Sağlık personeli 'istifa yasağı'nı tartışıyor

81 il valiliğine gönderilen 'sağlık personelinin çalışma şartlarına yönelik' genelgelerde yer alan ‘istifa’ yasağı halen devam ediyor. Sağlık çalışanları ise Anayasanın 'Zorla Çalıştırma Yasağı' maddesine aykırı olan bu kararın kaldırılmasını istiyor.

Sağlık personeli 'istifa yasağı'nı tartışıyor

BUSE ERDEM / VERYANSIN TV

27 Ekim 2020 Salı günü Sağlık Bakanı Fahrettin Koca imzasıyla 81 il valiliğine gönderilen “Personel İşlemleri” genelgesinde yer alan sağlık personelinin salgın döneminde “istifa taleplerinin” kabul edilmeyeceğine yönelik karar tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Bazı sağlık çalışanları, genelgenin birinci maddesinde yer alan “Her ne sebeple olursa olsun bu süreçte görevinden çekilme (istifa) talebinde bulunan personelin mezkûr talebi kabul edilmeyecektir” hükmünün, Anayasa’nın 18. Maddesinde yer alan “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır“ hükmü ile çeliştiği ve temel hak ve hürriyetlerini ihlal ettiği görüşündeler.

19 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan yeni genelge ise ‘sağlık çalışanlarına istifa yasağı kalktı’ şeklinde algılansa da, söz konusu genelge sadece "sağlıkçılara yönelik getirilen izin, emeklilik işlemleri gibi kısıtlamaların kaldırılması"nı kapsıyor.

Genelgenin 6. Maddesinde yer alan “Yukarıda zikredilen durumlar haricinde, Bakanlık Makamı nın 27/10/2020 tarihli ve 3137 sayılı olurları ile yürür lüğe konulan genel yazımızın 1, 4, 6, 10 ve 12 nci maddelerinin uygulamasına aynen devam edilecektir.” İfadesi ise Ekim ayında yayınlanan genelgenin 1. Maddesine işaret ederek istifa yasağının kalkmadığını belirtiyor.

SAĞLIK ÇALIŞANLARI NEDEN İSTİFA ETMEK İSTİYOR?

VeryansınTV’nin ulaştığı sağlık personelleri ‘istifa yasağı’nın kalkması taleplerindeki sebeplerini ise şu şekilde dile getiriyor:

"Biz sağlık çalışanları olarakbir yıl boyunca yılmadan, usanmadan çalıştık. Ölü, ağır hasta sayısı, hasta sayısı gibi rakamların toparlanarak belli bir seviyeye gelmesinden sonra 1 Mart’ta gerçekleştirilen NORMALLEŞME ile birlikte bizim de temel anayasal hakkımız olan istifa hakkını kullanmak istiyoruz.

Sebebi ise bizler de mesleğimizde uzman olmak için TUS’a çalışmak, yüksek lisans, doktora gibi süreçlerde bilimsel çalışma yaparak ülkemize katkıda bulunmak, uzakta çalıştığımız için ailemize kavuşmak istiyoruz. Pandemi sürecinde yakınlarını kaybeden, bedensel ve ruhsal sağlığını kaybeden sağlık personellerine haklarının tevdi edilmesini talep ediyoruz.

İstifa serbestliği getirilip tekrar açıktan atama yapılmasını ve personel açığının bu şekilde kapatılmasını istiyoruz."

HUKUK NE DİYOR?

Anayasa hukuku Profesörü Dr. Kemal Gözler ise alınan 'istifa yasağı' kararının ancak 'OHAL' ilan edildiğinde geçerli olabileceğini söyleyerek yayımlanan genelgelerin Anayasa'ya aykırı olduğunu ifade ediyor.

Prof. Dr. Kemal Gözler 'Sağlık personeline getirilen istifa yasağı uygun mu?' adlı yazısında yaratılan hukuksuzluğu şöyle açıklıyor:

Anayasamızın “Zorla Çalıştırma Yasağı” başlıklı 18’inci maddesinde şöyle deniyor:

“Madde 18 – Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hâllerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz”.

Keza Anayasamızın 70’inci maddesinde kamu hizmetine girme bir “hak” olarak düzenlenmiştir. Bu hizmete girmek bir hak ise, bu hizmetten çıkmak da bir haktır.

...

İstifa hakkı prensip olarak geçerli olsa da olağanüstü hâller için bu hakkın sınırlandırılması gerekebilir. 

Olağanüstü hâl, seferberlik ve savaş hâllerinde memurların istifa hakkının sınırlanmasında problem yoktur. Zira Anayasamızın 15’inci maddesinde de “savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde, … durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir” denmektedir.

YASAK KANUNİ Mİ?

Yasağın geçerli olabilmesi için ülkede “savaş, seferberlik veya olağanüstü hâl”in bulunması gerekir. “Olağanüstü hâl”, fizikî değil, hukukî bir kavram ve kurumdur. Olağanüstü hâl bir “yönetim usûlü”dür.

Olağanüstü hâl kendiliğinden olan bir şey değildir. Ülkede “olağanüstü hâl”in yürürlükte olduğunu söylemek için, “olağanüstü hâl”in Anayasamızın 119’uncu maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı tarafından ilân edilmesi ve ilân kararının TBMM’nin onayına sunulması gerekir.

Prof. Dr. Kemal Gözler yazısının sonunda ise alınan kararın hukuki boyutunu şöyle özetliyor:

Soru 1: Sağlık Bakanlığı personeline getirilen istifa yasağı hukuka uygun mudur?

El Cevap: Hayır. Hukuka aykırıdır. Çünkü bu yasağın kanunî dayanağı yoktur.

Soru 2: Bu yasak hukuka uygun olarak getirilebilir miydi?

El Cevap: Evet. Getirilebilirdi. Bunun için Anayasanın 119’uncu maddesinde öngörülen usûlle olağanüstü hâl ilân edilmesi yeterliydi.