1. Haberler
  2. Analiz
  3. Savaş yorgunu Donetsk’ten sıra dışı gözlemler

Savaş yorgunu Donetsk’ten sıra dışı gözlemler

featured

Okay Deprem yazdı…

Türkiye’den Donbass’ta 2014’den sonra tartışmasız en uzun süre yaşayan, çalışan ve görev yapan gazeteci olarak nispeten uzun bir aranın ardından kısa bir süreliğine de olsa Donbass’a gitmeye karar verdim. Dünya’da hemen hemen herkes en azından adını duymasına karşın, ayrıntısıyla bilmeyen okurlar açısından Donbass; Donetsk ve Lugansk Vilayetlerinin tamamı ile doğu tarafında bulunan Rusya’nın Rostov Eyaleti’nin ve de Batı tarafındaki Ukrayna bünyesinde yer alan Dnepropetrovsk İli’nin de çok az bir kısmını kapsayan coğrafi bölgenin genel ismidir.

Ben de bu kez “Büyük Donbass”ın Donetsk yöresinin aynı adlı başşehri Donetsk’e gitmek üzere öncelikle Rostov Na Donu kentine (Don Nehri üzeri Rostov) geliyorum. İlk ve kaçınılmaz gözlemim şu oluyor: Donetsk’e en yakın mini metropol konumundaki Rostov şehrinin merkezi şehir otogarından Donetsk’e düzenlenen düzenli otobüs ve midibüs seferlerinde olumluya dönük en ufak bir değişim olmamış.

Düşünün ki, karşılıklı birkaç milyonluk bir kitlenin yaşadığı havzanın ilgili merkezleri arasında akşamüzeri saat altıdan gecenin tam on birine kadar en ufak bir toplu taşım aracı bulunmuyor. Her iki nokta arasında 2014 yılında kesilen tren seferleri, aradan geçen rekor süreye rağmen halen yeniden tesis edilmiş değil. Dolayısıyla kara yolu kolektif taşımın ne yazık ki hala tek adresi… Altıdakine yetişemediğimden dolayı gece seferini bekleyip yola çıkıyorum…

SÖZDE ‘SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI’ HEM GAYRİ MEŞRU HEM DE ARTIK FAZLA RİAYET EDEN YOK!

Savaş yorgunu Donetsk’e, en uzun süreli ikamet ettiğim Rusça konuşulan şehre gece yarısı ulaşıyorum. 2014’ten beri devam ettirilen “sokağa çıkma yasağı” görünüşte daha varlığını koruyor. Fakat eskiden beri pek çok noktada görülen mantıksızlıklar silsilesi burada da karşınıza çıkıyor.

Eğer şehirlerarası seferlerin kente varışı ilgili sözde yasak başladıktan sonraya denk geliyorsa, demek ki bu yasak gayri meşru olduğu kadar fiilen de geçersizdir. Gene de gideceğim noktaya doğru yürürken, artık bu zorlama “yasaktan” bıkmış olsalar gerek, epey bir araç ve tek tük de insan görüyorum. Aynı gün sabah olmasıyla birlikte artık tablo netleşmeye başlıyor.

“Sovyetler Birliği’nin 50. Yıldönümü Caddesi”nin üzerinde ikamet ettiğim adresin geniş çevresi başta olmak üzere, büyük merkezin hemen her yerinde eskinin sosyal konutları ile 90 ve 2000’li yılların kısmen yeni evlerinin avluları, çevrelerindeki engin yeşil alanlar, çocuk oyun sahaları, araç park yerleri, bilhassa 3-4 katlı Khuruşçovkaların, 4-5 katlı Stalinkaların ve de 9-10 katlı Brejnevkaların bina girişleri, apartman içi merdivenleri kelimenin tam anlamıyla içler açıcı vaziyetteydi. Hepsi de bakımsızlıktan dökülüyorlardı…

DON BÖLGESİNDEN DÖŞENEN SU BORU HATTININ BİTMEMESİNİN NEDENİ DNR’DEKİ YOLSUZLUK MU

Donetsk’te varlığını halen ısrarla sürdüren en ciddi teknik-yaşamsal sorun su meselesi. Tam dört yıldır şehrin genelinde ve çevresindeki irili ufaklı yerleşim birimlerinde sular en fazla her üç günde bir ve her seferinde ortalama yarım günlüğüne veriliyor.

