Tetikçi anlattı: Barut izi kalmasın diye elime işedim

FETÖ Borsası davasının itirafçısı eski AKP İzmir İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş'u evine polis kılığında giderek silahlı saldırı sonucu öldüren Yener Toğa, cinayet talimatını kendisine veren kişileri tanımadığını öne sürdü, kendisini 'Devlet için yaptım' diyerek savundu. Cinayet anını soğuk kanlı biçimde anlatan tetikçi, kaçtıktan sonra 'Elimde barut artığı kalmaması için elime işedim' dedi.

Tetikçi anlattı: Barut izi kalmasın diye elime işedim

GAMZE ÇINLAR / VERYANSIN TV

Ahmet Kurtuluş cinayetine ilişkin ulaştığımız iddianameyi aktarmaya tetikçi Yener Toğa’nın ifadesinin ayrıntılarıyla devam ediyoruz. Toğa’nın cinayet öncesini ve cinayet gününü ifadesinde oldukça soğuk kanlı biçimde anlatması dikkat çekti. İfadesinde cinayet talimatını veren kişilerle Erzurum İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde çalışan bir polis aracılığıyla iletişim kurduğunu, bunu da ‘mafyavari oluşumları merak ettiği için’ yaptığını iddia etti. Olaydan herhangi bir maddi kazancının olmadığını söyleyen Toğa, “Bu işi devlet için yaptım” dedi.

Tetikçi Yener Toğa’nın ifadesi şöyle:

‘İSTİHBARATÇI POLİS BELLİ ARALIKLARLA İŞ YERİME GELİRDİ’

Ben bugünkü tarihten yaklaşık 2 ay öncesine kadar memleketim olan Erzurum da erkek kuaförü olarak kendime ait iş yerimi işletmekteydim. İşlerimin kötü gitmesinden dolayı iş yerimi kapattım. Yine tarihten yaklaşık 1 yıl kadar önce kuaför dükkanıma … isimli şahıs traş olmak için geldiğinde kendisiyle tanıştık. Bu şahıs kendisinin polis olduğunu, Erzurum ilinde İstihbarat Şube Müdürlüğünde çalışan memur olduğunu söyledi. Belli aralıklarla işyerime gelerek traş olurdu.

Yener Toğa cinayet günü telefonda konuşurken bir marketin güvenlik kamerasına takıldı.

‘MAFYAVARİ OLUŞUMLARI MERAK EDERDİM’

Ben o dönemlerde özellikle ‘Youtube’ üzerinden mafyavari oluşumları merak edip sık sık eski mafya babalarının hayatlarını, yaşantılarını içeren video ve haberleri takip ediyordum. Yine telefonumdan bu tarz konuları takip ettiğim bir gün … iş yerime geldi. Benim izlediğim videoları görünce ‘Sen bunları meraktan mı izliyorsun yoksa bu tarz şeylere hevesin mi var’ deyince ben de kendisine ‘Ben bu konulara çok meraklıyım, ondan dolayı bu tarz videoları izliyorum’ dedim. O da bana ‘İstiyorsan şu an yıldızı parlak olan babalardan biriyle seni irtibata geçireyim, istersen onlardan birine seni arattırayım’ dedi. Ben de olur deyince … benim numaramı istedi. Ben de ona numaramı verdim. Beni çaldıracağını düşündüm ancak … kendi numarası ile beni çaldırmadı.”

Toğa, işlerinin kötü gitmesinden dolayı iş yerini kapattıktan bir ay sonra yurt dışından bir numaranın kendisi ile Whatsapp üzerinden önce mesajla ardından arayarak iletişime geçtiğini söyledi. “Lider isimli şahıs ‘Bizimle birlikte olmak istiyormuşsun’ deyince ben … olarak tanıdığım ve numaramı verdiğim polisin beni bu şahıslarla irtibata geçirdiğini düşündüm” diyen Toğa, ifadesine şöyle devam etti:

‘BİRİNİ İNDİRECEKSİN… DEVLET İÇİN YAPACAKSIN’

“Lider isimli şahıs bana ‘Sana bir iş vereceğiz, eğer bu işi sonuçlandırabilirsen aramıza katılabilirsin’ dedi. Bende kendisine nasıl bir iş olduğunu sorunca Lider bana ‘Birini indireceksin’ dedi. Bende ‘Tamam indireyim de ne için kim için yapacağım bunu’ diye sorunca Lider isimli şahıs da bana ‘Devlet için yapacaksın. Bu indireceğin adam hain, İzmir ilinde yaşıyor, bir sürü yolsuzluğu var. Bu adamın üstü çizilmiş, bunu kesin indirmen lazım, eğer yapamayacaksan telefonu kapatalım bir daha irtibata geçmeyelim, yapacağın olay gizli olacak, yakalanmayacaksın, faili meçhul kalacak, olayı yaptıktan sonra biz seni oradan aldıracağız. Bayramdan sonra da seni yurt dışına Gürcistan’ a yanımıza aldıracağız’ dedi. Ben de kendisine ‘Bugüne kadar yapamadığım hiç bir işim olmadı, bunu da devlet için yaparım’ dedim. Şahıs bana ‘Kendinden emin konuşuyorsun ama bu iş konuşmakla olmaz icraatla olur’ dedikten sonra tekrar arayacağını söyleyerek telefonu kapattı.

