‘Suriye’de güç devri yaşandı, özerklik hayali artık bitti’

İngiltere'nin önemli gazetelerinden The Guardian'da Martin Chulov imzasıyla 14 Ekim'de yayımlanan yazıda, ABD askerlerinin çekilmesiyle Suriye'de dengenin Rusya lehine değiştiği belirttildi. ABD'yi terör örgütü YPG'yi yalnız bırakmakla eleştiren yazar, 'Kürtler için özerklik hayali kurmak, gelinen bu noktadan sonra durma noktasına geldi' dedi.

‘Suriye’de güç devri yaşandı, özerklik hayali artık bitti’

Çeviri: ENGİN ÖZDEMİR / Veryansın Tv

ABD askerlerinin çekilmesiyle Suriye’de yeni bir dönem başladığını belirten The Guardian yazarı Martin Chulov, YPG/PKK’nın (Yazar yazı boyunca ‘Kürtler’ diye ifade ediyor) ABD’nin kendilerini koruyucusuz bıraktığı gerekçesiyle Moskova ve Şam ile büyük tavizler vererek görüşmelere başlamak zorunda kaldığını ifade etti. Yazar, YPG elebaşlarının “Ruslar bizi Amerikalıların bölgeye girmesine izin vermekle suçluyorlar” dedi. “Bunun için ağır bir politik bedel ödedik. Bu yüzden çıkarlarımız neyi gerektiriyorsa bundan sonra onu yapacağız, ne olursa olsun” dediğini de aktardı. TSK’ya yönelik kara propaganda malzemeleri de barındıran yazının (ara başlıkları bize ait) satır başları şöyle:

“Kürtler, Esad’a kapıyı açtıkları gibi, Rusya’nın gölgesi Suriye’nin ūzerine dūştü. ABD’nin bölgeden ayrılmasının etkileri, Orta Doğu’da daha belirgin bir şekilde göze batmaya başladı. Pazar günü saat 19: 00’dan hemen önce, Orta Doğu’nun bu bölgesine ani bir sessizlik çöktü. Sebebi ise yarım saat boyunca bölgenin Kürtleri internetten düşen bir haberi sindiriyordu: ‘Suriye hükümeti iki kasabaya geri döndü Menbiç ve Kobane’. Bu haber hızlı bir şekilde yayıldı ve sindirildi…

YPG ROMANTİKLİĞİYLE ŞEHRİ ANLATTI!

Bölgenin başkenti sayılan Kamışlı kısa sürede boşaldı. Normalde minibüs ve alışveriş yapanlarla dolup taşan yol ve sokaklar ürkütücü bir şekilde aniden durgunlaştı. Haberin şehre düşmesiyle beraber trafikle birlikte devlet memurları da ortadan kayboldu. Sanki hava aniden şehirden çekiliyor gibiydi ve şehre düşen bu haberin gerçekte tam da ne anlama geldiğini burada yaşayan sadece bir kaç kişi görebiliyordu. Bu, gücün el değiştirdiği andı. Korkmanın zamanı gelmişti… “Şimdi gitmelisin” dedi bir adam göz temasından kaçınarak. “Doğuda rejim kontrol noktaları var ve kalmak güvenli değil.”

O ve diğer Kürtler, son yedi yıl dışındaki tüm hayatlarını Şam’daki hükümetin kontrolü altında yaşadılar. Onların geri dönüşüyle beraber endişe ve ne yapacağını bilmez halde öylece kaldı.. Beşar Esad’ın 2012’de Kürtlere yarı özerklik vermesinden bu yana Suriye ordusu Kamışlı’nın merkezinde sayıca az da olsa varlığını sürdürmüştü. Ama şimdi güç el değiştiriyordu ve bu durum büyük bir belirsizliğe ve güvensizliğe neden oluyordu.

