‘Siz tutuklamaya devam deyin, mahkeme bırakırsa bırakır’

İzmir Casusluk kumpası hakim ve savcılarının yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Savunma yapan sanıklardan Mehmet Sedat Erbaş, duruşma savcısı olarak görev yaptığı ‘Casusluk’ davasından önce İzmir Adliyesi’nde savcıların da katıldığı toplantılar yapıldığını anlattı. Savcı Zafer Kılınç'ın kendisine delilleri göstermediğini söyleyen Erbaş, tutuklama kararlarıyla ilgili de eski İzmir Başsavcıvekili Kadir Gülcü'nün 'Siz tutuklamaya devam deyin, mahkeme bırakırsa bırakır' dediğini iddia etti.

‘Siz tutuklamaya devam deyin, mahkeme bırakırsa bırakır’

Gamze Çınlar / Veryansın Tv

İzmir Askeri Casusluk davasına bakan 12 eski hakim ve savcı hakkında ‘mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte eylemde bulundukları’ gerekçesiyle “görevi kötüye kullanma” suçundan açılan davanın ilk duruşması görüldü.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nce görülen duruşmaya kumpas iddianamesini yazan eski savcı Zafer Kılınç, duruşma savcısı sanık Mehmet Sedat Erbaş ve eski üye hakim sanık Dilek Öztürk katıldı.

Zafer Kılınç savunmasında aynı konularda Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nde “görevi kötüye kullanma” suçundan yargılandığını belirterek, dosyaların birleştirilmesini talep etti.

Sanık Dilek Öztürk de hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

İZMİR ADLİYESİ’NDE TOPLANTILAR YAPILDI

Sanıklardan Mehmet Sedat Erbaş ise “Örgütle bir irtibatım yok, lanetliyorum, bu adamlarla hiçbir bağım yok” ifadelerini kullandı. Erbaş, İzmir Adliyesi’ne atandığında görev verilen dosyalarla ilgili iddianameler hazırladığını, zor iddianameleri de başarıyla tamamladığını, tanınan ve sevilen bir savcı olduğunu savundu. Erbaş, İzmir Casusluk davasından önceki dönemde İzmir Adliyesi’nde savcıların da katılımıyla toplantılar yapıldığını, bu toplantılarda mevcut faaliyetlerle ilgili bilgiler paylaşıldığını, Zafer Kılınç’ın da bu toplantılarda bilgi verdiğini anlattı.

ZAFER KILINÇ DELİLLERİ GÖSTERMEDİ

İzmir Adliyesi’nde (kapatılan) Özel Yetkili İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne “başarılı bir savcı” olduğu için atandığını ileri süren Erbaş, sadece duruşma savcısı olarak görev yaptığını kaydetti. Erbaş, duruşma savcısı olmasına rağmen davayla ilgili delillerin savcı Zafer Kılınç tarafından kendisine gösterilmediğini, soruşturmayla ilgili bilgi verilmediğini, Kılınç’ın savcı Hüseyin Alaybay ile çalıştığını iddia etti.

İş adamı Bilgin Özkaynak’ın evinden çıktığı iddia edilip İzmir Askeri Casusluk davasına dayanak gösterilen sözde ‘Pandora’ veritabanı ile ilgili de konuşan Erbaş, Pandora’da açılmamış bilgiler olduğunun söylendiğini ancak veritabanını görmesine Zafer Kılınç’ın izin vermediğini söyledi. Erbaş, Pandora hard diskinin sanık eski savcı Hüseyin Alaybay’a verildiğini öğrendiğini belirtti.

FETÖ’den ihraç edilen eski savcı Zafer Kılınç Edirne’den Yunanistan’a firar etmek üzereyken yakalanmıştı.

ESKİ BAŞSAVCIVEKİLİ ‘SİZ TUTUKLAMAYA DEVAM EDİN’ DEDİ

Erbaş savunmasında tutuklama kararlarına ilişkin de konuştu. Eski savcı Hüseyin Alaybay’ın davanın üçüncü celsesinde tutukluluğa devam yönünde talepte bulunacaklarını ifade ettiğini anlatan Erbaş, kendisinin tahliye istediğini ancak eski İzmir Başsavcıvekili Kadir Gülcü’nün “Siz tutuklamaya devam deyin, mahkeme bırakırsa bırakır” dediğini iddia etti.

