ABD’de dikkat çeken bir istifa krizi yaşandı. ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörü Joe Kent, İran’la yürütülen savaşa karşı çıkarak görevinden ayrıldı.
Kent, Donald Trump’a hitaben kaleme aldığı istifa mektubunda, savaşın hiçbir meşru gerekçesi olmadığını belirtti. İran’ın ABD için yakın bir tehdit oluşturmadığını vurgulayan Kent, sürecin “dezenformasyon kampanyalarıyla” şekillendirildiğini ifade etti.
İstifasının en çarpıcı bölümünde Kent, savaşın arkasında İsrail ve ABD’deki etkili lobilerin bulunduğunu belirterek, “İran’daki devam eden savaşı iyi niyetle destekleyemem. Bu savaşın İsrail ve onun güçlü Amerikan lobisinin baskısıyla başlatıldığı açıktır” ifadelerini kullandı.
Kent, Trump’ın geçmişte savunduğu “Önce Amerika” politikasından uzaklaşıldığını savunarak, yönetimin ilk döneminde bu çizginin daha net olduğunu belirtti. Üst düzey İsrailli yetkililer ve Amerikan medyasının bazı unsurlarının, İran’a yönelik savaş fikrini besleyen bir algı operasyonu yürüttüğünü ifade etti.
İstifa mektubunda dikkat çeken bir diğer nokta ise Irak Savaşı vurgusu oldu. Kent, İran’a yönelik sürecin, ABD’nin geçmişte Irak’ta sürüklendiği hatalara benzediğini belirterek, “Bu bir yalan ve aynı taktikler daha önce de kullanıldı” dedi.
Kent’in istifa mektubunun tamamı şöyle:
“Başkan Trump,
Uzun düşünmelerden sonra, bugünden itibaren geçerli olmak üzere Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü görevimden istifa etmeye karar verdim.
İran’daki devam eden savaşı vicdanen destekleyemem. İran, ulusumuz için yakın bir tehdit oluşturmuyordu ve bu savaşı İsrail ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle başlattığımız açıktır.
2016, 2020, 2024 yıllarında seçim kampanyanızda savunduğunuz ve ilk döneminizde uyguladığınız değerleri ve dış politikaları destekliyorum. Haziran 2025’e kadar, Orta Doğu’daki savaşların Amerika’yı vatanseverlerimizin değerli hayatlarından mahrum bırakan ve ulusumuzun zenginliğini ve refahını tüketen bir tuzak olduğunu anladınız.
İlk yönetiminizde, bizi sonsuz savaşlara sürüklemeden askeri gücü kararlı bir şekilde nasıl kullanacağınızı modern başkanlardan daha iyi anladınız. Bunu, Kasım Süleymani’yi öldürerek ve IŞİD’i yenerek gösterdiniz.
Bu yönetimin başlarında, yüksek rütbeli İsrailli yetkililer ve Amerikan medyasının etkili üyeleri, “Önce Amerika” platformunuzu tamamen baltalayan ve İran’la savaşı teşvik etmek için savaş yanlısı duyguları eken bir dezenformasyon kampanyası yürüttüler. Bu yankı odası, İran’ın Amerika Birleşik Devletleri için yakın bir tehdit oluşturduğuna ve şimdi saldırmanız durumunda hızlı bir zafere giden açık bir yol olduğuna inanmanızı sağlamak için kullanıldı. Bu bir yalan ve İsraillilerin bizi, ulusumuzun en iyi erkek ve kadınlarının binlercesinin hayatına mal olan felaket Irak savaşına çekmek için kullandıkları aynı taktiktir. Bu hatayı tekrar yapamayız.
11 kez savaşa katılmış bir gazi ve İsrail tarafından uydurulmuş bir savaşta sevgili eşim Shannon’ı kaybetmiş bir Şehit Eşi olarak, Amerikan halkına hiçbir fayda sağlamayan ve Amerikan hayatlarının bedelini haklı çıkarmayan bir savaşta savaşmak ve ölmek üzere gelecek nesli göndermeyi destekleyemem.
İran’da yaptıklarımızı ve bunları kimin için yaptığımızı düşünmenizi rica ediyorum. Cesur adımlar atmanın zamanı geldi. Yönünüzü değiştirip ulusumuz için yeni bir yol çizebilirsiniz ya da daha da gerilemeye ve kaosa doğru kaymamıza izin verebilirsiniz. Kartlar sizin elinizde.
Yönetiminizde ve yüce milletimize hizmet etmek bir onurdu.”
Helal olsun. Dürüst adam !
………………………….