Tanju Cılızoğlu'nu kaybettik

Türk basınının usta isimlerinden Değişim 41 gazetesinin kurucusu Tanju Cılızoğlu, Ankara'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Tanju Cılızoğlu'nu kaybettik

Türk basınının usta ismi Tanju Cılızoğlu hayatını kaybettik. 86 yaşındaki Cılızoğlu, bir süredir Ankara’da tedavi görüyordu. Tedavi sürecinde koronavirüse yakalanan ama yenmeyi başaran Cılızoğlu, amansız hastalığa bugün yenik düştü. Cılızoğlu'nun cenazesi 25 Ocak Pazartesi günü vasiyeti üzerine Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde toprağa verilecek.

TGC'DEN BAŞSAĞLIĞI MESAJI

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Tanju Cılızoğlu’nun ölümünün ardından bir mesaj yayınladı. Mesajda şu görüşler yer aldı

 “Değerli meslektaşımız Tanju Cılızoğlu’nu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Mesleğimize uzun yıllar başarıyla hizmet veren Cılızoğlu’nun  ailesinin, dostlarının ve meslektaşlarının acısını paylaşıyor, sabırlar diliyoruz.”  

Tanju Cılızoğlu’nun cenazesi 25 Ocak 2021 Pazartesi günü Hacıbektaş Çilehane Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

TANJU CILIZOĞLU KİMDİR?

1936 yılında Tokat’ta doğdu. Mesleğe 1956 yılında Vatan Gazetesinde başladı. Şehir, Her Gün, Yeni Tanin, Tercüman, Yeni Gün, Akşam Gazetelerinde ve THA’da çalıştı. Tiyatro 76 adlı aylık Siyasi Tiyatro Dergisi’ni yayımladı. Balaban, Heyamola, Aşkta Şiirler , Kırık Politika eserlerinden bazıları. Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü sahibi. Özgür Kocaeli’de de uzun yıllar köşe yazarlığı yapan Tanju Cılızoğlu 2004’ten bu yana sahibi olduğu Değişim 41 gazetesini çıkarıyordu.

'KİMSE ÖLÜME ÜZÜLMESİN'

Tanju Cılızoğlu'nun 2016'da yayımlanan "Güzel Yaşadım" isimli kitabının son kısmından:

Yaş 81...
Lütfedilen bir ömrün kıyıcığına vardı.
Geriye ne kaldı, belli mi?...
Belli...
Az kaldı.
Tek sevincim, giderken bir mikroba değil, doğanın mutlakiyeti ecele yenilmek.
Artık sıramızı savmak için ağaçlara, kurtlara, kuşlara, sevenlere, kızanlara hadi eyvallah diyeceğiz.
Bu anıların yayınlanması sonrasında zaman elverirse, gideceğimiz son yeri ve dostlarla son buluşmayı da kendimce nakışlayacağım.
Ölümüm de yaşadığım gibi olsun.
Varacağımız yeri önceden bilmek, yani görücü usulü ölmemek. Hacı Bektaş'ta İlhan Selçuk, Turhan Selçuk dostların yattıkları yerde, düşündüğümce önceden yapılmış bir mezar... Öyle şatafat, görkem değil, yalın sade bir son mekan...
Ve nerede ölürsek, son yolculuğa, dostlarımızın zamanları uyarsa, elleri ne kadar değerse, bir veda beraberliği...
Kimse ölümüme üzülmesin.
Hele sevenlerim hiç ağlamasınlar isterim.
Dostlarım, yol boyu ansınlar beni. Ve gömü işim bitince, dönerken saz ustalarının eşliğinde, Hacı Bektaş'ta gönüllerince bir akşam yemeği yesinler.
Uyarına gelirse toprağa bıraktıkları yerde, mezarımın başında flütlü, kemanlı, gitarlı minik bir dinleti olsun.
Hüzün dağılsın.
Hüzün sıvaşmasın dostlarıma.
Ve ben ola ki duyarım o konseri...
Üstümü örten toprağın içindeki tüm canlılar ve dahi komşularım duyarlar.
"Hoş geldin!" derler. "Hoş geldik!" deriz.

Veryansintv.com