S-400 için yapılan plan bu mu?

Yeni Başkan Joe Biden yönetiminde ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin ilk cephesi de S-400'ler konusunda cereyan edecek yaptırımlar olacak. Hükümet basını S-400'ler konusunda iki tarafın da kabul edebileceği bir formül arayışına girdi! Böyle bir formül olduğunu öne süren Yeni Şafak yazarı Mehmet Acet, "Pakistan modeli" önerdi.

S-400 için yapılan plan bu mu?

ABD Senatosu, Kuzey Akım 2 boru hattı projesine ve Türkiye'ye S-400 füze savunma sistemlerini satın alması nedeniyle yaptırımların önünü açan Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasasını (NDAA) kabul etti. Tasarı senatoda 3'te 2 çoğunlukla kabul edildiği için Trump'ın veto hakkı ortadan kalktı.

Yani ABD Hasımlarına Yaptırım Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında Türkiye için öngörülen 12 yaptırımdan 5'i, 30 gün içinde başkan tarafından seçilerek yürürlüğe konacak.

Yaptırımların kaldırılmasının şartları ise şu şekilde belirtildi:

"Başkan yaptırım uyguladıktan sonra 1 yıl içinde Kongrenin gerekli komitelerine, Türkiye’nin veya yaptırım uygulanan kişilerin artık S-400’leri veya bunların yerine herhangi bir Rus sistemini uhdesinde bulundurmadığını, Türk topraklarında Rus hükümeti veya şirketleri adına herhangi bir Rusya vatandaşının S-400’leri çalıştırmadığını teyit ettikten sonra, Türkiye’den Türk hükümetinin veya hükümet adına başka bir tarafın S-400 veya onun yerini alabilecek bir sistemi tekrar edinmek için CAATSA’nın 231. bölümünün kapsamına girecek herhangi bir faaliyete girmeyeceğine dair taahhüt aldıktan sonra yaptırımları kaldırabilir."

Yeni Başkan Joe Biden yönetiminde ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin ilk cephesi de S-400'ler konusunda cereyan edecek yaptırımlar olacak.

Öte yandan hükümet basını S-400'ler konusunda iki tarafın da kabul edebileceği bir formül arayışına girdi!

Böyle bir formül olduğunu öne süren Yeni Şafak yazarı Mehmet Acet, "Pakistan modeli" önerdi.

Acet'in yazısının satır başları şöyle:

"Geçtiğimiz günlerde New York Times Gazetesi’nde Türk-Amerikan ilişkilerinin Biden dönemindeki karakterini konu alan önemli bir yazı çıktı.

Yazıya göre gazeteye konuşan Biden’ın danışmanları, “Türkiye ile geleneksel ve teknik diplomasi kanalları üzerinden bağlantıya geçeceklerini, daha önce Trump ve Erdoğan arasındaki ani görüşme trafiği gibi bir iletişime yaslanmayacaklarını” söylemişler.

Bu ne demek oluyor?

Geleneksel ve teknik diplomasi kanallarını kullanmak demek, kurumlar arası iletişim kanallarının daha etkili şekilde devreye sokulacağı bir dönem anlamına geliyor.

Bu, geçiş sürecinde yeni büyükelçi Mercan’a yüklenen misyonun ne kadar önemli olduğunu gösteren bir başka işaret olarak görülebilir.

İLK SINAMA S-400’DE OLACAK

New York Times Gazetesi’nde çıkan haberde değinildiği gibi, Biden yönetiminin S-400 füzelerine yaklaşımı yeni dönemin ilk sınavı olacak.

Bu konuda iki tarafın pozisyonuna bakıldığında ‘aradaki makasın’ bir hayli açık olduğu biliniyor.

2019’da Osaka’da yapılan G-20 zirvesinde Donald Trump herkesin gözü önünde bu konuda Türkiye’nin haklılığına değinen açıklamalar yapmasına, “Bizim hatalarımız nedeniyle Türkiye’nin başka seçeneği kalmadı” demesine rağmen, ABD’nin kurumsal pozisyonunda bir değişiklik olmadı.

Sadece füze bataryaları gelene kadar “Bir çivisi dahi gelirse yaptırım uygularız” tehdidinin yerini, füzeler geldikten sonra “Madem geldi, hiç olmazsa bunu aktif hale getirmeyin” şeklindeki ‘B planının’ alması dışında.

Bu böyle diye Türkiye’ye gelen S-400 bataryalarının geri gönderilmesi, bir başka ülkeye satılması gibi seçeneklerin Ankara’da kabul göreceği düşünülemez.

O aşamalar çoktan geride kaldı.

S-400 İÇİN ORTA YOL FORMÜLÜ

Peki ama bu zorlu başlıkta her iki tarafın da kabul edebileceği bir formül var mı?

S-400’lerin satın alınması süreçlerinin içinde yer almış, sistemin teknik niteliklerini çok iyi bilen tecrübe sahibi bir ismin ifadesiyle:

“Evet var.”

Peki, nasıl bir formül bu?

İsminin kullanılmaması kaydıyla konuşan kaynağa göre bu formülün adına Pakistan modeli diyebiliriz.

Şöyle ki;

90’lı yıllarda Pakistan’a F-16 satışı gündeme geldiğinde, Amerikalılar, bu uçakların istemedikleri şekilde kullanılmayacağından emin olmak için Pakistan yönetimi ile bir anlaşma yapmışlar.

Daha doğrusu bu ülkede ortak şekilde kullanılmak üzere bir ofis açılmış ve

F-16’ların kullanımı buradan izlenmiş.

Kaynağıma göre, benzeri bir yöntem S-400’ler için de işletilebilir.

Buna göre;

Türkiye ile ABD, Pakistan’daki modele benzer bir anlaşmaya varır, o doğrultuda Türk ve Amerikalı isimlerin birlikte görev alacakları bir ofis açılır.

Bu formüle göre S-400 sisteminin aktif halde tutulmasında bir sorun yok.

Yalnız, F-35 uçakları için oluşabilecek risk durumlarında S-400 bataryalarının yönü başka tarafa çevrilir ve bu durum, ortaklaşa oluşturulacak ofiste görev alan Amerikalılar tarafından izlenerek teyit edilir.

Böylece, Amerikalıların F-35’lerin sırları S-400 tarafından ele geçirilecek korkuları bertaraf edilmiş olur.

Böylece her iki taraf için de bir orta yol bulunmuş olur.

ABD ile müzakerelerde böyle bir formül konuşulur, tartışılır mı bilmiyorum.

Niyet üzüm yemekse bu ya da buna benzer parlak fikirler gündeme gelebilir.

İzlemeye devam."