1. Haberler
  2. Analiz
  3. Siz bu davayı kaybetmek üzeresiniz

Siz bu davayı kaybetmek üzeresiniz

featured

Ayça Sezer Naz yazdı…

Benzer bir yazıyı 29 Mart tarihinde yazmışım.

Aslında aylardır her yerde benzer bir şeyler yazmış durmuşum.

Bugünlerde ekranlarda boy boy izlediğimiz lider buluşmaları ta o zamandan planlanmış olmalı ki bakın, yazılanlar artık kehanet olmaktan çıkmış önümüze servis ediliyor.

DEM Parti CHP’de, CHP AK Parti’de, AK Parti bilmem kiminle vs..

Yerel seçim bitti ve öncelikli konuya bakar mısınız: Yeni Anayasa!

Anlayacağınız dert bitti, tasa bitti, yoksullluk işsizlik bitti, imar, çevre, deprem, felaket bitti… Her şey ama her şey bitti ki Türk siyaseti artık gece gündüz Anayasa görüşmeleri yapıyor.

Öyle bir yapıyor öyle bir yapıyor ki gören arkada atlı var sanıyor.

•••

Ya hu! Sahnedeki bu adamların son 20 yılı birbirini yiyerek geçmedi mi?

En ufak olaydan, en büyük memleket meselesine, hatta deprem felaketinden, çocuk tacizine ortak sorunlarda bile çözüm üretemeyip kavga eden bu kesimler şimdi ne oldu da Anayasa gibi yüksek mertebeden bir iş için kolayca anlaşır oldular?

Size de bir tuhaf gelmiyor mu arkadaşlar, yoksa ben mi bir tuhafım?

Gladyo bozması İyi Parti ile etnikci CHP kendi kontenjanlarından 40’a yakın eski Tarafcı, Nurcu, Süleymancı, bölücü şahsı vekil yaparken, bu abuk subuk insanların Meclis’e rastgele mi seçildiğini sandınız?

Ya da ne bileyim, artık AK Parti, CHP, Dem Parti ve bazı ne idüğü belirsizlerin ‘hiç ortak zeminleri yok’ filan mı sanıyordunuz?

Meclis’te MHP olmadan da çıkabilecek bir Anayasaya oynandığını sayılar anlatmıyor muydu?

Bunu öngörmek için Hz. Peygamber inse o bile size bunu matematikle izah ederdi ama birileri gene de tebliğ almazdı sanırım.

Hakikaten ne hayal gördü ‘O birileri’ ben anlamış değilim.

Apaçık ve alayı; Cumhuriyet, Atatürk ve Türklük düşmanı bu adamların anlaşamadıklarına, benim gibi bir taşra hukukçusu bile inanmazken, kocaman koltuklarda oturan cin gibi adamlar mı inandı? Cidden mi!

••••

Gerçekten şaşıranlar oluyor ya!

Ben onlara ‘daha bir gerçekten’ şaşıyorum.

Şimdi sorarım size: MHP veya Cumhuriyetçi Türk çocukları, ya da vatanseverler… Hangi kesimde artık…

Cumhuriyetin son sığınağı ‘İlk 4 Madde’ için ne yapmalıdır ki bu cehennem ittifakı dursun.

Türk çocukları şu saatte neye karşı ve hangi aşamada örgütlenebilir?

Hangi savunmayı yapıp hangi argümanı kullanabilir?

Kendi ellerimizle seçmedik mi bu adamları biz!

•••

Biz demişken arkadaşlar; Bize ait bir şeyin yani  ‘kazanılmış hakların’  kaybedilmesi konusuna geleyim.

Mevcut bir hakkı kaybetmek onu tekrar kazanmaktan katlarca daha zordur.

Örneğin; kaybedilmiş ve kesinleşmiş davaların doğurduğu kaybi sonuçlarının telafisi çok zordur.

Kaybedilmiş davaların da bir daha görülmesi usulen çetrefil iştir.

Haklar dünyasında bir kazanım, kaybına nazaran öyle zor ve kat’ i kurallarla, öyle olağanüstü şartlarda vücuda gelir ki onu geri kaybetmek, korkunç ve vehimdir.

Ceza Hukukuyla uğraşanlara malumdur. ‘Kesin hükümlere yeniden yargılama açmak; karışık, istisnai, itibar görmeyen  başvurular, uzun süreçler, muhattapsız hak aramalar, okunmayan dilekçeler demektir bizim dünyamızda.

Hak aramakla geçen süre, cezadan muaf edilmez.

Ve kişi içerde yattığıyla, cezasının infazıyla bir de kesin hükmün ağırlığıyla kalır.

İşte bu sebeple bazı davalar varlık yokluk meselesidir aslında.

Savunmayı zayıf tutarsanız bu size özgürlük, gurur, haysiyet, para ve zaman kaybı olarak döner.

Vaktinde verilmeyen savunma sizi yok oluşun eşiğine getirir.

Saati geçmiş adaleti kendiniz tesise kalkışsanız belli ki namlular size dönecektir artık.

Haklı olduğunu kanıtlamak haksız olduğunu kanıtlamaktan çok daha zordur.

O halde sorarım size ‘bu dava kaybedilmiş bir dava’ haline gelince, hangi olağanüstü kanun yoluna gideceğiz biz?

Çevrili bir cezaevinde sesimizi nasıl ve kime duyuracağız?

Yanlış ve felaket sebebi bir karardan nasıl sağ ve sağlıklı çıkacağız?

•••

Şimdi size bir avukat için müvekkile söylemekte en zorlandığımız cümleleri kuracağım.

‘Bugün gelinen nokta bir felaket kıyısıdır’ arkadaşlarım.

İster ciddiye alın ister almayın.

İster eleştirin ister saçma deyin.

Ben yine de dürüst bir hukukçu gibi sizi ikaz edeceğim.

“Siz bu davayı kaybetmek üzeresiniz.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 7 Mayıs 2024, 18:50

    Kökümüzü kazımak isteyenleri başımızın üstüne koyduk.Ne kadar uyarsanız da azdır.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!