ETKİSİ SURİYE’Yİ AŞTI

Üsleri sadece 200 metre uzaktaydı. Kara bulutlar sınır boyunca uzanan kara yolunun üzerinde toplandı, parlak beyaz ışıkların göründüğü yolun sol tarafı Türkiye, sağ tarafında ise karanlığın içinde bir yerlerde Suriye ordusu bulunmaktaydı. Genelde gayretli ve titiz Kürt kontrol noktası muhafızları görevlerinden ayrıldı veya meşgul edildi. Farlarını yakmadan hız yapan tek tük otomobiller ve avazı çıkıncaya dek bağırtarak son surat sürülen kamyonlar, fetihler gelmeden önce belki de en son geceyi geçirdiler. Bir gün sonra, Esad rejiminin eyaleti ele geçirmesine izin veren Kürtlerin bu önemli haftanın sonunda değişen bu süreçte gerçekleşen olayların etkileri, Suriye’nin her tarafında Şam, Riyad, Bağdat, Kahire ve Körfez’de hatta çok daha uzaklarda hissediliyordu.

GÜÇ DEVİR TESLİMİ

Burada oynanan oyun aslında çok daha büyüktü; ABD’nin Suriye’deki etkisinin sona ermesi ve başka yerlerdeki gücü ve etkisinin azalmaya başlamasının sonucuydu. Kamuoyunda sergilenen güç devir teslimi, Esad rejimi ile Kürtler arasında gibi gösterilse de asıl güç kayması Irak’ı işgal ettikten 16 yıl sonra bölgeyi terk eden Washington’la Orta Doğu’da gücünü ve etkisini her geçen gün biraz daha artıran Moskova arasındaydı.

RUSYA GÜCÜNÜ PEKİŞTİRDİ

Rusya Orta Doğu’da gücünü daha da pekiştirmekteydi. Yaşanan bu olaylardan sonraki durumu kutlamak ister gibi, Vladimir Putin daha üç hafta önce ABD müttefikleri tarafından aşağılandığını hisseden Suudi Arabistan’ın Taç Prensi Muhammed bin Salman’ın ev sahipliğini yaptığı, 12 yıl sonraki ilk ziyareti gerçekleştirmek için Pazartesi günü Riyad’a geldi. İran’ın Suudi Arabistan krallığının petrol üretim merkezlerine karşı yaptığı saldırıdan sonra, taç prens Suudi çıkarlarını korumak için yemin eden müttefiki tarafından bir misilleme bekliyordu. Aksine Suudiler ABD tarafından terk edildiğini hissetti. Taç prens, bir hafta önce Riyad’daki lraklı liderlere şu soruyu soruyordu: “ABD’nin bize neler yaptıklarını gördünüz mü?” Bu “İnanılmazdı.”

Suriye’nin kuzeyinde, ABD, IŞİD’e karşı küresel mücadeleye öncülük etmesine yardım eden Kürtleri terk etme kararı, yerel halkı şaşırttı ve onlara çok az seçenek bıraktı. Eskiden SDF olarak bilinen Kürtlerin lider konumundaki Mazlum Kobani (Abdi Şahin), “Soykırıma uğramaktansa çok büyük tavizler vererek uzlaşıp halkımızı kurtarma yoluna gitmek zorunda kaldık” dedi.

BÜYÜK TAVİZLERLE MASAYA OTURDULAR

PKK liderlerinin önderliğindeki Kürtler, son günlerde Kamışlı’da Rus yetkililerin, Şam’la anlaşmalarının şartları hakkında görüşmelerde bulundu. Kürtler, ABD’nin kendilerini koruyucusuz bıraktığını unutmadan büyük tavizler vererek görüşmelere başlamak zorunda kaldılar. Arshan Mizgin Ahmed, “Ruslar bizi Amerikalıların bölgeye girmesine izin vermekle suçluyorlar” dedi. “Bunun için ağır bir politik bedel ödedik. Bu yüzden çıkarlarımız neyi gerektiriyorsa bundan sonra onu yapacağız, ne olursa olsun” diye ekledi.

ABD ÜSSÜ VURULDU

ABD Kuzey Suriye’den geri çekilirken, otoritesinden geriye kalanlar da test edildi. Bir jet Ain Issa yakınlarındaki bir ABD üssünü havaya uçurdu. ABD ordusu kim olduğunu söylemedi. Bir gün önce, karayolu üzerinde bir Kürt siyasetçi Türkiye’nin kontrolündeki Arap milisler tarafından idam edildi. Kürtler için özerklik hayali kurmak, gelinen bu noktadan sonra durma noktasına geldi. Artık yeni ittifaklar kurma peşindeler. İran ve Rusya şu anda bölgede baskın olan yabancı güçler. Bu bölgedeki yeni koşulları onlar dikte edecekler artık. İşler gerçekten değişti. ”