2022’nin bahar sonu – yaz başında baş gösteren bu durum dördüncü yılını doldurmaya doğru tam gaz devam ediyor. Dolayısıyla herhangi bir apartman dairesi veya evin banyosunu ziyaret ettiğinizde, gözünüze ilk ilişen manzara; tamamına yakını dolu küvet ve onun etrafında gene su dolu bir dizi kova, kap-kaçak ve tencere oluyor. Su kesintileri bazen neredeyse beş-altı güne kadar pekâlâ çıkabiliyor. Aklıma olur olmaz “Don – Donbass Su Kanalı” projesi geliyor. Donetsk havzasına su, eyaletin en kuzeyinden, yani halen Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin (VSU) kontrolündeki kısımdan, Slavyansk – Kramatorsk bölgesinden “Kuzey Donetsk – Donbass” kanalı vasıtasıyla geliyordu eskiden beri.

Donbass’ta henüz 2014’te iç savaşın çıkmasından sonra dahi Donetsk bölgesi ciddi bir su sorunu yaşamıyordu çünkü çok daha güneyde kalan Mariupol kenti o zamanlar halen Kiev’in kontrolünde olduğundan, oraya kadar ulaşan söz konusu su kanalından haliyle Donetsk de sonuna kadar istifade edebiliyordu. İkinci savaş sürecinin ilk yılının bahar aylarında Mariupol’ün Rusya’ya geçmesiyle beraber Ukrayna tarafı güneye su akışını tamamen kesti ve aynı yılın sonunda Rostov tarafından su getirilmesi için Moskova kapsamlı bir proje başlattı.

Şimdilerde ise projenin bir türlü bitmemesi ve faaliyete geçmemiş olmasına dair halkın, sokaktaki sıradan insanın inanışı Denis Puşilin liderliğindeki cumhuriyet yönetiminin (DNR) bu hususta ciddi yolsuzluk yapmış olduğu yönünde…

MARİUPOL EN YENİ OTOBÜSLERLE SÜSLENİRKEN, DONETSK’TE HALA 50 YILLIK TROLEYBÜSLER ÇALIŞIYOR

Donetsk’te ilerleyen günlerde beni çok da şaşırmayan manzaralardan bir tanesi de toplu taşımın inanılmaz derecede seyrek oluşuydu. Rusya’ya bağlanma referandumunun ve sonrasındaki resmi entegrasyonunun üzerinden 3.5 senden fazla zaman geçmesine karşın hala şehrin hemen hemen her yerinde troleybüs ve tramvayların kimi zaman yarım saate varan seyreklikte çalıştıklarına, en sık işler gözüken minibüs ve otobüslerin dahi 15, çoğu zaman 20 dakikadan önce asla geçmediklerine şahit olmamak mümkün değildi.

En trajikomik nokta ise; Donetsk’in başkent olduğu cumhuriyetin güneydeki göreli büyük şehri Mariupol’ün her bir tarafı yepyeni, gıcır gıcır otobüsler ile donatılmışken, Donetsk’in kaderine hala nasıl oluyorsa oluyor, 40-50 senelik tramvaylarla, eski püskü-demode minibüsler düşmeye devam ediyor. Pandemi-Kovid kod adlı “uluslararası suni jeopolitik gündem” öncesinde toplu taşım fiyatları 6 ila 10-12 ruble arasında değişirken, şimdilerde en kısa mesafe bile dolmuşla 30 rublenin üzerine çıkıyor, ki bu da Rusya’nın birçok yerindeki kent için ulaşım maliyetlerine yakın. Donetsk’teki alım gücü ve ortalama reel kazançlar çok daha düşük, az olmasına rağmen…

DONETSK’TE HALEN AKŞAM SAAT SEKİZDEN SONRA AÇIK DÜKKÂN, MARKET BULMAK İMKÂNSIZ GİBİ

2022’de büyük savaş başlamadan evvel Donetsk’te market ve süpermarketlerin kapanış saatleri saat 22.00’a kadar uzatılmıştı. “Özel Askeri Operasyon”un başlamasından sonra güvenlik gerekçesi ile kademeli olarak kapanış saatleri birkaç saat geriye çekilmişti.

