Tüm yönleriyle Moskova Mutabakatı… ABD planına karşı yeni hamle ne olacak?

Emekli Tuğamiral İlker Güven'e sorduk: Erdoğan ile Putin arasında dün Moskova'da imzalanan 3 maddelik İdlib anlaşması ne anlama geliyor? Bundan sonra atılacak adım ne olmalı? ABD'nin İdlib'deki planı ne? Fırat'ın doğusundaki PKK/YPG varlığı ne olacak?

Tüm yönleriyle Moskova Mutabakatı… ABD planına karşı yeni hamle ne olacak?

Veryansın Tv

Emekli Tuğamiral İlker Güven, Moskova’da imzalanan ateşkes anlaşmasını değerlendirdi.

Komutanım, Moskova Mutabakatı ile beklenen ateşkes kararı ve 3 maddelik anlaşma metni ortaya çıktı. Bunu nasıl yorumlarsınız?

Birinci öncelikli olarak İdlib’de, siyasi ve ona bağlı askeri hedefin belirsiz olması ve hava destek unsurlarından yoksun yığdığımız kara gücümüzü koruduk; bu ateşkes ile Mehmetçiklerimizin risk altındaki yaşamlarını kurtarmış olduk. Bu bizler için çok büyük bir sevinçtir.

Politik olarak Cumhurbaşkanımızın ağzından ilk defa toprak bütünlüğünün yanı sıra, siyasal birliği kelimesini de ekleyerek, eksik kalan ifadelerin tamamlandığını görüyoruz. Demek ki Suriye’nin siyasal ve toprak bütünlüğü, birbirinden ayrılmaz parça olarak eksik kalan ifade tamamlanmıştır. Bu çok sevindiricidir. Üniter devlet olmazsa toprak bütünlüğünü sağlarsınız; ancak federatif devlet olabilir. Bu sefer siyasal birliği ifadesi ile birlikte bu çok güzel ve olumlu şekilde düzeltilmiştir.

İNCİRLİK VE KÜRECİK KAPATILIR

Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği “siyasal birlik” kelimesiyle ilgili olarak uluslararası kamuoyuna ne mesajlar verilmektedir?

“Cumhurbaşkanımızın toprak bütünlüğünün yanında özellikle “siyasal birlik” yani üniter yapının da korunmasını vurgulaması, son derece önemli ve manidardır. Neden? Çünkü Suriye’den federatif bir yapı ile birlikte parça kopartmak isteyen ABD’ye karşı, en direkt yoldan gizli bir karşıt mesajdır. Ayrıca Rusya’ya karşı da, Afrin ve Fırat Kalkanı harekâtlarıyla mahalli idarelerde söz sahibi olan Türkiye’nin, ileride buraları siyasi birliğin sahibi olacak Suriye Devleti’ne teslim edeceğinin işaretidir. Bu da Rusya’ya güven sağlar.

Dolayısıyla artık Türkiye’nin bu söylemden sonra, NATO’ydu, Amerikan yardımıydı, patriotlardı gibi laflarını söyleme olasılığı da kalkmıştır. Hatta ve hatta PKK/PYD’yi temizleme amacıyla Türkiye, Suriye ve İran’ın yapacağı askeri harekâta karşı ABD’nin direnmesi durumunda, ilk yapılması gereken iş İncirlik ve Kürecik’in kapatılmasıdır.”

Komutanım, sizce Soçi’den farklı olarak Moskova Mutabakatı’nda düzeltilen nedir?

“Bizim Soçi’de iki görevimiz vardı. Bir tanesi M4 ve M5 karayollarının açık tutulmasıydı. Bu görevin tek başına Türkiye’ye bırakılması yanlıştı. Esasen bunu Rusya ile paylaşmak lazımdı. Bu sefer bu yanlış düzeltilmiştir ve Rusya ile birlikte mükemmel bir şekilde koridor haline getirilmesi planlanmıştır.”

