İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Göç İdaresi Başkanlığının kuruluşunun 9. yılı dolayısıyla düzenlediği iftar programına katıldı. Programda konuşan Bakan Soylu, Türkiye’nin sığınmacılara evsahipliği yapmasını övgüyle anlattı.
Soylu, “Benim en büyük üzüntüm bu bilmeyenler güruhu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletimize hitap ederken, hakikaten cehaletin en yüksek noktasını ortaya koymaya çalışıyorlar. Bunu bir siyaset meselesi ve bunu bir oy meselesine döndürmeye çalışıyorlar.” dedi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun göçmen politikası konusunda yaptığı eleştirilere bir kez daha yanıt veren Soylu, “Sefil gibiler çok açık söyleyeyim, Türkiye’de göçmen politikası üzerinden, göç politikası üzerinden siyaset yapan ve oy devşirmeye çalışanlar sefildirler. Bunun müsebbibi biz değiliz ki.” açıklamasını yaptı.
2020 yılında Avrupa’da sınır dışı başarı oranının yüzde 18, Türkiye’de ise yüzde 40 olarak kayıtlara geçtiğini savunan Soylu, “Elbette ki görmek için bakmak gerek. Bizim içimizdeki bugün Batıya tapanların gözlerine perde çekilmiş. Bunu görecek halleri yok. 11 yıldır şu ülkenin göç yönetimine, göç politikasına, buradaki arkadaşlarımın emeğine, göç yollarında mağdur olan o insanlara iftira edenler, üç kuruşluk siyasi menfaat için bu meseleyi tahrik etmeye çalışanlar, bu çelişki görmezler. Bir gün olsun Batılı dostlarının yüzüne bu gerçekleri vurmazlar. Bu ülkenin İHA yapmaktaki başarısından bile rahatsız olanlar, elbette ki göç yönetiminde de bu ülkenin aldığı yükün ağırlığını, sorumluluğunu, burada ortaya koyduğu performansı hakkaniyetle takdir edemezler. Hayatında bir tane sınıra gitmemiş, bir sınır güvenlik sistemi incelememiş, bir tane geri gönderme merkezi ziyaret etmemiş, bir tane göç mevzuatı okumamış insanlar, göçle ilgili tek bilgisi, sokakta gördüğü iki tane göçmenden ibaret olan, onların da statüsünü bilmeyen insanlar, hemen her gün kalemi klavyeyi eline alıp yazılar döşeniyor. Ekranlara çıkıp ahkâm kesiyor, meclis kürsüsüne çıkıp saçmalıyor. Hiçbir sorumlulukları yok, istedikleri yalanı söyleyip geçiyorlar. Bugün bir tanesi köşe yazısı yazmış. Yalan yanlış bir iki tane asayiş olayı sıralamış ve hüküm vermiş. Bunları örtbas edeceksiniz, sınır dışı etmeyeceksiniz diye. Biz bugüne kadar tam 317 bin 98 kişiyi sınır dışı ettik. 2016’dan bugüne kadar 19 bin 336 Suriyelinin de asayiş sorunları sebebiyle ülkeden çıkışı sağlandı. 2020 yılında Avrupa’da sınırdışı başarı oranı yüzde 18, bizde yüzde 40 olarak kayıtlara geçmiştir ve 2022 yılında, geçen yılın aynı dönemine göre sınır dışı başarı oranı yüzde 73 artışla yüzde 41.2 olmuş. Sayıda 20 bin 636 olarak gerçekleşmiştir” dedi.
Bak efendi sana iki çift lafım var, biz sizin kişisel çıkarlarınız için ülkeme doldurduğunuz en az 10 milyon ne olduğu belli olmayan güruh ile entegre olmayacağız. Bunu kafanıza sokun bir kere! İkincisi sizin ne bir göçmen politikanız var ne ”politikanız” var. İstanbul nüfusu 50 milyona dayandı. Adrese teslim Afgan elemanlarınız hâlâ gelmeye devam ediyor, görüyoruz, istemiyoruz. Bu ülke babanızın çiftliği değil. Eğer babanızın çiftlikleri varsa ki vardır. O çiftliklere bu kardeşlerinizi alın, kendiniz bakın,sokağa salmayın! İstemiyoruz.Bu kadar! Benim ülkemde emekli insanlarıma 2500 TL veriyorsunuz bunlara en az 5000 TL veriyorsunuz.Kendi cebinizden verin. Benim alın terimden, milletimin hakkından kesip bunlara veremezsiniz.
Görünen köy kılavuz istemez derler..yürüyerek sınırı geçen afganlar, Pakistan, Bengaldeş vs gibi, suçlumu suçsuzmu ne idüğü belirsizler, kamyon kasalarında yakalananlar, muz yiyenler, sokağa sandalye atıp dayılananlar, kadınların videolarını çekip yayınlayanlar…
Ev ve kira fiyatlarının anormal artması….konuşmasından, artık bu sığınmacı sorununun devlet yöneticileri isteksizliği ile çözüme kavuşmadığını anlıyorum..
Bunu, Karadenizli yada Kürt diyerek benzetmesi de ayrı bir olay..
Ümit Özdağ, ilk seçim sonrasında bu sorunu çözmeni bekliyoruz ve eminiz ancak sen çözersin..
Reyiz, herşey 2011de CIA başkanı Panetta’nın “ABD seni Sünnilerin halifesi yapacak Emevi camisinde namaz kılacaksın.” sözüne inanmanla başlamadı mı!
Turkiye de ki iktidar, ABD istedi diye Suriye iktidarina dusmanlik yapmasaydi , yuzbinlerce insanin olumune ,milyonlarca Suriye dusmani terorist Suriyelinin ortaya cikip ,Turkiye’nin ulusal yapisinin tahribine yol acilmamis olabilirdi.