Nitekim, 2024 yılı başlarında Donetsk’in kuzeyindeki komşu şehir Avdeyevka’nın Rus Ordusu’nun kontrolüne girmesiyle birlikte cephe hattı peyderpey kuzey ve kuzeybatıya doğru Ukrayna’nın içlerine doğru genişlemişti ve dolayısıyla da Donetsk ve çevresindeki güvenlik riski doğal olarak hızla azaldı.

Buna karşın tersine; bakkal, market ve süpermarketlerin kapanış saatleri geri alınmaya devam etmiş ki, akşamın saat sekizinden sonra açık bir yiyecek – gıda dükkânı bulmak neredeyse olanaksız hale gelmiş. Sabit pazar ve Sovyet döneminden kalma “merkezi evrensel mağazalar” gibi yerlerden bu minvalde bahsetmeye dahi gerek yok çünkü onlar eski “atalet geleneklerini” sürdürmek suretiyle en geç öğleden sonra – ikindi arası kapılarına zaten kilit vuragelirler… Kısacası, mevzu bahis alanda değil az buçuk bir ilerleme olması, şehrin genelinde gözle görülür bir gerileme olmuş aradan geçen bunca zamana karşın.

MERKEZİN ÇEPERİNDEKİ ‘DOSTLUK OTELİ’ NİSPETEN YAKIN ZAMANDA SİHA’LARLA VURULDU

Donetsk, Ukrayna Ordusu’nun havan, top, obüs ve çoklu roketatar sistemlerinin menzilinin epeydir kayda değer oranda dışına çıktığından ötürü, kent ve yaygın periferisi açısından ağırlıklı olarak tehlike ve tehdit teşkil eden, dronlar denilen çeşitli türlerde SİHA’lar. Hafta sonluğuna Rostov’a gidip döndükten sonra bir kez daha, çiğnenmek üzere muhafaza edilmekte olan sözde sokağa çıkma yasağına denk geldiğim için bu sefer Artyom Caddesi üzerindeki Merkez Otel”in lobisinde birkaç saatliğine tilki uykusu çekmek suretiyle sabahın makul saatlerinin gelmesini bekledim ki, yanında kaldığım ev sahibi tanıdığımı daha şafak sökmeden rahat etmeyeyim… Saat sekizi biraz geçe oradan ayrıldım ve yakındaki “Lenin Meydanı”na doğru yürüyüşe koyuldum.

Alana ulaşmamla birlikte gökyüzünde büyük bir patlamanın gürültüsü yankılandı. Devamında “İliç Caddesi”ne yönelmemle birlikte ikinci patlama dalgasını iliklerimde hissetmem bir oldu. Aynı günün ilerleyen saatlerinde evdeyken de, neredeyse pervanelerinin sesleri dahi net duyulabilen ve hava savunma sistemlerinin devreye girmesiyle patlatılan dronların devasa gürültülerini art arta net işittiğimi anımsıyorum. Birkaç gün sonra bir tanıdığım ile birlikte “Üniversite Caddesi” boyunca merkezin ters istikametine doğru yürürken, ilgili dron saldırılarının bir kez nereye yapıldığını da gözlerimle görmüş oldum. Karşısındaki “Yıldız Sinema Salonu”nun kafesinde ciddi anılarımın olduğu “Dostluk Oteli” fena halde vurulmuştu. Ölü – yaralı sayısı kesin olarak hiçbir zaman açıklanmayan saldırıda çok geniş bir alanda ciddi maddi zarar meydana gelmişti.

