UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camisi’nin restorasyon sürecinde, kubbe yazılarında yapılması planlanan değişiklikler büyük tepki topladı.
ANKA’nın haberine göre; kubbe yazılarının aslı bozulacak şekilde restorasyonu öngören proje, Edirne İdare Mahkemesi’ne taşındı.
‘YÜRÜTMEYİ DURDURMA’ KARARI
Mahkeme, Selimiye Camisi’nin ana kubbe yazılarındaki değişiklik önerisine ilişkin açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Edirne İdare Mahkemesi kararında, Yüksek Kurul’un onayladığı projeyle ilgili tüm belgelerin talep edildiğini belirtti.

‘ESERİN İMHA EDİLMESİ’
Tarihçi, yazar İlber Ortaylı, Edirne Selimiye Camisi’nin kubbesi için planlanan restorasyon programına tepki göstermişti.
Ortaylı, kubbenin restorasyonu için yapılması gerekenleri İhya mı, İmha mı? yazısıyla açıklarken, “Konu hakkında yetkili mercileri Edirne Selimiye Camii’nin aslının korunması için acil müdahaleye davet ediyor, üst kurul tarafından verilen kararın iptalini talep ediyoruz” demişti.
Ortaylı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Kültürel varlıklarımızın korunması, gelecek nesillere aktarılması ‘aslımı bozmadan onarmak’ esasına bağlı kalınarak restore edilmektedir. Aslı bozularak yapılan restorasyon ihya edilecek eserin imha edilmesidir” ifadelerini kullanmıştı.
İlber Ortaylı’nın sosyal medya paylaşımı şu şekildeydi:
“Edirne Selimiye Camii Kubbe Yazılan Restorasyonu: İhya mı, İmha mı?
Dünya kültür mirasının en önemli eserlerinden sayılan ve Mimar Sinan’ın yüksek sanat anlayışıyla Türk-Islam mimarisine damgasını vurmuş olan Edirne Selimiye Camii’nin kubbesine, çinilerine, taş ve mermerlere işlenmiş bulunan yazılar aslen 16. yüzyılın meşhur hattatı Ahmed Şemseddin Karahisari’nin (ö. 1566) talebesi Hattat Hasan Çelebi (5.1594) tarafindan yazılmıştır.
Bu kapsamda;
1. Edirne Selimiye Camii’ndeki Hasan Çelebi’ye ait Karahisari ekolündeki yazılar kesinlikle muhafaza edilmelidir.
2. Edirne Selimiye Camii’nin hiçbir yerine günümüz hattatlarından herhangi birisinin yazısı kesinlikle yazılmamalı, 450 yıllık bu tarihi mirasta, yaşayan bir hattatın imzasına yer verilmemelidir.
3. Tarihi camilerimizin dönemine ait yazıları konusunda uzman hattatlar ve hat sanatı akademisyenleri, restorasyon için oluşturulan bilim kurullarında yer almalı, bu konuda ayrıca danışma heyeti oluşturulmalıdır.
4. Selimiye Camii’ndeki yazılarda tespit edilen imlå hataları varsa bunlar tashih edilmeli ve âyetlerin yanlış yazılması sebebiyle çoğu zaman anlam bütünlüğünü bile ortadan kaldıran bu tür sehivleri de muhafaza etmeye yönelik aşırı korumacı bir tutumdan vazgeçilmelidir.
5. Hat ve tezyinat konulanında da birden fazla uzmandan teşekkül eden heyetler oluşturulmalı, bilim kurulundaki mimar, sanat tarihçi vs. branşlardaki uzmanlar yerine, doğrudan hat ve tezyinat uzmanı olan heyet üyelerinin ortak kanaatiyle hat ve tezyinata müdahale karan alınmalıdır. Hat veya tezyinat hususunda özel bir ihtisası olmayan bilim kurulu üyelerinin sadece kendi ihtisas alanlarıyla ilgili konulardaki görüşleri dikkate alınmalıdır. Kültürel varlıklarımızın korunması, gelecek nesillere aktarılması ‘aslımı bozmadan onarmak’ esasına bağlı kalınarak restore edilmektedir. Aslı bozularak yapılan restorasyon ihya edilecek eserin imha edilmesidir.
Konu hakkında yetkili mercileri Edirne Selimiye Camii’nin aslının korunması için acil müdahaleye davet ediyor, üst kurul tarafından verilen kararın iptalini talep ediyoruz.”

RESTORASYON FACİALARI
Öte yandan Selimiye Camisi’nin restorasyon sürecine tepki gösteren vatandaşlar geçmişteki faciaları hatırlattı.
Kocaeli’nin simge yapılarından Orhan Camii’nin kubbesi, 2007’de yapılan restorasyonda süslemeler beyaza boyanmıştı. O dönem büyük tartışmalara yol açan bu restorasyon, Edirne Selimiye Camii’nin restorasyonuna ilişkin tartışmalar sürerken yıllar sonra sosyal medyada yeniden gündem oldu.

21 Aralık 2016 tarihinde restorasyon çalışmaları tamamlanan Nasrullah Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden ibadete açılmıştı.
Sosyal medyada “badana yapılmış”, “eski hatlar kaybolmuş” gibi eleştiriler öne çıkmış, bazı uzmanlar, restorasyon sonrası caminin “çok büyükçe bir han” gibi göründüğünü, önemli yazı levhalarının kaldırıldığını ifade etmişti.

Restorasyon işi yapan firma olan Gürsoy Grup, restorasyon sürecinde çimento esaslı derz ve sıvaların temizlendiğini, özgün ahşap tavan ve kapı korkuluklarının korunarak temizlendiğini, şadırvanın cephe estetiğiyle uyumlu hale getirildiğini savunmuştu.
Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy ise yaptığı yazılı açıklamasında, Nasrullah Kadı Camii’nde kapsamlı onarım çerçevesinde yapılan uygulama ile orijinal süslemelerin badana ile kapatıldığı hatta yok edildiği iddiasının sosyal medya üzerinde gerçeği yansıtmayan bir gündem olarak yer bulduğunun görüldüğünü söylemişti.

Ayrıca Mimar Sinan’ın eseri Fatih’teki Haseki Külliyesi’nin bir bölümünün de kahvaltı salonuna dönüştürüldüğü belirtilmişti. Yaklaşık 500 yıllık eserin, kahvaltı salonuna dönüştürülmesi eleştirilere neden olmuştu.

Şile ilçesindeki Ocaklı Ada Kalesi olarak da bilinen tarihi kale, 2015 yılında restore edilmiş; restorasyon sonrası ortaya çıkan görüntü “facianın” sembolü hâline gelmişti.
Restorasyon sonrası kalenin görüntüsü sosyal medyada “Sünger Bob’a benzetildi” gibi benzetmelerle dalga konusu olmuştu.