ABD Başkanı Donald Trump, dün Maduro’nun ABD’ye getirilmesine ilişkin basın açıklaması yaptı.
Bir gazetecinin Maduro’nun düzenlenen saldırılardan yaklaşık 12 saat önce Çin heyetiyle görüşmesine ilişkin soruya Trump, “(Çin Devlet Başkanı Şi Cinping) ile çok iyi bir ilişkim var, bir problem olmayacak. Petrole sahip olacaklar, insanların petrole sahip olmasına izin vereceğiz.” dedi.

ÇİN’DEN ‘DERHAL SERBEST BIRAKIN’ ÇAĞRISI
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada ise ABD’nin, Maduro ve eşini güç kullanarak ülkeden kaçırmasından derin endişe duyulduğu belirtildi.
ABD’nin eyleminin, uluslararası hukuk, uluslararası ilişkilerin temel normları ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartının amaç ve ilkelerinin açık ihlali olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“ABD’yi, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin kişisel güvenliğini güvenceye almaya, onları derhal serbest bırakmaya ve Venezuela hükümetini devirme girişimine son vererek sorunları diyalog ve müzakere yoluyla çözmeye çağırıyoruz.”
Bakanlık, dün yaptığı açıklamada da ABD’nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımını kınadığını bildirmişti.
NE OLMUŞTU?
Venezuela’nın başkenti Caracas’ta dün yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.
Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro’ya “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma” suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.
Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD’ye destek verenler de olmuştu.