Kamuoyunda ‘Sarallar Grubu’ olarak bilinen organize suç örgütü lideri İlyas Alaattin Saral’ın hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkarıldıktan bir gün sonra Brüksel’den Tanzanya’ya gitmeye çalıştığı sırada havalimanında yakalandığı ortaya çıktı. Saral’ın Brüksel’de çıkarıldığı mahkemede Türkiye’ye iade edilmek istediği ve bunun üzerine Türkiye’ye gönderildiği öğrenildi. İlyas Saral, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Saral, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kamuoyunda ‘Sarallar Grubu’ olarak bilinen organize suç örgütünün firari durumundaki lideri İlyas Alaattin Saral hakkında 8 Haziran’da kırmızı bültenle arama kararının çıkarıldığı öğrenildi. Saral, karardan 1 gün sonra Belçika’nın Brüksel kentinten Tanzanya’ya gitmek isterken Belçika polisi tarafından havalimanında yakalandı. Brüksel’de mahkemeye çıkarılan İlyas Saral, Türkiye’de mahkemesi olduğunu, bu nedenle Türkiye iade edilmek istediğini söyledi. Bunun üzerine Saral, Belçika’dan Türkiye’ye gönderildi. Polis ekiplerince İstanbul Havalimanı’nda teslim alınan Saral, buradan Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Saral, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)
Saral’a yönelik operasyonun Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı koltuğunu terk etmesinin hemen arkasından gelmesi dikkat çekmişti.
‘SIZINTI OLUYOR’ İDDİASI
Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş arasında geçen yıl Sarallar grubuna yönelik operasyon nedeniyle gerilim yaşandığı öne sürülmüştü. Soylu’nun operasyonla ilgili neden önceden bilgi vermediğini sorduğu Aktaş’ın “Size her söylediğimizde sızıntı oldu” dediği öne sürülmüştü. İddia o dönem Meclis gündemine taşınmış ve Soylu’ya iddia sorulmuştu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise iddiayı yalanlamış ve haber için “İftira kampanyasının parçası” demişti.
OLAY NEYDİ?
T24 yazarı Tolga Şardan, ‘Sarallar’ olarak bilinen organize suç örgütüne yönelik geçen yıl düzenlenen operasyonla ilgili bazı iddialar ortaya atmıştı.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun söz konusu adımla ilgili sessiz kaldığına dikkati çeken Şardan, şu ifadeleri kullanmıştı:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İstanbul Emniyeti ile birlikte yürüttüğü operasyonun hazırlık safhasından Ankara’daki Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi’nin de (KOM) bilgisi vardı. Ancak hazırlık aşamasından bilgisi verilmesine karşın, gözaltı işlemlerinin ne zaman olacağı konusunda İstanbul’dan ne savcılık ne de emniyet kanadından Ankara’ya bilgi verilmedi.”
Herhangi bir operasyonla ilgili başlatılacak gözaltı işlemleri süreci hakkında her zaman bilgilendirme yapılan Soylu’ya bu kez ön bilgilendirme yapılmadığı iddiasını paylaşan Şardan, şöyle devam etti:
“Operasyonun ilk ayağında yakalamalar gerçekleşirken suç örgütünün lideri İlyas (Alaaddin) Saral sırra kadem bastı.
Bu gelişmenin ardından kamuoyuna yansımayan bazı gelişmeler yaşandı. Operasyonu takip eden günlerde bir programa katılmak amacıyla Ankara’dan beraberindeki ekibiyle İstanbul’a giden İçişleri Bakanı, İstanbul Emniyeti yönetimiyle bir araya geldi.
‘SİZE HER SÖYLEDİĞİMİZDE SIZINTI OLDU’
İddiaya göre; temmuzun son günlerindeki bu görüşmede Soylu, kentin genel güvenlik ve ihtiyaçlarıyla ilgili değerlendirmeler yaptı. Aynı görüşmede Soylu, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş’a yönelik olarak Sarallar Grubu operasyonuyla ilgili kendisine neden bilgi verilmediğini sordu.
Soylu’nun eleştirisi üzerine Aktaş, ‘Size her söylediğimizde sızıntı oldu’ yanıtını verdi.
Görüşmenin gerçekleştiği oda bir anda buz kesti. Soylu, Aktaş’ın sözlerine ‘Sen ne demek istiyorsun?’ diye çıkıştı. Ama Aktaş, daha fazla konuşmak yerine susmayı tercih etti. Yaşanan gerginlikle birlikte Soylu görüşmeyi sonlandırıp dışarı çıkarken Aktaş’la ilgili sert sözleri sarf etti.
Bu arada Aktaş’ın, Soylu’nun Emniyet’teki ekibinde yer alan polis müdürlerinin büyük bölümünden kıdemli olduğunu da ekleyim.
SOYLU’NUN ÖNERDİĞİ ÜÇ İSMİ DE KABUL GÖRMEDİ
İstanbul’da yaşanan olayın Ankara’da yansıması oldu elbette. Soylu birkaç gün sonra il emniyet müdürleri kararnamesi hazırlayıp Cumhurbaşkanlığı’na gönderdi.
İddiaya göre, kararnamede İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş’ın görevden alınması ön görüldü. Yerine ise, Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz’ın ismi yazılıydı.
Yılmaz’ın adı daha önce dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’ın görevden alınması sırasında da gündeme geldi. Ancak Cumhurbaşkanlığı, Yılmaz’ın isminin de bulunduğu Soylu’nun önerdiği her üç ismi de kabul etmedi.
Cumhurbaşkanlığı Yılmaz’ın ismini ikinci kez veto etti. Aktaş’ın yerinde kalmasını uygun buldu. Şimdilerde Soylu ile Aktaş arasında soğuk rüzgârlar esiyor. (…)”
CHP’DEN AÇIKLAMA
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Şardan’ın haberi üzerine açıklamada bulundu. Özkoç, sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı:
“Emniyet Müdürü İçişleri Bakanına güvenmeyerek bilgi saklıyor. Operasyonların İçişleri Bakanlığına bildirildiğinde sızıntı olduğu iddia ediliyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet adabına yakışmayacak bu iddialar mutlaka araştırılmalı, adı geçen taraflar açıklama yapmalıdır.”