ABD Başkanı Trump, New York Post gazetesine verdiği mülakatta, İran’la ilgili son durumu değerlendirdi.
Trump, İran’daki lider seçimini yakından takip ettiklerini belirterek, ABD-İsrail saldırısında katledilen İran lideri Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in ülkenin yeni lideri olmasına ilişkin, “Onun lider olmasından memnun değilim.” dedi ve Hamaney ile nasıl bir süreç yürüteceği konusunda yorum yapmadı.
İSFAHAN’A SALDIRI
ABD Başkanı ayrıca, İran’ın İsfahan kentindeki nükleer materyallerin “güvence altına alınması” için bölgeye Amerikan askeri gönderme gibi düşüncelerinin olmadığını kaydetti.
Trump, “Şu anda bu konuda bir karar almadık ancak bunun (bölgeye asker göndermenin) yakınında bile değiliz.” değerlendirmesini yaptı.
DANIŞMANLARINA TALİMAT MI VERDİ?
Öte yandan Wall Street Journal gazetesi, Trump’ın ABD taleplerine boyun eğmemesi halinde Mücteba Hamaney’in “öldürülmesini destekleyeceğini” danışmanlarına ilettiğini yazdı.
İran’da Uzmanlar Meclisi, ABD-İsrail’in 28 Şubat’taki hava saldırısında öldürülen Ali Hamaney’in ardından liderlik makamına oğlu Mücteba Hamaney’in “ezici oy çoğunluğuyla” seçildiğini duyurmuştu.

MÜCTEBA HAMANEY KİMDİR?
Mücteba Hüseyni Hamaney 17 Eylül 1969’da Meşhed kentinde doğdu. ABD-İsrail’in 28 Şubat’ta hava saldırısıyla öldürülen eski İran lideri Ali Hamaney’in ikinci oğlu olan Mücteba Hamaney, 1979 yılında ailesinin Tahran’a taşınmasından sonra dini eğitimine Kum’daki İslam ilimler okulunda devam ederek, ileri düzeyde fıkıh ve usul eğitimi aldı.
Bazı dini otoriteler ve babası tarafından verilen “harici dersler” şeklinde nitelendirilen “içtihat dersleri müderrisliği” eğitimi de alan Hamaney, daha sonra bu dersleri okutan kişiler arasında yer aldı. Şii mezhebine göre, İslami ilimlerin en üst seviyesi kabul edilen bu eğitimi alan kimselerin artık kimseyi taklit etmesine gerek görülmüyor ve müçtehit olarak kabul ediliyor.

Mücteba Hamaney, İran-Irak Savaşı (1980-1988) sırasında İran’ın silahlı gücü Besic’in gönüllü bir üyesi olarak cephede bulundu.
Resmi bir görevi olmamasına rağmen 2000’lerin ortalarından itibaren hem ulusal hem de uluslararası medyada Mücteba adı daha fazla duyulmaya başlandı.
Bazı analistler, dolaylı etkisine dikkati çekerek, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun bazı komutanlarıyla ilişkileri olduğunu, 2005 ve 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rol aldığını ve bazı atamalar ile siyasi koordinasyonlar üzerinde etkili olduğunu ileri sürdü.
Son yıllarda medyada, babasının halefi olarak sıkça gündeme getirilen Mücteba Hamaney’in kamuoyuna yansıyan, kişisel hayatı hakkında sınırlı bilgi var. Mücteba Hamaney, genellikle medyadan uzak bir yaşam sürdü.
TRUMP SEÇİLMEDEN ÖNCE NE DEMİŞTİ?
ABD Başkanı Donald Trump, İran’da yeni lider olarak Mücteba Hamaney’in öne çıkmasının “kabul edilemez” olduğunu savunmuştu.
Trump açıklamasında, “İran’da en olası halef Mücteba Hamaney ama bu kabul edilemez. Hamaney’in politikalarını devam ettirecek ve ABD’yi beş yıl sonra yeniden savaşa zorlayacak bir İran lideri istemiyorum.” ifadelerini kullanmıştı.
İRAN LİDERİNİN YETKİLERİ
İran’da seçimle iş başına gelen Cumhurbaşkanı sınırlı yetkilere sahipken, “liderlik makamı”, tüm devlet organlarının üzerinde, sahip olduğu anayasal yetkilerle iç ve dış politika konularında son sözü söyleyen merci kabul ediliyor.
Cumhurbaşkanı dahil tüm devlet organlarının üzerinde bir otoriteye sahip ve “rehber” olarak adlandırılan devlet başkanı, İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak iç güvenlik ve dış politika konularında da belirleyici rol oynuyor.
İran lideri, 88 kişiden oluşan ve halk tarafından 8 yılda bir seçilen Uzmanlar Meclisi tarafından seçiliyor. Bu meclise aday kişilerin çoğu lider tarafından belirlenirken Anayasayı Koruyucular Konseyi (AAK) tarafından da onaylanıyor. AAK’nin uygun görmediği kişiler, Uzmanlar Meclisi seçimlerine katılamıyor.