Kanallara 'yangınları vermeyin' mektubu yollamıştı... RTÜK'ten 'sansür' açıklaması

RTÜK, orman yangını haberlerine dair kanallara yolladığı mektupta, 'Sadece yanan alanların ısrarla ekranlara taşınması, kaos havası beklentisinde olan çevrelerin istediği yönde bir yayıncılıktır' diyerek, ceza verileceğini açıkladı. Gelen 'sansür' tepkileri üzerine kurumdan yapılan açıklamada, 'Kişiye özel gönderilen mesaj içeriği de bazılarının dediği gibi asla bir tehdit değildir. Bunun sansür olarak anlaşılması ilginçtir' ifadeleri kullanıldı.

Kanallara 'yangınları vermeyin' mektubu yollamıştı... RTÜK'ten 'sansür' açıklaması
Kanallara 'yangınları vermeyin' mektubu yollamıştı... RTÜK'ten 'sansür' açıklaması

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), bir haftadır süren orman yangınlarıyla ilgili haberlerde medya kuruluşlarına yolladığı mektupta “130 farklı noktada çıkan yangınlar acil müdahale ekipleri tarafından başarıyla söndürülmüşken buraları hiç görmeksizin sadece yanan alanların ısrarla ekranlara taşınması, kaos havası beklentisinde olan çevrelerin istediği yönde bir yayıncılıktır” ifadeleri yer aldı.

RTÜK'ün açıklamasında şöyle denildi:

"Medya kuruluşumuzun değerli temsilcisi;

Ülkemizde yaşanan her türlü olağanüstü durumda ve afetlerde devlet, millet ve medya iş birliği olası krizlerin etkin ve verimli yönetilmesi açısından çok değerlidir. Hem ormanlarımızın hem de yüreklerimizin yandığı bugünlerde bu iş birliğinin kaçınılmaz olduğu son derece açıktır.

Yangınların insanlarımız üzerindeki algısal tesirini vahim hale getirmek hiçbir şeyin çözümü değildir. Yaşanan elim hadiselerin toplumsal bir kriz haline gelmemesi devlet yönetiminin de medyamızın da arzusudur. Medyamızın sorumluluk bilinci içinde duyarlılıkla hareket etmesi, vatandaşlarımızın ve yangın söndürme ekiplerinin moral ve motivasyonu açısından çok önemlidir.

Verilen haberlerde halkı yanlış yönlendirebilecek üsluptan sakınılması, gerçeği yansıtmayan yanıltıcı görüntülere yer verilmemesi gerektiği daha önce Üst Kurulumuz tarafından sizlere hatırlatılmıştır.

Ancak Üst Kurulumuz tarafından yapılan yayın denetimlerinde, maalesef ki, birçok yayıncı kuruluşun bu konuda gereken hassasiyeti göstermediği, kamuoyunda korku ve endişe uyandıracak şekilde haberlerin aktarıldığı, sahadan yapılan devamlı canlı yayınların halkın ve yangın söndürme ekiplerinin motivasyonunu kıracak şekilde olduğu görülmektedir.

130 farklı noktada çıkan yangınlar acil müdahale ekipleri tarafından başarıyla söndürülmüşken buraları hiç görmeksizin sadece yanan alanların ısrarla ekranlara taşınması, kaos havası beklentisinde olan çevrelerin istediği yönde bir yayıncılıktır.

Bugün itibari ile RTÜK Uzmanları tarafından cezai yaptırıma esas oluşturulması amacıyla raporlama çalışmasına başlanılmıştır. Bu minvalde orman yangınlarıyla ilgili yapılan yayınların 6112 sayılı Kanun'da yer alan yayın ilkeleri doğrultusunda gerçekleştirilmesi, tereddütler halinde İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı ile temasta olunması son derece önemlidir.

Aksi takdirde söz konusu yayın ilkelerini hiçe sayan medya hizmet sağlayıcılara en ağır müeyyidelerin uygulanması kaçınılmaz hale gelecektir."

