Suriyeliler için 180 yeni okul yapılacak

Milli Eğitim Bakanlığı ile AB Türkiye Delegasyonu arasında 100 milyon euroluk hibe protokolü yapıldı. Bu kapsamda çoğunluğunu Suriyeli çocukların yararlanacağı 180 yeni okulun inşaatının yapılmasını öngören protokol imzalandı.

Suriyeliler için 180 yeni okul yapılacak

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, Alman Kalkınma Bankası (KFW) Avrupa ve Asya’dan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Stephan Opitz’in katılımıyla Milli Eğitim Bakanlığında, “Türkiye’deki Mülteciler için Mali Yardım Programı” kapsamındaki “Kriz Zamanlarında Herkes için Eğitim-III” projesi kapsamında sağlanan ek 100 milyon avroluk hibe için protokol imza töreni düzenlendi.

Mustafa Safran, törendeki konuşmasında, Türkiye’deki Suriye uyruklu barınma altındaki çocuk sayısının yaklaşık 1 milyon 100 bin olduğunu belirterek, bu çocukların okullaşmasının önemine işaret etti.

575 MİLYON EUROLUK PROJE

Avrupa Birliğinin desteği ve Dünya Bankası ve Alman Kalkınma Bankası aracılığıyla yürütülen Kriz Zamanlarında Herkes için Eğitim projelerinin, eğitim alt yapısının güçlendirilmesinde önemli katkılar sunduğunu dile getiren Safran, “Projelerin başarılı olmasında en büyük nedenlerden biri AB ile bakanlığımız arasında projelerin çok kısa zamanda oluşturulması, hayata geçirilmesi ve sonuçlandırılması olmuştur.” değerlendirmesini yaptı.

Safran, bugün imza altına aldıkları projeye ilişkin şu bilgileri verdi:

“Protokol ile projelerimiz dahilinde hala devam etmekte olan 220 okul inşasına 180 yeni okul ve bir halk eğitim merkezi inşası ilave edilecek. Bu okulun 170’i okul öncesi, 10’u da ilkokul veya ortaokul olacak. Kriz Zamanlarında Herkes İçin Eğitim projelerinin başlaması ile İnşaat ve Emlak Dairesi Başkanlığımız tarafından yürütülen projelerin 575 milyon Avro’ya yükseldi. Projeler vasıtasıyla inşa edilen okul sayımız 220’den 401’e, kapsama alınan öğrenci sayısı da 160 binden 190 bine çıkarılacak.

SURİYELİLERDE OKULLAŞMA ORANI

Bu projede odaklandığımız nokta, okul öncesidir. Bugün yapmış olduğumuz projeler sonucunda Suriyelilerde okullaşma oranı yüzde 62’ye ulaştı. Suriyeli öğrencilerin ilkokullarda okullaşma oranı yüzde 96 iken 5 yaş grubunda okul öncesi yaş grubunda okullaşma oranı yüzde 33’tür. Dolayısıyla bu rakamlar okul öncesinde okullaşmanın artırılmasını gerekli kılmaktadır. Eğitim tesisleri, Türkiye’deki 19 yaygın şekilde Suriyelilerin ikamet ettikleri illerde inşa edilecek. Daha önce yürütülen 2 projede inşaatı öngörülen 220 okuldan 65’i tamamlandı. Kalan okulların bu öğretim yılında açılması için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz.”

Proje kapsamında yapılacak okullara dünyanın en iyi tasarımlarının yansıtılacağına değinen Safran, “İnşa edilecek 10 pilot okulda enerji verimliliği ve yeşil okul yaklaşımı başta olmak üzere çok sayıda yenilikçi yaklaşıma imza atılacak. Böylece MEB 2023 Vizyonu’na okul perspektifi açısından da yeni bir yaklaşımla katkıda bulunmayı düşünüyoruz.” dedi.

AB ile eğitimdeki iş birliğinin her yeni projeyle bir adım öteye taşınmasının mutluluk verici olduğunu dile getiren Safran, “Unutulmamalıdır ki bugün imza altına alınan projeyle ulaşılan 401 okulluk yatırım, Suriyeliler ve eğitim alanında ihtiyaç duyulan yatırımın ve ihtiyacın çok çok altındadır.” diye konuştu.

YEŞİL OKULLAR GELİYOR

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger de Türkiye ve AB’nin hiçbir çocuğun eğitimin dışında kalmaması için büyük gayret gösterdiğini anlattı.

Kayıp kuşakların yaşanmaması için Türkiye’de yürüttükleri programlar içinde eğitimin birinci öncelikleri olduğunun altını çizen Berger, “Bu çerçevede yaklaşık 1,5 milyar Avro eğitime ayrıldı.” dedi.

Bugünkü anlaşma ile yeni eğitim tesislerinin inşa edileceğini, ayrıca öğretmen eğitimi, dil eğitimi, öğretmen ve öğrencilerin farklı alanlardaki eğitimlerine katkıların da sağlanacağını aktaran Berger, “Yeni program ile özellikle okul öncesine odaklanılıyor. Okul öncesinden faydalanacak çocukların büyük bir kısmı Türkiye’de doğmuş çocuklar. Yeşil okullar da başka okullara emsal teşkil edecek. MEB, bizim Türkiye’deki en güçlü ortağımız. Biliyoruz ki bu çerçevede proje emin ellerde.” şeklinde konuştu.

Stephan Opitz ise Milli Eğitim Bakanlığı çalışanlarının büyük özveri göstererek projelerdeki işleri kısa sürede yerine getirdiğini anlattı.