1. Haberler
  2. Gündem
  3. Sabah yazarı ‘Dostum Biden’ dönemine hızlı girdi!

Sabah yazarı ‘Dostum Biden’ dönemine hızlı girdi!

featured

‘Yeni Amerikan yönetiminin Erdoğan’sız bir Türkiye hedefini yürürlüğe koyacağına dair bazılarının umutları bir kez daha fos çıktı! Bu zirvede Erdoğan ve Türkiye için son derece olumsuz sonuçlar bekleyenler, bir kez daha hayal kırıklığına uğradı, uğramaya da devam edecek.’

Erdoğan-Biden görüşmesi sonrası verilen ‘müttefiklik’ mesajlarının ardından iktidar basınında, ABD karşıtı manşetler yerini “Biden dostluğuna” çevirmişti. Köşe yazarları da bu “yeni döneme” uyum sağlamnaya başladı.

Sabah yazarı Şebnem Bursalı, “Biden’ın yeni hedefi: Türkiye ile ilişkileri rayına oturtmak” başlıklı yazısında, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönem başladığını iddia etti.

Görüşmede geçtiğini iddia ettiği bazı diyaloglar aktaran Bursalı, “ABD Başkanı Biden, Obama da dahil son iki başkanın dönemini eleştirerek çok önemli bir niyetini şu sözlerle ifade etti: “Eğer ben başkan olsaydım, 6-7 yıllık dönemde ilişkilerimiz böyle olmazdı!” ifadelerini kullandı.

Bursalı’nın yazısının satır başları şöyle:

“Ben bugün biraz ABD ile ilişkilerde yeni bir dönemin başladığına yönelik net adımlar atılan Erdoğan-Biden görüşmesinin perde arkasındaki kulisleri vermek istiyorum.

İki liderin görüşemeyeceği algısını yaymaya çalışan, görüşme kesinleşince de 65 dakikalık görüşmenin 20 dakika olduğu yalanını sosyal medya ve televizyon ekranlarından temcit pilavı gibi vermekte ısrar eden gazeteci, akademisyen ve sözde uzmanların hevesleri biraz daha kursaklarında kalacak.

Çünkü, F-35 için ödediğimiz 1 milyar 400 milyon dolara karşılık F-16 tedarikiyle ilgili iki liderin görüşmesinden Erdoğan’ın aktardığı anekdotun öncesi ve sonrasında, orta ve uzun vadede taleplerimizin karşılanacağına yönelik önemli adımlar atılacağı anlaşılıyor. Erdoğan’ın, “F-16 konusunda Biden’ın istemesi durumunda sorunun çözüleceğine olan inancını” vurgulaması boşuna değil. Bu konuda önemli ve somut olan gelişme; ticari, askeri, siyasi, diplomatik ve ulusal güvenlik konularındaki bütün sorunların konuşulacağı bir komisyon kurulma kararının alınması.

Daha önce S-400 ile ilgili sorun çıktığında Türkiye olarak bizim önerdiğimiz komisyon teklifi kabul görmemişti, ama şimdi bu konuyu da içine alan, hatta çok daha fazla başlığı barındıran çok işlevsel bir mekanizma oluşturuluyor. Dışişleri, Savunma ve Hazine bakanları ile İstihbarat ve Ulusal Güvenlik temsilcileri bu komisyonun koordinasyonunda bizzat bulunacaklar.

Sorunları derinleştirmek yerine çözümlere odaklanılacağının ayak seslerinin duyulduğu yeni bir dönem başlıyor denilebilir ABD ile. ABD’nin de içinde bulunduğu 10 büyükelçi krizi gündeme gelmedi, tam aksine Türkiye’nin bu krizi “çok iyi yönettiği” ifade edildi. Kulislerden edindiğim bilgilere göre, ABD Başkanı Biden, Obama da dahil son iki başkanın dönemini eleştirerek çok önemli bir niyetini şu sözlerle ifade etti: “Eğer ben başkan olsaydım, 6-7 yıllık dönemde ilişkilerimiz böyle olmazdı!”

Bu sözü destekleyen ve bir adım ileri götüren bir başka ifade de, Biden’ın görev süresi içinde Türkiye-ABD ilişkilerini normalleştirmeyi ve rayına oturtmayı hedeflediği…
İki günlük zirvenin Türkiye’ye yansımalarını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Yeni Amerikan yönetiminin Erdoğan’sız bir Türkiye hedefini yürürlüğe koyacağına dair bazılarının umutları bir kez daha fos çıktı! Bu zirvede Erdoğan ve Türkiye için son derece olumsuz sonuçlar bekleyenler, bir kez daha hayal kırıklığına uğradı, uğramaya da devam edecek. 20 yıldır Türkiye’yi diklenmeden dik durarak yöneten Başkan Erdoğan, tecrübesini, kararlılığını ve diplomasideki becerisini bir kez daha ortaya koydu.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 3 Kasım 2021, 09:22

    1940 tan sonra içine düşürüldüğümüz durum aynen devam ediyor. Manda kafalı mandacılardan muhalif olanlar 20 dakika görüştüler, olumlu bir yanıt yok diye, diğerleri yookkk yaaa 65 dakika görüştük diye sevindirik oluyor. Bunlar, lafa gelince 2000 yıllık devlet geleneği, çanakkale, vatan millet sakarya, iman, kuran, islam, hamaset bol ama gerçek anlamda, Türkiye ve bu asil halka güvenmiyor ya da işlerine gelmiyor. Oysa bu asil halk şehit cenazeleri gelirken, çocuklarını hala şenlik yaparak, düğün yapar gibi davulla, zurnayla askere gönderiyor. Samimi yöneticiler halka güvenmeli, cesaretli olmalıdırlar.

  2. Bunlar hayal dünyalarinda yasiyorlar ama hayalleri bir müddet sonra sona erecek.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!