RTÜK ÜYESİ TAŞÇI: YAYINCILARI CEZAYLA TEHDİT EDİYOR

RTÜK Üyesi İlhan Taşçı, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda "Türkiye yangın yerine dönmüş, ciğerlerimiz yanarken; RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, Üst Kurul ile yayıncılar arasındaki 'özel hat' üzerinden televizyon yöneticilerini tehdit etti" dedi.

"Gazetecilerin görevi gerçeği kamuoyuna aktarmak, kamu yararı doğrultusunda gerçeğin izini sürmektir" diyen Taşçı, şöyle devam etti:

"RTÜK Başkanının keyfi istedi diye gerçeklikten kopmak televizyon yayıncılarının işi olamaz. Kameraları alevlerden başka yöne çevirmek yangınların söndüğü anlamına maalesef gelmiyor, gelmeyecek. O kameralar halkın gözü, kulağı olmak zorundadır. Anlaşılan halkın duyarlılığı, farkındalığı ve fedakarlığı RTÜK Başkanını rahatsız etmiş. Bu farkındalığı sona erdirmek için yayıncılara parmak sallıyor, cezayla tehdit ediyor."

Taşçı, açıklamasını şöyle tamamladı:

"Görevi televizyonları denetlemek ve düzenlemek olan RTÜK'ün Başkanı 2021 yıkında hala tek kanallı yayıncılığın özlemi peşinde koşturuyor. Şaşırmadım ama ülkem ve yayıncılık açısından üzgünüm. Yazık oldu!"

Taşçı, yazılı açıklamasını aktardığı Twitter paylaşımına, "Türkiye yangın yerine dönmüş, ciğerlerimiz yanarken RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin "özel hat” üzerinden televizyon yöneticilerini tehdit etti!!! Şahin gönderdiği mesajda televizyon yöneticilerine “yangınları göstermeyin yoksa size en ağır cezayı veririm” diye tehdit savuruyor" notunu da düştü.

‘AÇIK SANSÜR UYGULAMASI’

Eski İstanbul Barosu Başkanı Avukat Prof. Dr. Ümit Kocasakal da, sosyal medya hesabından RTÜK’ün kararına tepki gösterdi.

Kocasakal, “RTÜK'ün, açık sansür uygulaması olan bu eylemi, Anayasanın 22 (haberleşme hürriyeti) ve 28. (basın hürriyeti) maddelerine, haber ve bilgi alma hakkına aykırı olduğu gibi, TCK 107/1 maddedeki suçu (şantaj) oluşturabilecek niteliktedir. Hukuki anlamda da PESSSS!” dedi.

TGS: EDİTORYAL BAĞIMSIZLIĞA AÇIKÇA MÜDAHALE

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) yayıncılara yolladığı "uyarı mektubu" hakkında bir açıklama yaptı.

TGS'den yapılan açıklamada "Yayın ilkelerini hiçe sayan' medya kuruluşlarına 'en ağır cezaların' verileceğini duyuran RTÜK, editoryal bağımsızlığa açıkça müdahale etti" denildi.

Açıklamada "Görev tanımının dışına çıkarak RTÜK’ü bir sansür mekanizması gibi çalıştıran RTÜK Başkanı, TV kanallarını tehdit ederek suç işlemektedir. Habercilik engellenirse dezenformasyon artar ve asıl o zaman provokasyon için uygun ortam oluşur. Yangını söndürmek yerine sansürlemek peşinde koşmanın kimseye faydası yoktur" ifadeleri yer aldı.

TGS'nin açıklamasında sahada çalışan gazetecilerin hedef gösterilmesi ve darp edilmesinin de kabul edilemeyeceği, gazetecilere yapılan saldırının kınandığı belirtilirken "faillerin hukuk önüne çıkartılmasını talep ediyoruz" denildi.

