1. Haberler
  2. SEO
  3. Sine-i millet nedir? Siyasette sine-i millet ne anlama gelir?

Sine-i millet nedir? Siyasette sine-i millet ne anlama gelir?

Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele’yi başlattığı ve ordu görevinden ayrıldığı süreci başlatan sine-i millet, bugünlerde yaşanan krizlerden dolayı yeniden gündeme geldi. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın sine-i millet çıkışının ardından Özgür Özel’e de sine-i millet seçeneğini tercih edip etmeyecekleri soruldu. Herkes sine-i millet ifadesinin anlamını merak ediyor.

featured

Sine-i millet Türk tarihi bakımından büyük önem teşkil eder. Bir kurtuluşun sembolü olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün başvurduğu söylem ve eylemselliktir. Bu bakımdan meşru otoritenin sunduğu seçenekler dışında halk hareketine, ihtilalci yönteme, halkın meşru haklarıyla hareket etmek için oluşturulmuş örgütlü zihniyet ve pratiğe işaret eder.  Peki, son zamanlarda da gündeme gelen sine-i millet kapsamlı olarak nedir?

SİNE-İ MİLLET NEDİR?

Sine-i millet, meşru yönetimin sunduğu yaşam alanının dışına çıkarak ihtilalci bir tavırla, halk hareketiyle, halkın meşru müdafaa hakkıyla vereceği mücadeleyi ifade eder. Bir başkaldırı dahilinde olan sine-i millet, yüce Türk milletinin yüksek onur ve şerefiyle Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurtuluş ve hürriyet mücadelesi olarak 1919’da kullanılmış bir kavramdı. Son dönemlerde çıkan sine-i millet kullanımlarının böylesi bir gerçeklikle uyumlu olmasa da hatırlatıcı olması itibariyle sansasyonel bir etki bıraktığı olgusu mevcuttur. Sine-i millet; emperyalist işgal, despotizm, saray hükümranlığı, karşıdevrimci darbe gibi hususlarda ön plana çıkan bir seçenek olarak görülür. Türk milletinin yüksek onurlu ve şerefli mücadelelerinin her alanında bulunan sine-i millet başvurusu her dönem için şartlar olgunlaştığı takdirde uygulanması şartıyla saklı tutulur.

SİNE-İ MİLLET ANLAMI

Sine, “göğüs” anlamına gelirken mecazi olarak TDK sözlükte “bir şeyin içi, derinliği, özü; bağır, gönül, yürek” anlamlarına gelir. Sine-i millet ise mecaz haline gelen bir ifadeyle “milletin bağrına, derinliğine, yüreğine sığınmak, buradan kopmak” anlamlarına gelir. Bahisteki millet çekincesiz şekilde Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle Türk milletidir. Sarayların, işbirlikçilerin ve düşman zırhlılarının ittifakına karşı onur, şeref, namus, direniş, toplum ruhu ve zekanın birleştiği büyük bir gücün mahiyeti olarak ön plana çıkar. Bu nedenle sine-i millet toplumsal başkaldırı anlamına gelen önemli bir toplumsal refleks mekanizmasıdır.

CUMHURİYET TARİHİNDE SİNE-İ MİLLET

– Türk tarihinde ilk sine-i millete yönelmek, Mustafa Kemal Atatürk’ün emperyalizme karşı direnişinde, tam bağımsızlık mücadelesinde ortaya çıkmıştır. Bu yönelmeye şu cümlesiyle ifade eder: “Bundan sonra gaye-i mukaddese-i millîyemiz için her türlü fedakârlıkla çalışmak üzere sine-i millette bir ferd-i mücahit suretiyle bulunmakta olduğumu arz ve ilan ederim”

– 1946 tarihinde CHP’nin, belediye seçimlerini, Demokrat Parti’nin hazırlanmamasını fırsat bilerek öne çekmesi nedeniyle DP saflarında sine-i millete yönelmek gündeme geldi.

– 1946 tarihinde Başbakan Peker’in DP Genel Başkanı Adnan Menderes’e yönelik “Psikopat” ifadesi kullanmasından dolayı “sine-i millete avdet” değerlendirilmesi yapılmıştır.

– 1947 yılında DP içerisindeki aşırılar ile ılımlılar arasındaki bölünme neticesinde gündemden inmeyen bir konu olmuştur sine-i millet. Bu sayede DP’nin her zaman gündemde tuttuğu bir hadise olarak belirir.

