1. Haberler
  2. Gündem
  3. Şehit oğluyla son konuşmasını anlattı: ‘Anne çok susuzum’

Şehit oğluyla son konuşmasını anlattı: ‘Anne çok susuzum’

İskenderun’da "sıvı kaybı nedeniyle" şehit olan Muhafız Er Hayrullah Halit Karaman'ın annesi Kamuran Kesmen, “Oğlum ‘Anne bende unutkanlık başladı. Her şeyi unutuyorum. Bugün günlerden ne’ diye sordu. O günün çarşamba olduğunu söyledim. Meğer çoklu organ yetmezliğinin belirtilerinden birisiymiş. Şehadetinin sabahı yine oğlumla telefonda konuşurken “Anne çok susuzum, çok yorgunum, uykusuzum. Dolabı su ile doldur gelince kana kana içeceğim’ dedi. Oğlumla en son konuşmamız bu oldu" diye konuştu.

featured

Türkiye, 26 Temmuz’da 2 askerimizin acı haberiyle sarsılmıştı.

İskenderun Deniz Er Eğitim Alayı’nda yüksek ateş şikayetiyle hastaneye sevk edilen İkmal Er Semih Erdoğan ve Muhafız Er Hayrullah Halit Karaman şehit olmuştu.

Yapılan otopsi sonucunda iki askerin uzun süre güneş altında bırakıldıkları, vücut sıcaklığının yükselmesi (hipertermi) ve gelişen komplikasyonlar sonucu hayatını kaybettiği belirlenmişti. Askerlerin susuz bırakıldığı iddia edilmişti.

Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki idari tahkikatta Alay Komutanı ve Tabur Komutanı’nın arasında bulunduğu 4 personel ihraç edilmişti. Sekiz personele ise disiplin cezaları verilmişti.

‘ANNE BURADA HEP SUSUZUZ’

Olayla ilgili yargının soruşturması devam ederkenBirGün’den Timur Soykan’a konuşan şehit Halit Kahraman’ın annesi Kamuran Kesmen, oğlunun telefonda kendisine sürekli susuz kaldıklarını, sadece yemekhanede su içebildiklerini söylediğini anlattı.

Timur Soykan’ın BirGün’deki yazısının bir bölümü şöyle:

“Hayrullah Halit Kahraman, 29 yaşındaydı. Annesiyle İstanbul’da yaşıyorlardı. Zorunlu askerlik için 13 Temmuz 2025 günü alaya gelerek teslim olmuştu. Yani hayatını kaybettiğinde sadece iki haftalık askerdi.

Baba Nuri Birol İzgi ifadesinde “Oğlumun herhangi bir sağlık sıkıntısı yoktu, büyük ihtimalle oğlumu ve diğer arkadaşları susuz bırakıp eğitim verilerek ceza verildi” dedi.

Hayrullah Halit Karaman’ın annesi Kamuran Kesmen ise ifadesinde oğlunun göz göre göre öldüğünü söyledi. Askerdeyken sık sık konuştuğu oğlunun ölümcül koşulları anlattığını ifade etti:

“Oğluma ‘Aç kalma, dikkat et kendine’ dediğimde oğlum ‘Anne ekmek bulamıyorum ki yiyeyim, burada su yok, susuz kalıyoruz, yemek için sıraya giriyoruz sıra gelene kadar yemek bitiyor, aç kalıyoruz’ dedi. Her konuştuğumuzda ‘Anne hep susuzuz, su yok, burada bahçedeki muslukların hepsi kırık, bir tane otomat var, otomatta su çok az olduğu için bizden önce gidenler alıyor. Kartı olanlar otomattan su alabiliyor’ dedi. Oğlum gittiği günden beri hep susuz kaldığını, sadece yemekhaneye gidildiğinde su içtiğini, yemek yiyemediğini söylüyordu.

