id=1007