“Açık olarak olayın ardındaki gerçeği bilseydim, ya davayı çekerdim ya da tahliye talep ederdim” diyen Erbaş, beraatını istedi.

KUMPAS HAKİMİ YÜZ FELÇİ GEÇİRDİ

Duruşmada, İzmir Askeri Casusluk davasının görüldüğü kapatılan Özel Yetkili İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı olan sanıklardan eski hakim Atilla Rahman’la ilgili bir ayrıntı ortaya çıktı.

Mahkeme, başka dava kapsamında tutuklu bulunan eski hakim Atilla Rahman’ın talimatla ifadesinin alınmasını istedi. Ancak Rahman mahkemeye dilekçe göndererek, talimatla savunma alınması yönteminden vazgeçilmesini ve SEGBİS sistemi aracılığıyla savunma yapmak istediğini bildirdi. Atilla Rahman’ın avukatı Uğur Karadağ ise 4 Eylül’de mahkemeye gönderdiği dilekçede müvekkilinin yüz felci geçirdiğini ve hastanede tedavi altına alındığını kaydetti. Karadağ, müvekkilinin bu sebeple de SEGBİS’le duruşmaya katılamayacağını ve mazeretli sayılmasını talep etti.

Mahkeme kararında, Atilla Rahman’ın gelecek celse SEGBİS üzerinden mahkemede hazır edilmesine karar verdi. Katılmayan diğer sanıkların bir kısmının talimatla bir kısmının da SEGBİS yoluyla ifadelerine başvurulmasına hükmedildi. Mahkeme ayrıca, mağdurlar Berhan Saylan, Bilgin Özkaynak, Durmuş Eray Güçlüer, İsmail Volkan Şahin, Musa Ünsal, Fatih Taymaz, Hami Çetiner ve Bülent Acar’ın davaya katılma taleplerini kabul edilerek, duruşmayı Aralık ayına erteledi.

İzmir Askeri Casusluk davasının mahkeme başkanlığını yapan ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ üyeliğinden meslekten ihraç edilen eski hakim Atilla Rahman tutuklandıktan bir süre sonra Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne kaldırılmıştı.

AKIL HASTANESİNDE YATMIŞTI

İzmir Askeri Casusluk davasına bakan eski İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Atilla Rahman, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ üyeliği gerekçesiyle meslekten ihraç edilerek tutuklanmıştı. Rahman tutuklandıktan bir süre sonra Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde kalmıştı. Daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Rahman, geçen yıl Aralık ayında İzmir’de FETÖ üyeliğinden aldığı 9 yıl 9 ay hapis cezasının  ardından yeniden tutuklanmıştı.

‘FETÖ ADINA TSK VE KAMU GÖREVLİLERİNİ İTİBARSIZLAŞTIRMA’

Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca, İzmir Askeri Casusluk soruşturma ve yargılamasında görev alan ve FETÖ üyeliği nedeniyle meslekten ihraç edilen eski hakim ve savcılar hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan hazırlanan iddianame Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Dosya Yargıtay’a gönderilmişti.

İddianamede şüpheli olan isimler şöyle: Eski hakimler (kapatılan 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı) Atilla Rahman, Serdar Ergül (firari), İsmail Kurt, Cahit Kargılı, Dilek Öztürk, Mehmet Ayan ile eski İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak, eski savcılar Ali Çelik, Zafer Kılınç, Hüseyin Alaybay, Mehmet Sedat Erbaş ve Mustafa Kayın.

İddianamede, 12 şüphelinin FETÖ adına faaliyette bulunarak, başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere bir kısım kamu kurumları ile buralarda görev yapan kamu görevlilerini itibarsızlaştırma gayesiyle hareket ettikleri belirtiliyor. Şüphelilerin, “İzmir Askeri Casusluk soruşturma ve kovuşturma sürecinde usul ve yasaya aykırı işlem tesis ederek mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte eylemde bulundukları” ifade ediliyor.