Suriyeli iş insanı: 'Suriyelileri göndereceğiz' diyorlar, güçleri varsa göndersinler bakalım

Suriye Uluslararası İş Derneği Başkanı Mahmut Osman, 'Türkiye'de işsizlik yok. İş beğenmezlik var. Biz parayla ilan veriyoruz, her yere ilan veriyoruz nitelikli, yetişmiş eleman bulamıyoruz' iddiasında bulundu. 'Suriyelileri göndereceğiz' söylemleri için de Osman, 'Güçleri varsa göndersinler bakalım. Karşılarında çok ciddi bir Türk iş adamı, Türk insanı duracaktır. Kardeşim sen benim işimi bozuyorsun, nereye gönderiyorsun, kimi gönderiyorsun?' dedi.

Suriyeli iş insanı: 'Suriyelileri göndereceğiz' diyorlar, güçleri varsa göndersinler bakalım

Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı'nın (TÜSES) "Göçün Ekonomi Politiği" konulu toplantısı geçen 27 Kasım Cumartesi günü İstanbul Taksim'deki Point Otel'de yapıldı.

Toplantıya özel konuk olarak davet edilen Türkiye merkezli Suriye Uluslararası İş Derneği Başkanı Mahmut Osman, "Suriyeli girişimciler Türkiye'de ne yapıyorlar? Ne hissediyorlar?" başlıklı bir konuşma yaptı.

Aslen Halepli olan Mahmut Osman, 30 yıldır Türkiye'de.

Mahmut Osman, Türkiye'deki Suriyelilerin iş yaşamındaki durumuna ve Suriyelilerle ilgili tartışma konusu olan başlıklarla ilgili Independent'in sorularını yanıtladı.

Kimi Türk vatandaşları sokak röportajlarında "Karşımda bir Suriyeli dükkan açtı vergi vermiyor" iddiasında bulunuyor. İş kuranlara bir ayrıcalık tanınıyor mu?

“Türkiye'de kim olursa olsun ister Suriyeli olsun ister Avrupalı, Amerikalı olsun burada bir işletme açınca işletmenin tüzel kişiliği Türk tebaasına bağlıdır. Ortakları kim olursa olsun. Çoğu zaman iş insanları işle mültecileri birbirlerine karıştırıyor. Çeşitli uluslararası kuruluşlarca mültecilere yönelik eğitim, sağlık noktasında tahsis edilen fonlar var. Bunlar aracılığı ile bakanlıklar ve kurumlar aracılığıyla Türkiye'deki iş insanlarına değil ama mültecilere çeşitli konularda hizmet sunulabiliyor. Bir Suriyeli sağlık kurumuna gidince bedava hizmet. Uluslararası bir kuruluştan, devletten yardım alındıysa o yardımı kullanmış oluyor. Ya da nakdi bir yardım gelmiş o aktarılıyor. Yoksa Türkiye hazinesinden alıp Türkiye'deki Suriyeli mültecilere bir şey verilmiyor.”

'PARAYLA İLAN VERİYORUZ NİTELİKLİ ELEMAN BULAMIYORUZ'

Bazı Türk iş insanları şöyle bir iddiada bulunuyor... "Türkiye'de şu an yabancı işçiler olmazsa üretim çöker çünkü bizim insanlarımız iş beğenmiyor, üretimi yabancı işçiler ayakta tutuyor" diyorlar. Sizin böyle bir gözleminiz var mı?

“Türk iş piyasasında yaklaşık 30 seneden fazla tecrübem var. Gerçekten de Türkiye'de bu gerçeği kimse görmek istemiyor. Türkiye'de işsizlik yok. İş beğenmezlik var. Biz parayla ilan veriyoruz, her yere ilan veriyoruz nitelikli, yetişmiş eleman bulamıyoruz. Yok… Türk de yok yabancı da yok. Ha kim var? İşini daha iyi konuma yükseltmek isteyen, daha iyi şartlarda iş arayanlar geliyor. Ama 'ben işsizim, işsiz kaldım' diyen Türkiye'de şu anda ne yabancı ne Türk var. Varsa bana gelsin. Adam gidiyor İŞKUR'a kayıt yaptırıyor sonra iş teklifi gelince şu şöyledir bu böyledir diyerek beğenmiyor. Hele hele iyi yetişmiş elemansa usta, tezgahtar konumundaysa bunlar yok. Gerçekten yok. Yabancı da yok, Türk de yok.”