Şüpheli Yener Toğa’nın yakalanma anı.

Tetikçi Yener Toğa’nın ifadesine göre, söz konusu konuşmanın üzerinden 3-4 gün geçtikten sonra aynı numaradan kendisiyle yeniden irtibata geçildi ve İzmir’e gitmesi söylendi. Bunun üzerine Toğa aynı gün biletini alarak İzmir’e gitti.

İzmir’de çocukluk arkadaşı olan şüpheli Barış Yedibela’yı aradı. Arkadaşı onu bir pansiyona yerleştirdi. Kendisi de orada kaldı. Ertesi gün Yener Toğa tekrar Lider isimli şahısla irtibata geçti ve kendisini Ahmet Kurtuluş’a götürecek olan kişileri beklemeye başladı. Devamını ifadesinde şöyle anlattı Toğa:

‘ARACIN İÇİNDE SİYAH VE BEYAZ İKİ POŞET VARDI’

“15.00 sıralarında gri renkli plakasına dikkat etmediğim Connect tarzı bir araç yanıma yaklaştı. Araç içerisinde iki erkek şahıs vardı. Ortalama 60-65 yaşlarındaydılar. Aracın sağ ön koltuğunda oturan şahsa ‘Dayı siz mi beni almaya geldiniz’ diye sorunca o da ‘Evet biziz’ diyerek araca binmemi söylediler. Aracın arka yolcu koltuğuna geçerek oturdum. Arka koltukta biri siyah biri beyaz olmak üzere iki poşet vardı. Ancak poşetlerin ağzı kapalıydı, içerisinde ne olduğunu göremedim. Ayrıca koltuk üzerinde kırmızı renkli bir dosya içerisinde boş A4 kağıtları ile bir tane de kalem vardı…

Yola çıktıktan kısa bir süre sonra sağ ön koltukta oturan bıyıklı, hafif kirli sakallı 60-65 yaşlarında düzgün şiveli görsem tanıyabileceğim şahıs geriye dönerek ‘Yeğen hoşgeldin’ dedi. Sen buraya niçin geldiğini, ne yapacağını biliyor musun’ diye sordu. Ben de ‘Biliyorum’ dedim…

Lider beni tekrar aradı. Bana ‘Dosya yanında mı, al kalemi eline sana şimdi bir adres yazdıracağım, vuracağın adam bu adreste, adı Ahmet Kurtuluş, sana fotoğrafını da atacağım, fotoğrafa iyi bak, daha sonra fotoğrafı sileceğim, sen de telefonundan sil’ dedi. Bana kısa bir süre sonra Ahmet Kurtuluş’un fotoğrafını attı. Fotoğrafa baktıktan sonra fotoğrafı sildim…

‘POLİS YELEĞİNİ GİYİP, ŞAPKAYI TAKTIM…’

Bir yandan Lider ile konuşurken bir yandan da siyah poşeti açtım. Poşetin içerisinde polis şapkası, polis yeleği bir de füme renkli siyah pembeli yeşilli ince çizgili uzun kollu bir gömleğin olduğunu gördüm. Gömleği tişörtümün üzerine giydim. Beyaz poşeti açınca beyaz köpük yemek tabildotu içerisinde alüminyum folyoya sarılmış siyah renkli bir tabancanın olduğunu gördüm…

‘KONUŞTUĞUM REİS’İN KİM OLDUĞUNU BİLMİYORUM’

Polis yeleğini giydim, polis şapkasını taktım, tabancayı kontrol ettiğimde şarjörünün içerisinde yaklaşık 10 tane fişeğin olduğunu gördüm. Tabancanın sürgüsünü çekip bırakarak fişeği yatağa sürdükten sonra tabancayı belime koydum. Adrese doğru devam ederken yaklaşık yarım saat sonra Lider tekrar aradı. Bana ‘Bu işi yapacağından emin misin’ diye sordu. Ben de eminim diye cevap verince Lider bana ‘Dur telefonu Reise veriyorum’ diyerek telefonu bir başka şahsa verdi. Bu şahıs bana ‘Yener nasılsın, kendinden emin misin, yapabilecek misin’ deyince ben de ‘Eminim Reis’ dedim. Reis olarak benimle konuşan şahıs ‘Ahmet’in evininin önüne gidene kadar telefonu kapatma’ dedi. Ben de ‘Tamam Reis’ dedim ve telefonu kapatmadım. Ancak bu süre zarfında telefonla karşı tarafla hiç konuşmadık. Ayrıca ikinci konuştuğum Reis olarak Lider tarafından bana tanıtılan şahsın kim olduğunu bilmiyorum.