Oğlumun bana söylediğine göre; 4 saatten fazla güneşin altında sabit bekletiliyorlarmış. Erler bayılıp düşüyormuş, kimse müdahale edemiyormuş, revire götürmüyorlarmış. Küçük ayakkabı vermişler. Oğlum telefonda bana ‘Anne ayaklarım yara ve şiş, ayakkabı değişikliği istedim, reddettiler, terlik istedim onu da reddettiler. Revir talebimi de reddettiler. Ayaklarım çok acıyor anne’ dedi. Bunları duyduğumda çok kahroluyordum. Fakat Devlet Kapısı olduğu için elim kolum bağlıydı. Her gün oğlumun açlığını ve susuzluğunu duymak beni kahretti. Oğlumun şehadetinden 2 gün önce bir asker kaçmış. Komutanları askeri bulmaları için arazide sabaha kadar kaçan askeri arattırmışlar. Sonra hiç uyumadan, dinlenmeden talime devam etmişler. Yine güneşin altında saatlerce tüm erleri güneşin altında bekletmişler.”

‘ÇEŞMELERİN HEPSİNİN KIRIK OLDUĞUNU SÖYLÜYORDU’

Aslında Hayrullah Halit Karaman’da ölümcül belirtiler iki gün önce başlamıştı. Bunlar fark edilse kurtarılabilirdi. 23 Temmuz 2025 günü oğlu ile telefonda görüştüğünü anlatan Kamuran Kesmen şöyle konuştu:

“Oğlum ‘Anne bende unutkanlık başladı. Her şeyi unutuyorum. Bugün günlerden ne’ diye sordu. O günün çarşamba olduğunu söyledim. Meğer çoklu organ yetmezliğinin belirtilerinden birisiymiş. Şehadetinin sabahı yine oğlumla telefonda konuşurken “Anne çok susuzum, çok yorgunum, uykusuzum. Dolabı su ile doldur gelince kana kana içeceğim’ dedi. Oğlumla en son konuşmamız bu oldu.”

Aynı gün saat 17.50’de Kamuran Kesmen’in telefonu çaldı. Arayan bir askerdi. “Halit fenalaştı, düştü. Yoğun bakıma kaldırdık, gelebilirseniz gelin” dedi. Kamuran Kesmen İskenderun Devlet Hastanesi’nde yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Doktorun odasına girdik. Doktor ‘Oğlun yemekten zehirlendi’ dedi. Ben ‘Serum taktınız mı, midesini yıkadınız mı’ diye sordum. Doktor ‘Hayır’ cevabını verdi. Odaya komutan geldi, ‘Anne oğlun şehit oldu’ dedi. ‘Siz ne diyorsunuz, ben Halit’i görmek istiyorum’ dedim. Adını ‘Barış’ olarak bildiğim oğlumun askeriyesindeki komutan ‘Oğluna evinin yakınında mezar yeri al’ dedi. Ben fenalaştım.”

Anne Kamuran Kesmen önce uçakla İstanbul’a gönderilmek istendi. Oğlunu almadan gitmeyeceğini söyleyince bir konteynere yerleştirildi. Yanında bir hemşire görevlendirildi. Annenin ısrarı üzerine komutanlar çağırıldı. Soruşturmayı yürüten üç komutan geldi. Anne “Oğlumu neden susuz bıraktınız’ dediğinde komutanlardan birisi “Anne sosyal medyadan duydukların yalan haberler” dedi. Kamuran Kesmen ifadesine şöyle devam etti:

‘Ben ‘Ne sosyal medyası benim oğlum her telefon açtığında ‘Anne su yok, susuzuz’ diyordu dedim. Soruşturma komutanlarından biri, Barış isimli komutanına dönerek ‘Anneye cevap ver’ dedi. Barış isimli komutan da ‘Su var, yemekhanede’ dedi. Ben ‘Nerede su var, oğlum çeşmelerin hepsinin kırık olduğunu söyledi’ dedim. Komutanı oradan uzaklaştırdılar.'”

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!