1. Haberler
  2. Analiz
  3. Sevgi ve sevinç

Sevgi ve sevinç

featured

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

Çok sık kullanılır; üzerine en büyük teorisyenlerden, sıradan insanlara kadar hemen hemen herkes bir söz söylemiştir. Ne var ki pek az kişi ayrıntılarıyla düşünmüştür.

Sevgiden bahsediyorum. Herkes kendine göre bir sevgi tanımı yapar ve herkesin kendine göre bir sevgi pratiği vardır. Dolayısıyla kavram konusunda bir evrenselleştirmeden bahsetmeyeceğim; ama konuya eleştirel yaklaştığımı da gizleyemem.

Söylendiği kadar çabuk, hızlı hissedilip, tüketilen bir duygu değil sevgi… Bence tüm duyguların temelini oluşturuyor. Nasıl ki sosyal bilimler tüm disiplinlerin üzerinde bir yerdeyse, sevgi de tüm duygular üzerinde bu kadar kapsayıcı bir güce sahip…

Kendiyle zıt olan duyguları bile içeriyor; çünkü her şey sevgiyle başlıyor. Sevmeden hayat yaşanmaz. Sevmeden başarılı olunmaz, sevgiden yoksun hiçbir şey hayatın gerçeğine uygun değildir.

İnsan sevdiği için kendini korur, sevdikleri için yaşamı yeniden, severek üretir.

Sevgi en çok da sevinci içerir. Üzüntü ve keder de sevgiden ileri gelir; ama sevinç bu büyük kavrama hepsinden daha çok yakışıyor.

Kendini onun yerine koyarak, mutluluğuyla mutlu olmak, sevinmektir sevmek. Bu aslında yaşamı sevmektir; birlikte mutlu olmak, sevdiğinin mutluluğuyla mutlanmak, zorluklara karşı galip gelmenin sevincidir. Bu yüzden sevinç sevgiye sımsıkı bağlanır. Emeğin, bir hayatı kurmak için verilen mücadelenin buluştuğu noktadır sevmek.

                          “Üşüdüysen söyle sevgilim; seni bir kat daha seveyim.”

                                                                                                Cemal Süreya 

MUTLULUK KİŞİSEL GELİŞİM İLE GELMEZ

Kişisel gelişim kitaplarında anlatılan türden bir ”sevgi” emeği, hayatı yeniden kurma düşüncesini içeren bir özgürlük anlayışını içermez; kendinden menkuldür. Bireycidir, bir bireysel yükseliş modeli kurmaya çalışır. Tüm mutlukluk vaadleri kapitalizmin sınırları içerisine hapsolmuştur.

Vatanı sevmek, insanı sevmek bu türden bir anlayış içerisinde kendine yer bulamaz. Kişisel gelişim telkinlerine maruz kalan birey, gerçek zenginliğin eşit ve özgür bir toplumla mümkün olabileceği gerçeğine çoktan kulaklarını kapatmıştır. Ona göre bireysel gelişim ayakta kalmanın biricik yoludur. Bu hâliyle ne ülke gerçeğini görebilir ne de geleceği… Gerçek bir sevgi yaratma yeteneğinden uzaktır.

TÜRK DEVRİMİ

Meşrutiyetlerle başlayan, Cumhuriyet ile olgunluk aşamasına ulaşan Türk devrimini anlamak ve savunmak bugünün en önemli gerçeği…

Türk Devrimi’ni tamamlama görevi aynı zamanda, tam bağımsız bir Türkiye’ye ulaşmanın gereği, hakkını hukukunu bilen bir yurttaş olmanın şartıdır. Modernizmi içselleştirmiş bir Türk toplumunu oluşturmak zarureti yine Türk Devrimi’ni tamamlamaktan geçiyor. Bu gerçekleri, kapitalizmin ışığını canlı tutmaya çalışan kişisel gelişim kitaplarında bulamazsınız. Dolayısıyla onlar üzerinden toplumu ve siyaseti anlayabilmek, doğru sonuçlara ulaşmak mümkün değil.

Bugün reel politiği veya Cumhuriyet’in kurucu partisi CHP’de olanları anlamak ya da değerler sistemiyle ilgili yozlaşmanın kaynaklarını görebilmek Türk devrim tarihini bilmek ve anlamakla doğrudan ilişkilidir.

ALTI OK

Cumhuriyet; Türk kimliğini hakettiği yere taşırken, Türk ulusu üst kimliğinde birleşen her bir bireye de hakları, hukuku olan yurttaş olmayı vaddetti. Dayanışmacı, tutumlu, vatan sevgisini yaşamın her alanında hissetmeyi amaçlayan bir toplum oluşturmaya çalıştı. Tüm bunlar toplumu bir arada tutan en önemli değerlerden… Siyaset alanında bunun üst yapısı; CHP’nin ambleminde, bugünkü mevcut CHP yönetiminin koşar adım kaçtığı altı okta somutlaşmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi, bugün Sezgin Tanrıkulu gibi; ulus devlet, üniter devlet alerjisi olan tiplerden kurtulup; halkçı, laik, devletçi, milliyetçi, cumhuriyetçi, devrimci özüne dönmediği sürece hiçbir seçimde başarılı olma şansına sahip değil.

Türk Devrimi’ni tamamlayan program altı oktur. Dayanışmacı, emeğin değerini bilen bir toplum oluşturmak bu programı eksiksiz uygulamaktan geçmektedir.

Sevgisizliği körükleyen, paylaşım ve dayanışma duygusunu ortadan kaldıran kapitalizmi aşacak yeni bir sisteme ancak Türk Devrimi’ni tamamlayarak ulaşılabilir.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 18 Eylül 2023, 14:53

    Cumhuriyetimizin özünü ne güzel anlatmışsınız varolunuz.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!