TEPKİLER ÜZERİNE RTÜK'TEN AÇIKLAMA

Gelen tepkiler üzerine RTÜK, orman yangınları yayınlarıyla ilgili yayıncı kuruluşların tepe yöneticilerine gönderilen mesajla ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Türkiye'deki radyo ve televizyon yayıncılarının TBMM’de çıkarılan 6112 sayılı yasa çerçevesinde faaliyet gösterdiği hatırlatıldı. Kurul tarafından paydaşlarla birlikte hazırlanan ve yayıncıların imzaladığı 'Görsel-İşitsel Yayıncılık Etik İlkeleri'nin ortada olduğu belirtilerek, şöyle denildi:

"Bütün yayıncılarımız yayıncılık ilkelerinin farkındadır. RTÜK, Anayasa ve kanunla teşekkül etmiş resmi yayıncılık otoritesidir. RTÜK’ün yayıncı kuruluşlarla teması doğaldır ve bu ilişkiler görevleri arasındadır. RTÜK Başkanlığı, yasanın verdiği yaptırım yetkisinden önce yayıncı kuruluşlarla diyalog halinde yayınlardaki eksikleri istişare etmektedir. Gerekli hallerde uyarılar doğrudan muhatap genel yayın yönetmenine iletilmektedir. RTÜK Başkanlığı tarafından yapılan her olumlu ve yapıcı açıklamayı kamuoyuna farklı bir şekilde sunma çabası manidardır. Üst Kurul Başkanlığımız açık kapı iletişim politikasıyla hareket etmektedir. Bugün ülkemizdeki yayıncı kuruluşlara ilettiğimiz mesaj yayıncı kurumların tepe yöneticilerine 'kişiye özel' olarak gönderilmiştir. Mesaj, diyalog çabamızın bir parçası olarak gizli ve saklı olmayan ilgili kanun maddelerinin ve yayıncılık etik ilkelerinin hatırlatmasıdır. RTÜK'ün medya kuruluşlarını, tarafların imza altına aldığı 'Yayıncılık Etik İlkeleri' çerçevesinde uyarması kadar doğal bir şey yoktur. Zira, bu ilkeler konusunda hassas davranılmasını istemek ve ikazda bulunmak yayıncılık alanını düzenleme ve denetleme görevi olan RTÜK’ün sorumluluğudur." 

'TEHDİT VE SANSÜR DEĞİL'

Açıklamada, 20 maddelik 'Görsel-İşitsel Yayıncılık Etik İlkeleri' arasında yer alan, 'Savaş, terör amaçlı saldırı, doğal afet ve benzeri olağanüstü durumların ortaya çıkardığı kriz zamanlarında sağduyulu ve sorumlu davranmak; toplumda korku ve infial oluşturabilecek yayınlardan kaçınmak' şeklindeki 15'inci madde hatırlatıldı. Bu maddenin tüm yayıncılar tarafından kabul görerek, imzalandığı hatırlatılarak, "Hal böyleyken bu hatırlatmaları yapmayı, farklı yerlere çekme çabalarını art niyet olarak görüyoruz" ifadelerine yer verildi.

Açıklamanın devamında şöyle denildi:

"Ayrıca basın açıklamamızın ekinde yer alan kişiye özel gönderilen mesaj içeriği de bazılarının dediği gibi asla bir tehdit değildir. Bunun sansür olarak anlaşılması ilginçtir. Bu vesile ile gelişmeleri doğru ve tarafsız olarak aktaran medyamıza teşekkür ederken, bölgede bulunan acil müdahale ekiplerine ve vatandaşlarımıza şükranlarımızı iletiyoruz. Yangınla canla başla mücadele eden resmi ve sivil tüm görevlilere, elinden geldiğince söndürme çalışmalarına destek olan saygıdeğer halkımıza müteşekkiriz. Yüreğimizi yakan orman yangınlarında hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Uygunsuz yayınlar ve doğruluğu tespit edilmeyen paylaşımlar yoluyla moral ve motivasyon bozucu çarpıtmaların, bölgedeki ormancılarımızın, itfaiyecilerimizin, fedakar vatandaşlarımızın ve diğer tüm görevlilerimizin çalışma şevkini kıracağını ve yangında yitirdiğimiz aziz şehitlerimizin saygıdeğer hatıralarına zarar vereceğini düşünüyoruz."