Sabah yazarı hangi aşıdan korkuyor?

"Uzmanların dediğine göre bu yöntemle yapılan aşıların insan üzerinde kullanımına daha önce hiç izin verilmedi. İlk kez kullanılacak."

Sabah yazarı hangi aşıdan korkuyor?

Türkiye'de aşı tartışması devam ediyor.

Çin'le Sinovac aşısı için 50 milyon doz üzerinden anlaşma yapılmıştı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 2021 yılının sonuna kadar Alman Biontech aşısından da 25 milyon aşı geleceğini ancak bunu erkene çekmeye çalıştıklarını söyledi.

"Çin aşısı mı yoksa Alman aşısı mı?" tartışması tüm hızıyla sürerken, kamuoyunda Çin aşısının güvenirliğine yönelik polemikler de bilim insanlarının uyarılarına rağmen sürüyor.

Öte yandan bazı kesimlerde asıl "güvenirlirlik" tartışması mRNA yönetimiyle üretilen Alman Biontech aşısı üzerinde yoğunlaşıyor.

Bu tereddütü yaşayanlardan biri de Sabah yazarı Salih Tuna.

Geleneksel yöntemle üretilen Çin aşısını daha güvenilir gören Tuna'nın yazısının satır başları şöyle:

"Her iki aşının (Çin-Alman) virüse karşı etkisi yüzde 90'ın üzerinde.
Çin aşısının yöntemi klasik.
Suçiçeği, kızamık, normal grip aşısı gibi aşılar hangi yöntemle geliştirilmişse aynı yöntemle geliştirilmiş.
Çin aşısı daha güvenli ama üretimi yavaş.
Tartışılması gereken, gen teknolojisi kullanılarak çok daha hızlı üretilebilen Almanya - ABD'nin (BioNTech / Pfizer) ürettiği aşılardır.
Zira bu aşıda vücudumuza virüs verilmiyor. Virüsü tanımamıza yarayan antijen de verilmiyor.
Virüsün antijenini kodlayan gen veriliyor. Ki bizim hücremiz virüsün antijenini kodlasın.
Uzun lafın kısası, söz konusu virüs antijenini kodlayacak gen parçası (mRNA) hücremize girer ve virüse ait protein ürettirir. Virüsü tanımamıza yarayan antijenleri ürettirir yani.
Böylece vücudumuz kendi ürettiği proteini (virüsün üzerinde olması gereken antijeni) düşman olarak tanır.
Uzmanların dediğine göre bu yöntemle yapılan aşıların insan üzerinde kullanımına daha önce hiç izin verilmedi.
İlk kez kullanılacak.
Yine uzmanlara göre bu yöntem şöyle bir risk taşıyor:
Savunma sistemimize vücudumuzun kendi ürettiği proteinlere saldırmasını öğretirsek, bunun sonucunda vücudumuza düşman savunma sistemi oluşabilir yani tıbbi adıyla "otoimmün" hastalıkların oluşmasına sebebiyet verebilir veya öngöremediğimiz başka hastalıklara."