Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldı. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, “Sözleşmeden TBMM oylamadan vazgeçemezsiniz beyler” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı imzası ile Türkiye “İstanbul Sözleşmesi” olarak bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nden ayrıldı. Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi üzerinden yürütülen tartışmalar uzun zamandır sürüyor.
’28 ÇEKEN ŞUBAT AYINDA 35 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ AMA BİZ İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇEKİLDİK’
Kararın ardından Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, “İstanbul Sözleşmesi’ni kaldıranlara karşı topyekûn mücadeleye çağırıyoruz” açıklaması yaptı.
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü de “İstanbul Sözleşmesi’nden çıktık” demenin dikta rejimine doğru adım atmak olduğunu savunarak, şunları söyledi: “28 çeken Şubat ayında 35 kadın öldürüldü ama biz İstanbul Sözleşmesi’nden çekildik. Kim istedi, niye çekildik. Kime ne faydası var, sıkıntı neydi? Bitmeyen sorularla bu akşam medeniyetten bir adım daha geri çekildiğimizi hissettim, ürperdim. Bu ülkede bedenleri erkeklere peşkeş çekilen çocuklara, şiddet ile öldürülen kadınların geride kalanlarına hangi maskeyle bakacaklar, onu düşündüm. Oy zamanı taktıkları dindar, muhafazakâr maskeyle mi yoksa iktidar paylaşımında yapılan pazarlığın müstehzi gülüşüyle mi? Son aylarda güven yitiren iktidarın denize düşen yılana sarılır edasıyla yaptığı bu hamle ne yazık onurunu, gururunu taşıdığı sözleşmenin kendi sonunu da getireceği gerçeği ile yüzleştim. “İstanbul Sözleşmesi’nden çıktık” demek dikta rejimine doğru adım atmak demektir. İstanbul Sözleşmesi’nin ilk imzalayıcısı olan bir ülkenin böyle bir adım atması kadına karşı şiddetin desteklenmesine doğru bir adımdır.”
‘CUMHURBAŞKANI KARARIYLA FESHEDİLEMEZ’
İstanbul Sözleşmesi’nin hukuki açıdan Cumhurbaşkanı imzasıyla feshedilemeyeceğini kaydeden Güllü,
“Bunu kendileri de biliyorlar. Anayasa’nın 90. maddesi gereği iç hukuktan üstün olduğu için TBMM onayı ile kabul edilen sözleşmeden TBMM oylamadan vazgeçemezsiniz beyler. Birilerinin ağzına bir parmak bal sürmek için devletin hukuk ayarlarıyla oynamaya yönelik bir hafta içinde yapılan bu tür yanlışlar düzelir; ama tarih eğrileri yazmaktan hiç çekinmez. Böyle bir karardan “çocuklar istismar edilsin, kadınlara tecavüz edilsin ve şiddet yapılsın” sonucunu çıkarırım. Öldürülen, tecavüze uğrayan istismar edilen her bedenin dilleri olarak hak aramaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
‘MİLYONLARCA KADINI YOK SAYAMAZSINIZ’
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim ise sosyal medyada paylaşımında İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekilmesine ilişkin şöyle konuştu: “Bir Cumhurbaşkanı kararıyla bu gece İstanbul Sözleşmesi’nin fesih kararını sosyal medyadan gördük. AKP hükümeti ne kadar zor durumda ki toplumun çok ufak bir kesimini dikkate alarak milyonlarca kadının hayatını riske attı. Kadınları yaşatacak olan İstanbul Sözleşmesi’ni fesih ettiğini ilan etti. Milyonlarca kadını yok sayamazsınız, evlere kapatamazsınız, sokaklardan, meydanlardan silemezsiniz.”
Ataselim, Türkiye’nin dört bir yanında “Kararı geri çek, sözleşmeyi uygula” sloganıyla bugün (20 Mart) sokaklarda olacaklarını kaydetti, “Akın akın o kadınların yaşam hakkı için meydanlarda buluştuğunu göreceksiniz. Kadınlar, sizin tek kalemde yazdığınız kararlarınız ile can simidi olan sözleşmeden vazgeçmeyecek. İstanbul Sözleşmesi bir lafınızla imzalanmadı, bir lafınızla hayatımızdan çıkmaz” dedi.
Kendi yasanı kendin yap kardeşim. İstanbul sözleşmesiymiş! AB dayatıyor adını da sosluyor… yuttuk yani! Şiddet sözleşmeyle vs bitmez.