Yani yabancılarda mı iş beğenmemeye başladı diyorsunuz?

“Bazı iş şartlarını iyileştirmek isteyen olabiliyor ama o da çok ender vakalar. Şayet olursa. Şu anda tornacı, frezeci gibi başka yetişmiş eleman gerçekten çok ciddi sıkıntı var. Yerli de yok, yabancı da yok. Dolayısıyla bu geldi benim iş fırsatımı aldı götürdü öyle bir gerçeğe yansıyan, dayanan durumu yoktur. Yani çalışmak isteyene iş var, bunu demek istiyorum. Türkiye'de iş yapma şartları var, rahat bir şekilde. Çalışmak isteyen herkese yetecek iş var.”

Suriyeliler ilk geldiklerinde o günkü koşullarda daha zor şartlarda çalıştılar. Artık Suriyeli işçiler de daha mı seçiciler? Daha mı çok haklarını istiyorlar?

“Türk toplumunu Türkiye'deki iş şartlarını daha iyi tanımaya başladılar. Tabi tanıdıktan sonra öyle kısa vadeli, yevmiyeci iş istemezler, uzun vadeli iş isterler. İstikrarlı, sigortalı bir iş isterler. Çalışma izni isterler. Yani bunlar onların doğal hakları. Türkiye'yi tanıdıktan sonra bunlar normal.”

Türkiye siyasetinde çok sık konu oluyor. Bazı muhalefet partileri iktidara gelmeleri halinde Suriyelileri kendi rızalarıyla ülkelerine göndereceklerini söylüyor. Suriye ile barışılsa bile Suriyeliler döner mi?

“Dönerler mi o başka ama gönderebilirler mi hayır gönderemezler. Güçleri varsa göndersinler bakalım. Karşılarında çok ciddi bir Türk iş adamı, Türk insanı duracaktır. Kardeşim sen benim işimi bozuyorsun, nereye gönderiyorsun, kimi gönderiyorsun? Kamplarda kalan birileri varsa belki onları gönderebilirler normal ama iş yapan, şu an iş pozisyonda mimar olsun, mobilyacı olsun bilhassa ara elaman dediğimiz usta konumunda olan insanlara gelecek iktidar baskı yapmaya kalkarsa karşılarında Türk iş insanlarını bulacaktır.”

Yani Suriyelilerin gönderilmesine önce Türk iş dünyası buna karşı çıkar diyorsunuz?

“Ciddi anlamda bir entegrasyon oldu. İç içe et tırnak gibi birbiriyle iş yapıyorlar, yardımlaşıyorlar. Burada Suriyeliler dışarıdan çok ciddi bir sermaye getirdiler. Kendi sermayeleri değil. Dışarıda tanıdıkları çevrelerinden çok ciddi sermaye getirdiler, yatırım yaptılar, yapmaya devam ediyorlar. Ciddi ihracat yapıyorlar. Günlük siyaset içinde çekişme olur herkes her şeyi diyebilir oy devşirmek. Siyasetçiler türlü türlü savlar ortaya koyabilirler ama uygulama noktasında zannetmiyorum bu kolay değil.”

Ne kadar Suriyeli vatandaşlığa geçti?

“Bildiğim kadarıyla 130 bin resmi rakam. Bu Türkiye'deki Suriyelileri arasında ciddi sıkıntı yaratıyor vatandaş ile vatandaş olmayanlar arasında. Vatandaş olmayan Suriyeliler ciddi anlamda bürokrasiden çekiyorlar. Uzun çalışma izinleri verilmiyor, altı ay veriliyor. İş insanları senede iki kere ailesini emniyete getirmek zorunda. Zamanının yüzde 20'sini bu bürokratik işlemlere ayırmak zorunda. Dolayısıyla vatandaş olan bunlardan kurtuluyor ama geniş kesim bunlarla cebelleşiyor.”

Suriyelilerin bayramlarda ülkelerine gitmeleri konuşuluyor. Siz Halep'e gidebiliyor musunuz?

“Hayır. O kadar kolay değil. Bunlar bayramlarda belirli bir şartlar altında belirli kesime izin veriliyor. Tekrar geri geliyorlar. Diyen kişi gitsin günde kaç kişi girip çıkıyor belli. Onlarla tabir edilebilecek rakamlar. Binlerle de değil.”