Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen iller arasında yer alan Diyarbakır’a giden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kentte bulunan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi’nde (GAMER) değerlendirme toplantısı düzenledi.
Bakan Soylu, toplantının ardından açıklamalarda bulundu.
FAHİŞ KİRA ARTIŞLARI
Fahiş fiyat uygulamak isteyenlere izin verilmeyeceğini ifade eden Bakan Soylu, “Fahiş kira artışları deprem bölgesinin deprem kadar acıtıcı bir gerçeğidir. Bu bizi üzmektedir. Elbette devlet olarak gereğini yerine getiriyoruz. Vatandaşlarımızın karakollardan 112’ye kadar, savcılıklarımızdan her türlü kamuda başvurulabilecek noktaya kadar başvurmalarını istiyoruz. ‘Kiracıyım oturuyorum, sen çıkacaksın’… İnsanlara ikinci bir deprem yaşatmanın, afeti yaşatmanın gereği yok. Hukuk devletiyiz müracaat eder çıkarmak ister. Çıkarmaya da mahkeme karar veriyorsa çıkartır ama böyle bir şeyi istemek kiracıdan doğru bir yaklaşım değildir. Fahiş kira artışları doğru bir şey değildir. Kiracıyı çıkarmak doğru bir şey değildir. Zor durumdan istifade etmek isteyene izin vermeyeceğiz” diye konuştu.
‘YENİ YERLEŞİM YERLERİ’
Yapılacak yeni binalarla ilgili zemin çalışmalarının yapıldığını kaydeden Bakan Soylu, “Burada başından itibaren, özellikle deprem bölgesindeki şehirlerin boşaltılması veya nefeslendirilmesi ve gerek arama kurtarma çalışmalarının gerek enkazların zamanında hızlı bir şekilde kaldırılması için strateji olarak uyguladık. Antalya’dan başka illere kadar, Türk Hava Yolları ve otobüsler de dahil olmak üzere ve bir kısmının araçların yakıtlarını karşılamak suretiyle böyle bir adımı attık. Hem çabuk toparlayabilmek hem hasarın tüm boyutunu tekrar anlayabilmek ve bu tabloyu ortaya koyabilmek için böyle bir adım atıldı. Bu adımla birlikte de şu anda hızlı bir şekilde hem enkazlar kaldırılıyor hem de şehirlerin yeni yerlerinin yapılması planlanmasında adımlar atılıyor. Elbette ki şehirlerin kendi hafızası var. Bu hafızayla da bir araya gelebilmek için bütün valilerimizin koordinasyonunda ve bakanlarımız da iştirak etti, ediyorlar ve edecekler de. Şehrin odalarından, borsalarından ve bu meseleye müzahir teknik odalarından aynı zamanda şehrin eşrafı belediyesi, siyasetçisi, hep beraber bir araya gelerek, bu kadar büyük süreç içerisinde yeni yapılacak yerlerin nerede olması gerektiği ve bilimsel olarak alt yapısının nerede olması lazım diye hep beraber değerlendiriyorlar” ifadelerini kullandı.
GÜVENLİK PERSONELİ SAYISI
Depremin ardından bölgedeki güvenlik güçlerinin sayısının 3 katına çıkarıldığını aktaran Bakan Soylu, şöyle konuştu:
“Bu esnada da, güvenlik konusunda işin başından itibaren bu bölgedeki güvenlik sayısı 3 katına çıkarıldı. Bekçisinden, polisine, jandarmasına kadar, takviye edilen güvenlik birimlerimize kadar, bu bölgede 3 katına çıkardık. Çünkü girilmemesi gereken enkazlar var, korunması gereken enkazlar var, bütün bunları yapan bir anlayışı gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Burada enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor. Bir kısım enkazları kamu araçlarıyla kaldırıyoruz. Bir kısım enkazlarımızı özel sektöre yükleyerek kaldırıyoruz. Özellikle acil kaldırılması ve yıkılması gereken binalarla ilgili hemen bütün illerimizde gerekli hazırlıklar yapıldı. Gerekli yüklenicilere bunlar verildi. Çünkü bunlar nitelikli binalar, nitelikli yıkım gerektiriyor. Bunun için de bütün yükleniciler çalışmalarına başladılar. Ağır hasarlı binalar için, artçı depremler devam ediyor. Vatandaşlarımızın ağır hasarlı binalardan uzak durması gerekir. Aksi takdirde geçmişte yaşadığımız acı tecrübeleri tekrar hep birlikte yaşarız. Çünkü şu anda, biraz önce Niğde’de de oldu, dün de oldu, artçı depremler hala devam etmektedir. Hasarlı binalardan uzak durulması gerekir. Vatandaşımız eşyasını taşımak istiyor ve ‘benim evim az hasarlı’ diyerek ‘eşyamı alacağım’ diyor, ağır hasarlı eve girmek istiyor, asansör dayıyor, asansörün girebilmesi için bazı duvarları kırıyor ve o binada yeni bir hasar oluşturuyor ve o binayı yeniden hareketlendiriyor. Bunların her birisi yanlıştır. Her birisi yeni bir riski oluşturmaktadır. Buradaki çağrılarımıza kulak verilmesi ve mümkün olduğu ölçüler içerisinde çağrılarımıza yönelik hareket edilmesi esastır. Fahiş fiyatla beraber milletimizin canını acıtanların peşindeyiz. Bunu da yanlarına bırakmayacağımızı, olağanüstü halin bize sağladığı bütün imkanları sonuna kadar kullanacağımızı ve vatandaşlarımızı burada mağdur etmek isteyenlere de zaten o paranın da bir hayrı gelmez. O kazancın da bir hayrı da gelmez. Bu dünyaya da öteki dünyaya da bir faydası olmaz, olmayacaktır da.”