2019’un en iyi 10 yabancı filmi

2019 yılı, film dünyası için hem çok hareketli hem de çok verimli geçti ve geçmeye devam ediyor. Time dergisi listesine Tarantino imzalı Once Upon A Time In Hollywood ve Scorsese imzalı The Irishman gibi filmlerin dışında Jennifer Lopez’li Hustlers’ı da eklemiş.

2019’un en iyi 10 yabancı filmi

Time dergisi, 2019’un en iyi 10 filmini belirledi. 2019 yılının en iyi 10 filmini belirleyen Time dergisinin listesinin zirvesinde Pedro Almodovar imzalı Acı ve Zafer (Dolor y gloria) yer aldı.

2019 yılı, film dünyası için hem çok hareketli hem de çok verimli geçti ve geçmeye devam ediyor. Time dergisi listesine Tarantino imzalı Once Upon A Time In Hollywood ve Scorsese imzalı The Irishman gibi filmlerin dışında Jennifer Lopez’li Hustlers’ı da eklemiş.

İşte Time dergisine göre 2019 yılının en iyi 10 filmi…

HUSTLERS

Hustlers, Wall Street müşterilerine şantaj yapmak için bir araya gelen eski bir striptiz kulübü çalışanlarının hikayesini konu ediyor. Jennifer Lopez’in ekibin liderine hayat verdiği filmin kadrosunda Lili Reinhart, Constance Wu, Julia Stiles, Cardi B, Mercedes Ruehl gibi sanatçılar yer alıyor.

MAHALLEDE GÜZEL BİR GÜN

Amerika’nın sevilen ünlülerinden Fred Rogers ve ödüllü gazeteci Tom Junod arasındaki arkadaşlığa odaklanıyor. Gerçek olaylara dayanan filmde alaycı gazeteci Junod, gönülsüzce Bay Rogers hakkında bir yazı yazmayı kabul eder ve ikili birbirini tanıdıkça gazetecinin hayata olan bakış açısı değişir.

DOLEMİTE BENİM ADIM

“Dolemite Is My Name” 1970’lerde kaydettiği Dolemite komedi albümleri ve 1975 yapımı “Dolemite” filmi ile tanınan komedyen ve oyuncu Rudy Ray Moore’un hayatına odaklanıyor. Muhabbet tellalı ve kenar mahalle kahramanı bir karaktere hayat veren oyuncu “The Human Tornado”, “The Monkey Hu$tle” ve “Petey Wheatstraw” filmlerinde de aynı karakter olarak boy gösterdi. Sevilen komedyen 2008 yılında hayatını kaybetti.

KNİVES OUT

Suç romanı yazarı Harlan Thrombey, 85. yaş gününde evinde ölü bulunur. Meraklı bir araştırmacı dedektif olan Benoit Blanc gizli bir şekilde cinayet araştırmasında yer almaya başlar. Harlan Thrombey’nin ailesine soruşturma için başvurulur, ancak aile tam anlamıyla hiçbir işe yaramazdır. Blanc tüm bu yüzeyde görünenlerin altını kazımak ve tüm yalanları ortaya çıkararak Thrombey’nin ölümünün ardındaki gerçeği bulmayı hedefler. Başrolünü James Bond’umuz olan Daniel Craig’in üstlendiği filmin yönetmen koltuğunda “Asi Gençlik”, “Tetikçiler”, “Star Wars: Son Jedi” gibi filmlere imza atan Rian Johnson oturuyor. Polisiye türündeki filmin oyuncu kadrosunda Marvel sinematik evreninin Kaptan Amerika’sı Chris Evans, 2 Oscar adayı Michael Shannon, son olarak Harrison Ford ve Ryan Gosling ile birlikte Blade Runner 2049: Bıçak Sırtı filminde rol alan Ana de Armas ve Lakeith Stanfield gibi isimler yer alıyor.

PARAZİT

Bu Güney Kore filminde bir yanda soyla gelen servetin klasik bir tablosu. Diğer yanda ise Kim Ailesi, sokak zekası bakımından zengin ama başka hiçbir zenginliğe sahip değil. Şans veya kader olsun, bu iki ev halkı bir şekilde bir araya gelir ve Kim ailesi altın bir fırsatın varlığını hemen sezer. Kolej çağındaki Ki-woo tarafından manipülasyon konusunda yetiştirilen Kim çocukları, öğretmen ve sanat terapisti görevleriyle kendilerini Park ailesinin arasına çabucak yerleştirir. Kim’ler “vazgeçilmez” lüks hizmetler sunarken, Parklar ise habersizce evlerindeki her şeyi Kim ailesine kaybetmektedir. Ancak kısa sürede bu düzen bir tehditle karşılaşır. Asalak bir misafir Kim ailesinin yeni keşfettikleri konforu tehdit eder hale geldiğinde, vahşi ve zorlayıcı bir üstünlük mücadelesi patlak verir. Bu mücadele Kim ve Park aileleri arasındaki kırılgan ekosistemi yıkmakla tehdit etmektedir…

KÜÇÜK KADINLAR

İç Savaş sonrası Amerika’da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg, Jo, Beth ve Amy birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönmelerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı’na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır. Her türlü zorluğu birlikte göğüsleyen kardeşler bu süreçte asıl mutluluğun sevgi olduğunu anlar.

