Tarikatları temize çıkarmak için öyle bir senaryo yazdı ki... 'Müslüm Gündüz' gibi...

Fatih Nurullah'ın çocuk tacizi skandalının ardından tarikatları nasıl temize çıkartacaklarını şaşıran yazarlardan Süleyman Özışık, okurken güldüren bir senaryo ortaya attı. Senaryonun kaynağı da sözde polis telsizinden şahit olduğu diyaloglar...

Tarikatları temize çıkarmak için öyle bir senaryo yazdı ki... 'Müslüm Gündüz' gibi...

Uşşaki tarikatı lideri Fatih Nurullah'ın 12 yaşındaki kız çoçuğunu taciz etmesiyle tarikatlar sorunu yeniden gündeme geldi. Öte yandan iktidar medyasından çok sayıda yazar, tarikatları temize çıkarmak için çabalıyor.  Bunun son örneği Türkiye gazetesi yazarı Süleyman Özışık'tan geldi. Adeta akıl almaz bir hikaye uyduran Özışık, isim vermeden Fatih Nurullah olayını "Aczimendi Şeyhi Müslüm Gündüz baskınına" benzetti.

"Planlı bir komplo" senaryosu oluşturmaya çalışan Özışık'ın yazısının satır başları şöyle:

"28 Şubat döneminde Milliyet gazetesi İstanbul Anadolu Yakası bölge muhabiriydim. Bir gün gazeteden aradılar, “Derhal Kadıköy’e falanca adrese geç. Büyük bir operasyon yapılacak” dediler.

Atladığım gibi olay yerine gittim.

Ortalık ana baba günü âdeta. Bir medya ordusu orada polisin operasyon yapması için bekliyor. Ama operasyon bir türlü yapılamıyor.

Nedir, neyin nesidir anlamaya çalışırken yanı başımda bir polis şefinin telefon görüşmesine şahit oldum. Aradığı kişi o dönem Türkiye’yi ayağa kaldıran Aczimendi Şeyhi Müslüm Gündüz’dü…

İnanılır gibi değildi.

Biraz ötede Fadime Şahin ile aynı evde olan Müslüm Gündüz’e, “Hadi gecikiyoruz operasyon başlamak üzere, acele et” diyordu polis şefi. Sonra da yanındaki polislere dönüp, “Tamam, hazır bekleyin. Birazdan banyoya girecek, ikisini de uygunsuz durumda yakalayacağız” diyordu.

Sonuç?

Operasyon yapıldı, şeyh bozuntusu Müslüm Gündüz, Fadime Şahin ile uygunsuz durumda yakalandı. Türkiye ayaklandı, kıyametler koptu ve dönemin Başbakan’ı Erbakan postmodern darbe ile koltuğundan indirildi.

Bugüne gelirsek…

Dikkat ederseniz aylardır tarikat ve cemaatler üzerinden bir oyun oynanıyor. Şeyhlikle, tarikatçılıkla alakası olmayan Müslüm Gündüz gibi ipsiz sapsız tipler, küçük kızlara veya kadınlara tecavüze yeltenirken yakalanıyor.

Tıpkı 28 Şubat’ta olduğu gibi belli bir medya bunları alıp köpürte köpürte anlatıyor. Ne idüğü belirsiz tipler ekranda bardak gibi diziliyor, “Tarikatlar ve cemaatler kapatılmalı” diyerek ortalığı velveleye veriyor.

Sanki yeni bir 28 Şubat’ın köşe taşları döşeniyor..."