HALKIN MÜHİM BİR KISMININ PSİKOLOJİSİ ÇOK BOZUK, AĞIR TRAVMATİK – DEPRESYON İÇERİSİNDE

Donetsk’teyken yerel sözde gazeteci cemaati ile fazla muhatap olmamayı tercih ettim. Birinci Cumhuriyet Kanalı’ndan olup da, görece yakın zamanda ben Moskova’dayken güya benimle görüşmek isteyen ve sırf bu yüzden iade-i mesaj attığım bir tanıdığım önce benimle buluşmak üzere sözleşti. Muhtemel görüşme günü, sabahleyin konfirmasyon açısından net yer ve zamana ilişkin ileti göndermemin ardından “tam olarak ne konuşacak, neyi görüşecektik?!” demesine istinaden saniyesinde planlı görüşmeyi ilelebet iptal ettim. Bu örneği başta ve esas olarak, yerel-milli ‘gazeteci-aktivist-politikacı-istihbaratçı’, kısmen ve bir yere kadar da bir dolu sıradan Donbass sakininde görülen manik-paranoyak-şizofren ruh haletini tasvir etmek üzere verdim. Birinci kategorideki kesimler eskiden beri adeta uçan kuştan şüphelenirler, “kendilerinden olmayan hemen herkesten” kuşku duyarlarken; ikinci genel kategoriye giren alelade sıradan insanların ise, yaşadıkları veya kendilerine yaşatılan ve inanılması güç şiddette, kapsamda ve uzunluktaki savaş durumundan, olağanüstü halden dolayı çok ağır bir psikolojik çöküntü içerisinde oldukları gözleniyor. Çoğunluğu yıllar içerisinde ağır travmatik bir ruh haletine sürüklenen, asgari psişik ruhsal dengelerini uzak ara kaybeden ve sürekli suretle depresif, pesimist bir anomali içerisinde yaşamını sürdürmeye zorlanan geniş kitleler…

2015’DE GÖNÜLLÜ HALK MİLİSİ 200 DOLAR ALIRKEN, ŞİMDİ EN TECRÜBESİZ ASKER 2500 USD ALIYOR

2022 – 2023’te hatta kısmen 2024 yılında Donetsk’in her bir tarafı, her köşesi asker kaynıyordu denilebilir. Konvansiyonel savaşın en aktif yılları olmasına rağmen, o dönemde “askerler” kentin geniş merkezi ve çevresine yayılan sayısız restoran ve kafelerin daimi müdavimiydiler. Hizmet sektörünün renkli ve cafcaflı mekânlarını her nedense ve dünyada kolay kolay görülemeyecek şekilde, sözleşmeli-sözleşmesiz, muvazzaf, gönüllü, vs. kategorilerdeki askerler dolduruyorlardı günün her saatinde… Donbass’ın milisleri ilk olarak 2015’in bahar aylarında maaş almaya başlamışlardı ve o zaman ellerine geçen para dolar cinsinden sadece 200 USD’ydi. 2022’de Rusya Savunma Bakanlığı’nın kesenin ağzını açmasıyla beraber; en sıradan, vasıfsız ve tecrübesiz, üstelik salt gönüllü statüsündeki askerin bile ayda eline geçen net – çıplak maaş kafadan ve rafadan 200 bin Ruble, yani en az – ortalama 2500 doları bulmuştu. Rusya’da Askeri Operasyon başlatılana kadar ortalama bir subay ayda en fazla 50 bin Ruble alırken, böylesi geometrik bir değişim; savaşa giden pek çok kişinin temel motivasyonunu bu yaptığı gibi, ciddi birikim yapabilmelerine ve savaş halinde aktif askerlik görevindeyken dahi oldukça renkli ve lüks bir hayat yaşayabilmelerini sağladı.