Louisa May Alcott’un klasikleşmiş romanından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda “Uğur Böceği” ile ilk yönetmenlik denemesini gerçekleştiren Greta Gerwig oturuyor. Gerwig’ın senaryosunu da kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda Aşıklar Şehri ile ilk Oscar ödülünü alan Emma Stone, genç yaşına rağmen, son olarak Uğur Böceği ile olmak üzere 3 Oscar adaylığı bulunan Saoirse Ronan, yaşayan en büyük kadın oyuncu sayılan Meryl Streep ve Beni Adınla Çağırfilmindeki performansı ile 22 yaşında Oscar adaylığı kazanan Timothee Chalamet yer alıyor.

EVLİLİK HİKAYESİ

Marriage Story, evli bir çiftin New York’tan Los Angeles’a kadar uzanan boşanma hikayesini konu ediyor. Evlilkleri parçalanmak üzere olan bir yönetmen ve onun oyuncu olan karısına odaklanılan filmde, çifitn yıpratıcı boşanma süreçleri anlatılıyor.

BİR ZAMANLAR HOLYWOOD’DA

Bir Zamanlar… Hollywood’da, hit bir dizide oynamış bir erkek TV aktörünün film sektörüne girmeye çalışması anlatılıyor. Rick Dalton, bir televizyon filmi aktörüdür. Dalton’ın başarılı bir western dizisi bulunmaktadır. Ancak Rick, kendini televizyondan uzaklaştırıp film sektörüne adım atmak istemektedir. Onun dublörü olan Cliff Booth ise bu konuda ona katılmaktadır. Ancak ikilinin yaşlarının ilerlemesiyle birlikte Hollywood’taki şansları da azalmaktadır. Hollywood’un yeni gözdelerinden olan Sharon Tate ise Rick’in komşusudur. Ancak Hollywood’un ışıltılarla dolu ve pervasız akışı, Tate’in ve dört arkadaşının Charles Manson tarikatı tarafından katledilmesiyle kesilecektir…

THE IRISHMAN

The Irishman, bir mafya tetikçisi olan Frank Sheeran’ın hayatına odaklanıyor. II. Dünya Savaşı’nda görev almış eski bir asker olan Frank Sheeran, yıllar boyu Bufalino suç örgütü için çalışmıştır. Birçok ünlü isim için dolandırıcılık, tetikçilik yapan ve ‘İrlandalı’ lakabı ile anılan Sheeran, aynı zamanda işçi sendikası memurudur. Frank Sheeran’ın hayatından kesitlerin sunulduğu filmde, Amerikan tarihinin en gizemli suç olaylarından biri olan işçi lideri Jimmy Hoffa’nın ortadan kayboluşuna da değiniliyor.

PAİN and GLORY

Hem İspanya’nın en özgün sinemacısı Almodóvar’ın hem de fetiş oyuncusu Banderas’ın muhteşem dönüşünü müjdeleyen Acı ve Zafer, Cannes’da eleştirmenlerin yıldız tablosunda en tepeye yerleşti ve izleyicilerin de olağanüstü övgüsüyle karşılandı. Oyuncularının hayranlık uyandıran performanslarının yanı sıra, canlı renklerin öne çıktığı görüntü yönetimi, aile bağlarının anlamıyla aşkın derinliğini işleyen sıcacık hikâyesiyle de gönüllerin Altın Palmiye’sini kazandı. Pedro Almodóvar’ın kendi yaşamından esinlenerek senaryosunu yazıp yönettiği Acı ve Zafer, yaşlandıkça eski şaşaalı günlerinin özlemini daha sık çeken dünyaca ünlü bir yönetmenin 1960’lardan günümüze yaşamöyküsünü çok duygusal ve çok kişisel bir bakış açısıyla anlatıyor. Elbette, Acı ve Zafer’i özel yapan durumlardan biri de Banderas’ın yönetmen rolünü üstlenerek yıllardır birlikte çalıştığı Almodóvar’ı canlandırması.