Lider’in bana yazdırmış olduğu adresi aracın ön tarafında oturan şahıslara söylemediğim halde bu şahıslar beni olay yerine kadar götürdüler. Daha sonra sağ ön yolcu koltuğunda oturan şahıs girmiş olduğumuz sokak üzerinde gidiş istikametimize göre sağ tarafta bulunan bir siteyi göstererek ‘Ahmet in evi bu sitede’ dedi. Yaklaşık 100 metre kadar ilerledikten sonra araç durdu, araçtan polis yeleği ve şapkasını giyinmiş halde elimde dosya bulunur vaziyette gösterdiği siteye doğru yürümeye başladım.”

Tetikçi Yener Toğa emniyetten çıkarılırken…

Tetikçi Toga, site görevlisini atlatıp Ahmet Kurtuluş’un dairesine ulaştıktan sonra olanları şöyle anlattı:

‘TETİĞE BASTIĞIMDA SİLAH İKİ KEZ TUTUKLUK YAPTI’

Kapıyı bana gönderilen fotoğraftan tanıdığım Ahmet Kurtuluş açtı. Kendisine ‘iyi günler’ diyerek ‘Ahmet Kurtuluş siz misiniz’ deyince ‘evet benim’ cevabı üzerine ‘kimliğinizi getirir misiniz’ deyince tamam deyip dış kapıyı aralıklı bırakarak evin iç kısmına doğru gitti. Bu esnada belimde bulunan tabancayı çıkartarak arkamda sakladım. Şahıs içerideyken bana hitaben ‘hayırdır memur bey’ deyince bende ‘adres beyanı için geldim’ dedim. Ahmet Kurtuluş kapıda gözükür gözükmez arkamda saklamış olduğum silahı göğsüne doğru doğrultarak tetiğe bastım ancak silah patlamadı. Silahın emniyetini açarak bir el daha ateş ettim. İkinci kez ateş etmek istediğimde silah tutukluk yaparak patlamadı. Bu sırada Ahmet Kurtuluş evin kapısını kapatmaya çalışınca ben de kapıyı kapatmaması için ayağımı araya koydum. Böylelikle kapı kapanmadı. Bu esnada mekanizmayı geri çekip yeniden fişek yatağına fişeği verip tekrar tetiğe bastım. Silah bu sefer ateş aldı. Ancak Ahmet’in yaralanıp yaralanmadığını görmedim. Sonra Ahmet’e doğru bir kaç el daha ateş ettim. Bu esnada kendimi kaybettim. Ahmet’in yere düşmesi üzerine silahı belime koyarak hızlı bir şekilde apartmandan dışarı çıktım.

Kapının önüne geldiğimde siteye girerken kapı önünde oturan iri yapılı adam ‘ne oluyor’ diyerek beni omuzlarımdan ve yakamdan kavradı. Bende ‘bırak beni, yukarda ateş ediyorlar’ diyerek kendimi sitenin dışına atmaya çalıştım. Bu esnada bu iri yapılı şahıs da beni tutmaya çalışıyordu. Sitenin giriş kapısını açtım. Bu şahıs benim site içerisinden dışarıya çıkmamı engellemek için sitenin dış kapısını kapatmaya çalıştığı sırada sol avuç içim kapı arasında kalarak yaralandı. Ben bu iri yarı şahsa ‘beni bırak, yukarıda adamı vurdular, git ona yardım et’ deyince şahıs bu sefer beni bıraktı.”

‘BARUT ARTIĞI KALMAMASI İÇİN ELİME İŞEDİM’

Olay yerinden hızla kaçan Toğa önce minibüse bindi daha sonra inerek bir taksiye bindi ve çocukluk arkadaşı olan şüpheli Barış Yedibela ile Kahramanlar semtinde buluştu.

İfadesinde “Elimde barut artığı kalmaması için elime işedim. Belimdeki silahı da köprü altında toprağı eşeleyerek oraya gömdüm. Elime sardığım kanlı vaziyetteki gömleğimi de orada yaktım” dedi. İfadeye göre, daha sonra tekrar minibüse bindi ve Yedibela ile birlikte evine yakın bir camiye giderek elini yüzünü yıkadı.

‘PİŞMANIM, DEVLETİM İÇİN YAPTIM’

Toga daha sonra Lider isimli şahsın gönderdiği iki kişi tarafından alınarak götürüldüğü evde 1 Haziran 2019’da polis tarafından yakalandı. Toga kendisini gözaltına alan polislere köprü altına sakladığı cinayette kullandığı silahın yerini gösterdi.

Lider isimli şahıstan kendisine para teklifinde bulunulmadığını ve böyle bir talebi de olmadığını iddia eden Toğa ifadesinde, “Çok pişmanım, ben bu olayı devletim için yaptım. Ben Lider isimli şahsın kim olduğunu bilmiyorum. Lider ismini de onun kod adı olduğunu düşünüyorum” dedi.