– 27 Mayıs’tan sonra emekli General Ragıp Gümüşpala’nın önderliğinde kurulan Adalet Partisi’nde hışımlılar ve idealistler olarak bir bölünme söz konusuydu. Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda idealistlerin adayı Ali Fuat Başgil’in “gerici” şeklinde ifade edilerek mahkûm edilmeye çalışılması neticesinde Genel Sekreter Şinasi Osman “Ankara’da can ve mal emniyeti sağlanıncaya dek sine-i millete dönülmesini” teklif etti.

– 1989 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Turgut Özal’ın, partisi ANAP’ın üçüncü parti konumuna gerilemesine rağmen Cumhurbaşkanı adayı olması neticesinde DYP ve SHP sine-i millete gideceğini söyledi fakat bu gerçekleşmedi. Özal’ın cumhurbaşkanı olması sonucunda istifa edeceğini belirten Milletvekili Murat Sökmenoğlu sözünü tutmuştur.

– 1990 yılında DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel ANAP’ı erken seçime zorlamak için sine-i millet çağrısı yapmıştır.

– Refah Partisi’nin laikliğe karşı faaliyetlerinden dolayı kapatılmasıyla Fazilet Partisi kuruldu. Fazilet Partisi’ne de kapatma davası açılması neticesinde 40 milletvekilinin parti kapatılırsa sine-i millete gideceği çağrısı gündeme gelmiştir.

– 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin AKP itirazı neticesinde iptal edilmesi neticesinde Meral Akşener “24 Haziran’da yapılan genel ve 31 Mart’ta yapılan yerel seçimleri yeniden yapalım. Eğer bu çağrımız kabul edilmezse CHP ile birlikte sine-i millete dönelim” ifadesini kullanmıştır.

BOLU BELEDİYE BAŞKANI TANJU ÖZCAN’DAN SİNE-İ MİLLET AÇIKLAMASI

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına ilişkin yaptığı açıklamada “Topyekün ‘Sine-i Millet’e dönmeyi konuşmanın zamanı geldi diyen Özcan, açıklamasında, “Artık bardak taştı, 16 milyon İstanbullunun başkanı, 86 milyonun Cumhurbaşkanı adayı Sayın Ekrem İmamoğlu sabahın köründe sözde PKK/KCK soruşturması gibi uyduruk bir gerekçeyle gözaltına alındı. Milleti salak yerine koymayın! Zavallı aklınızla PKK/PYD’nin yöneticisi Apo’yu içeriden çıkartıp İmamoğlu’nu mu içeri atacaksınız? sayın genel başkanımız dahil olmak üzere tüm partilerin genel başkanlarına çağrımdır. Bu ceberut iktidar halkın oylarıyla seçilen TBMM’yi ciddiye almıyor. Yine seçilmiş belediye başkanlarını çalıştırmadığı gibi gayri ciddi gerekçeler ile görevden alıyor. PKK/YPG kurucusu terörist başını içerden çıkartıp yerine halkın helal oylarıyla seçilmiş yöneticileri içeriye almaya hazırlanıyorlar. Bu darbe ortamında ne milletvekillerinin ne de belediye başkanlarının sağlıklı bir şekilde halka hizmet etmeleri mümkün görünmüyor. Bu yapılanları normal, rutin uygulamalar gibi görmek ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ demek mümkün değildir. Hal böyleyken hala saf bir şekilde bu yapıyı demokrasiye davet etmenin, sükûnet ve kınama mesajları yayınlamanın gereği kalmamıştır. Artık söz bitmiştir! Muhalefetin tüm milletvekilleri ve belediye başkanlarının toplu olarak ‘sine-i millete’ dönmesi 1. gündem olarak masaya konulmalı ve gerekir ise tereddütsüz ve firesiz bir şekilde hayata geçirilmelidir. Sonrasında da bırakalım bu ceberut yapı bunu Aziz Türk milletine ve dünya kamuoyuna anlatsın” ifadelerini kullandı.

CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL’İN SİNE-İ MİLLET CEVABI

Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması neticesinde Saraçhane’de açıklamalarda bulunarak sine-i millet tartışmalarında “Sine-i millet meselesini daha önce de ifade ettik. Karşımızdaki yapı olgun sindirmiş ahlaki bir yapı olmadığı için siz bugün sine-i millete gittiğinizde sizin yerinize o koltukların yarısını bile kalanlar Anayasa’yı referandumsuz değiştirme imkânı elde ederler. Sine-i millet erken seçim getirse 6 ay önce sine-i millete çekilirdik. Boykot meselesi de önümüzde biz eğer parlamento çoğunluğunu alacak bir güçlü muhalefetini tuttuysak zaten cumhurbaşkanını değiştireceğiz. Biz ilk önce milletten aldığımız emanete sahip çıkmaya çalışmalıyız. Önerileri sonrasında uzun uzun tartışırız” dedi.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!