Uluslararası Kriz Grubu’nun yazısında da defalarca kez yeniden gördüğümüz üzere, ABD İdlib’de HTŞ’yi kullanarak özerk bir bölge yaratmak istiyor. Moskova Mutabakatı’ndan sonra, HTŞ’nin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Şimdi kalan bir tek HTŞ var. HTŞ, ağırlıklı olarak El-Kaide ve El-Nusra’nın türevlerinden oluşan bir yapıya sahiptir. Bu yapının içerisinde dünyanın birçok yerinden gelen terörist unsurlar vardır. Bu yapının temizlenmesi şart. Bunun için mutlaka gözlem noktalarımızı sınırlarımıza yakın yere çekerek bir tampon bölge oluşturup; Ruslarla birlikte tampon bölgenin içerisinde olası HTŞ’yi temizlemeliyiz. HTŞ’nin temizlenmesi sırasında oluşabilecek göç dalgasına karşı da, kurulacak olan bu tampon bölge içerisinde insani yardım koşullarını sağlamalıyız.

ABD maalesef HTŞ unsurlarıyla temas halindedir. HTŞ, ideolojik olarak din maskeli görünse de, ABD’nin beslediği bir unsurdur. Dolayısıyla bunun temizlenmesi lazımdır. ABD, bir özerk bölge, kanton bölge olarak HTŞ’nin İdlib’e yerleşmesini istiyor. Bu problemi de çözmek için, daha önce dediğim gibi tampon bölgeye ihtiyaç vardır.”

Bizi İdlib’teki meselelerle yıpratıp, Fırat’ın doğusuna perde çekmek isteyen ABD planlarına karşı, bundan sonra ne yapmalıyız?

“Bizim ağırlıklı olarak hava destek ve hava savunma imkânına sahip olarak, İdlib’deki birliklerimizi PKK/PYD’ye karşı olarak Fırat’ın doğusuna yönlendirmemiz gerekmektedir. Bunu kimlerle yapacağız? İran, Suriye ve Rusya’nın da desteği ile ağırlıklı olarak kara gücümüzle doğuda bulunmamız lazımdır. Yapılması gerekli olan Fırat’ın doğusundaki operasyonu için, psikolojik durumdan kaynaklı olarak şimdilik Suriye ile doğrudan temasta bulunmadığımızdan dolayı; Rusya ile yapılan Moskova Mutabakatı çok önemlidir.”

Komutanım son olarak, tüm bu yaşatılan sorunların ülkemizi Doğu Akdeniz’de yalnızlaştırmak ve ulusal çıkarımız olan Mavi Vatanımızdan bizi mahrum bırakmak için yapıldığını biliyoruz. Rusya ile varılan mutabakat ve diplomatik kanalların iyileştirilmesinden sonra, Mavi Vatanımızdaki yol haritamızla ilgili görüşleriniz nelerdir?

“Dediğiniz gibi Rusya ile anlaşmamız Doğu Akdeniz’deki amaçlarımız için de çok önemli oldu. Ülkemiz açısından hayati önemi olan Doğu Akdeniz’deki Mavi Vatan ve Kuzey Kıbrıs’ın durumu için de çok güçlü politik destek kazanmış olduk. Karşımızdaki küresel güç unsurları ve onlardan gelecek tehditleri, kıtasal güç olan Rusya ile birlikte dengelemiş olduk. Mutabakattan önceki yaşanan durumlardan dolayı, maalesef Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ın güvenliği riske girmişti. Bu sefer o risk kalktı. Tekrardan Mavi Vatanımızdaki ulusal hak ve çıkarlarımızı korumak için, politik bir olanak sağladık.

Sonuç olarak ilk yapmamız gerekenler: Kara kuvvetlerimiz ve hava kuvvetlerimiz ile Fırat’ın doğusuna yönelik askeri yığınak ile Doğu Akdeniz’de ve oradaki ülkelerle birlikte politik yığınak oluşturmaktır.”