Rabia Naz’ın kıyafetlerinde araç lastik izi bulundu

Giresun’un Eynesil ilçesinde şüpheli şekilde hayatını kaybeden Rabia Naz soruşturması ile ilgili yeni gelişmeler yaşandı. Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan gece saatlerinde, kızının elbisesinde araç izine rastlandığını ispat eden belgeleri paylaştı.

Rabia Naz’ın kıyafetlerinde araç lastik izi bulundu

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümüne ilişkin, “Adli tıp karar vermiş, ‘düşmedir’ diyor, mülkiye müfettişi ‘düşmedir’ diyor. Mahkeme sonuçlanacak. Babanın iddia etiği hiçbir bulgu ile karşı karşıya gelmedik” demişti.

Baba Şaban Vatan belgeleri kamuoyu ile paylaştı. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı, görüntü iyileştirme programı kullanarak okul giysisi ile pantolonda lastik izi tespit etti.

26. 03. 2019 tarihli raporda, “Okul ünfiorması ve pantolanda bulunan kırışıklıklar ve katlanma izlerinin bulunduğu bölgelerin ‘VSC 6000 HS’ inceleme cihazında ‘UV’ ışık kaynakları kullanılarak yapılan detaylı incelemede; sağ kol ve sağ bacak bölgesinde kavisli ve belli desenler içeren zlerin bulunduğu, söz konusu izlerin kıyafetin lifli yapısının içine nüfuz ettiğinden okul üniforması ile pantolon üzerinde oluşan izlerin baskısı sonucu oluştuğu kanaatine varılmıştır. Yapılan incelemede söz konusu izlerin lastik izi olabileceği değerlendirilmiştir” denildi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Giresun’un Eynesil ilçesinde, yaklaşık 6 ay önce evinin önünde yaralı bulunup, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın yüksekten düştüğü öne sürülmüş, ancak Vatan’ın ölümüyle ilgili ailenin çabalarıyla 6 ay sonra hazırlanan Adli Tıp raporunda, ölümün yüksekten düşme değil, ‘bedensel travma’ sonucu gerçekleştiğine yer verilmişti.

Baba Şaban Vatan, eylül ayında yaptığı açıklamada kızının cinayete kurban gittiğini belirterek, “Olayın ardından bütün bulguları inceledim. Kızım trafik kazası geçirmiş. Ama geçirdiği trafik kazası ölümü ile sonuçlanacak bir kaza değil. Çarpanlar evimin yanına bırakarak teras kattan intihar etmiş gibi bir hava vermeye çalıştılar. Kızım evimin yanında kan kaybından öldü” demişti. Anne Atika Vatan ise polislerin kendisine kızının intihar ettiğini söylediği belirterek şu açıklamalarda bulunmuştu:

“Kızımın katilleri hala sokaklarda dolaşıyor. Olay zamanı bana çantasını çatıda bulduklarını ve kendisini çatıdan attığını söylediler. O gün yanıma gelmişti ve oyun oynamak için izin vermemiştim. Adli Tıp raporu çıkana kadar her akşam ‘kızım benim yüzümden mi, bana kızdığı için mi böyle yaptı’ diye düşündüm. Çünkü polisler bana ‘çocuğunuz psikolojik bunalıma girdi. Okuduğu kitaplar, psikolojiyi bozan kitaplar ve geri geri çekilip kendini terastan attı’ dedi. Bunu duyduktan sonra hiç uyumadım. Vicdan azabından öldüm. Ama rapor, böyle bir şeyin olmadığını, kızımın düşmediği, hatta kendisini oradan atmasının imkânsız olduğu, bu bulguların kesinlikle uyuşmadığını ortaya koyuyor.”

Vatan ailesinin yaşadıkları, çevirmen-gazeteci Metin Cihan’ın konuyu bir kez daha sosyal medyada paylaşmasıyla yeniden gündeme geldi. Baba Vatan, kızının ölümünden 7 ay sonra yaptığı açıklamada da yaşananları şöyle özetlemişti:

“Kızım eczanede çalışan eşimin yanından ayrılıp eve gitmek üzere yola çıkmış. Sonra ise 17.15 sularında evin önüne ağır yaralı olarak bırakılmış. Bir ayağı bilekten kopmak üzere, bazı yerlerinde de yara ve çizikler var. Yaraları temizlenmiş. Bu durumdan şüphelendim. Polise de durumu anlattım. Kızımı en son C.S.’nin oğlu M.A.S. görmüş. Bize ‘Rabia’yı dondurma yiyerek eve doğru yürürken gördüm’ diye beyanda bulundu. Rabia’ya ‘Dondurmanı bana ver’ diye takılmış. Kazadan sonra da Rabia’nın üzerinde kereste talaşı, saman gibi şeyler görünce durumdan şüphelendim. Yol güzergâhında terk edilmiş bir ev var. O evin içine girdiğimde ahırda samanların ve talaşların olduğunu gördüm. Belli ki kızıma çarpan otomobil Rabia’yı buraya getirip, kanları temizlemiş. O sırada üzerine yerde bulunan saman ve talaşlar bulaşmış. Ardından oto yıkamacıya gittim. Kendisi bana ‘Siyah bir Doblo otomobili yıkadım. Adam telaşlıydı, sürekli sağa sola bakıyordu’ dedi. Tüm bu delilleri, ifadeleri ve şüpheli durumları polise anlattım. Maalesef bir sonuç alamadım. Kendi olanaklarımla güzergâhı gösteren 6 kamera kaydını da götürdüm. Katil veya katillerin bir an önce bulunup ortaya çıkarılmasını istiyorum.”