BİR DOLU ASKERİN FUHUŞ YAPTIĞI, PARAYLA CİNSEL İLİŞKİYE GİRDİĞİ HEMEN HERKESİN DİLİNDE…

Donetsk’e bu gidişimde ortalıkta kelimenin gerçek anlamında askeri üniformalıdan eser kalmamış görüntüsü hâkimdi. Net bir haftalık ikametimde tek tük birkaç kişi dışında ve belirli istisnalar sayılmaz ise, şehrin görünür alanlarında neredeyse yoktular. Ben önce bunu, ağır harp kayıplarına yorsam da, Donetsk ahalisi bunu genel olarak, cephe hattının olabildiğince uzak mevzilere ilerletilmesiyle yorumlamayı tercih ediyordu. Tam bu sıralarda, daha önce de deyim yerindeyse kokusunu aldığım bir takım söylenti, dedikodu ve tahminleri önemli oranda teyit eden anlatımlara şahit oldum defalarca.

Konu pek çok “askerin”, şehrin kiraladıkları bir dolu sivil meskeninde, sayısız apartman dairesi ve de müstakil evinde fuhuş yaptığı, para karşılığı cinsel ilişkiye girdiğiyle alakalı!.. Mesele son yıllarda o kadar katlanıp yaygınlaşmış ki, kentin çok farklı ilçe ve semtinde girdiğim apartman dairelerinde, aynı binalardaki komşu evlerde birebir aynı olayların yaşanageldiği anlatılıyordu bana hep. Hatta olay bir yerde o kadar “sıradanlaşıp”, komşu evlerdeki yetişkin kadım ve erkeklerin diline o denli düşmüş ki, tek seansta 5 bin’den 10’e hatta 20 bin rubleye kadar meblağlar açık açık telaffuz edilebiliyordu (Bu yazı yazıldığında 1 Amerika doları 71 Rus Rublesiydi). Bu amaçla “askerlerin” Rusya’nın yakın bölge ve merkezlerden dahi fahişe ısmarladıkları belirtiliyordu…

DONBASS’IN TÜRKİYE’YLE TEMEL ENFORMASYON BAĞLANTISI KESİLDİKTEN SONRA GENE O KLİŞE SORU

Günlerden bir gün bir başka tanıdığım beni Donetsk Kızıl Haç’ına götürmeyi teklif etti. Bu vesileyle “Rus Kızıl Haç”ından (Rusya’nın bir süre önce Batı’nın Kızıl Haç’ından ayrılmak suretiyle kurduğu kendi teşkilatı) bile ayrı, “otonom” Donetsk ve Lugansk Kızıl Haçları olduğunu öğrenmiş oldum.

Kalinin ilçesindeki büyük merkezi ofislerine gittiğimizde beni karşılayan iki hanımefendi birisinin makamına davet etti ve karşılıklı masaya oturduk. Şu ana kadar sayısız defa duyduğum klişe-giriş sorusu ile sahneyi açtılar: “Nasıl Türkiye’nin, Türk insanının şimdilerde Donbass’a bakışı, Türkler Donbass merkezli son gelişmeler hakkında son zamanlarda ne düşünüyor ve hadiseleri genel olarak nasıl yorumluyorlar?..”  Bir dolu olumsuz yaşanmışlık, deneyim ve gözlemden sonra deyim yerindeyse ağzımı açıp gözünü yumdum ve özetle onlara şunu söyledim: “Ben nispeten yakın zamana kadar Donbass ve etrafındaki ilgili bölge ile Türkiye arasındaki enformasyonel köprünün kilit kişisiydim. Bana uygulanan bir dizi sansür, çifte standart ve de vefasızlık örneklerinden sonra Donbass artık Türkiye için maalesef, ancak gerçek o, o kadar da gündem ve ilgi odağı teşkil etmiyor!.”

Donetsk’e, Donbass’a dair elbette ki daha çok şey anlatılıp, paylaşılabilir. Uzun aylar sonra yolumun düştüğü ve kısıtlı bir vakit kaldığım kentten çarpıcı, olağan ve sıra dışı durumlar, olay ve olgulardan bazı kesitleri sizler için kısaca bu şekilde derleyip özetledim…

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!