Türk ekip NASA'ya seçildi

NASA Astrobiyoloji Programı, 9 Kasım 2020'de yaptığı açıklamayla, Disiplinlerarası Astrobiyoloji Araştırmaları Konsorsiyumu'nun (ICAR) parçası olacak 8 yeni disiplinlerarası araştırma ekibini seçtiğini duyurdu. Betül Kaçar'ın Ekibi, NASA Astrobiyoloji Programı'na Uzayda Yaşam Araştırmaları Yapmak Üzere Seçildi.

Türk ekip NASA'ya seçildi

NASA Astrobiyoloji Programı, 9 Kasım 2020'de yaptığı açıklamayla, Disiplinlerarası Astrobiyoloji Araştırmaları Konsorsiyumu'nun (ICAR) parçası olacak 8 yeni disiplinlerarası araştırma ekibini seçtiğini duyurdu. Bu konsorsiyum çerçevesinde yapılacak araştırmaların kapsam ve derinliği, astrobiyoloji araştırmalarında gezegensel sistem oluşumunun kozmik kökenlerine, yaşamın kökenleri ve evriminden Dünya dışı yaşam arayışına kadar geniş bir yelpazede olacak.

ICAR, NASA Astrobiyoloji Programı'nın yeni organizasyonel yapılarından birisidir. Bu işbirliği, son 20 yılda astrobiyoloji alanındaki araştırmalar ve keşiflerin hızından ötürü genişleyen araştırma sahaları ve yeni doğan sorulardan gücünü almaktadır. Saha, büyük bir hızla değişmekte ve gelişmektedir.

Evrimagaci.org'dan Çağrı Mert Bakırcı'nın aktardığına göre NASA'nın yeni programı, astrobiyolojideki tek ve en zorlu sorulara interdisipliner bir yaklaşım sergilemektedir. NASA'nın Gezegensel Bilim Bölümü direktörü Lori Glaze şöyle diyor: Astrobiyoloji araştırma portfolyomuza bu yeni eklemelerin yapılmasından ötürü çok heyecanlıyız. Astrobiyoloji cemiyeti hızla büyüyor ve NASA'nın Bilim Görevleri Müdürlüğü'nce gelecekte yapılması beklenen uçuş misyonlarının planlanması ve uygulanmasına giderek artan miktarda katkı sağlıyor.

Kabul edilen ekipler arasında şunlar var:

  • Betül Kaçar, Arizona Üniversitesi: Yaşam Ne İster: Elementlerin Doğal Seçilimini Araştırmak
  • Daniel Apai, Arizona Üniversitesi: Uzaylı Dünyalar: En Yakın Hangi Gezegensel Sistemde Yaşanabilir Gezegenler ve Yaşam Olma İhtimali En Yüksektir?
  • Kevin Stevenson, Johns Hokins Uygulamalı Fizik Laboratuvarı: M-cüce Fırsatı: Yakın Civardaki M-cüceleri ve Yaşanabilir Bölge Gezegenlerini Karakterize Etme
  • Timothy Lyons, Riverside Kaliforniya Üniversitesi: Alternatif Dünyalar - Tespit Edilebilir Bir Biyoseferin İnşası ve Sürdürülmesi
  • Burckhard Seelig, Minnesota Üniversitesi: Karmaşık Biyokimyasal Sistemlerin Ortaya Çıkışı: Kodlanmış Protein Sentezine Giden Yolun Evrimsel Özellikleri
  • Sara Walker, Arizona Eyalet Üniversitesi: Gezegensel Sistemler Biyokimyası
  • Donald Burke, Missouri Üniversitesi: RNA'ya Yaşam Vermek - Biyolojik Katalizin Ortaya Çıkışı
  • Natalie Batalha, Santa Cruz Kaliforniya Üniversitesi: Proto-Gezegensel Disklerden Öte Gezegen Atmosferlerine, Yaşanabilirlikle İlişkili Kimyasal Maddelerin İzinin Sürülmesi

BETÜL KAÇAR NELERİ ARAŞTIRIYOR?

Betül Kaçar'ın laboratuvarı, evrmin moleküler mekanizmaları, yaşamın kökenleri ve Evren'deki dağılımı ile ilgili konuları araştırmaktadır. Ekip arkadaşlarıyla birlikte Kaçar, yaşamın moleküler seviyedeki stratejilerini anlamaya çalışmaktadır ve proteinlerin atasal versiyonlarının zaman içerisinde nasıl değiştiğini incelemektedir.

Filogenetik (evrimsel) yöntemler kullanan ekip, antik DNA'yı yeniden yapılandıracak yeni bir yöntem kullanmaktadır. Sonrasında bu antik DNA'yı, mikrobiyal genomlar içerisinde yeniden üretmekte ve bu atasal dizileri adeta "canlandırarak" nasıl çalıştıklarını incelemektedirler. Ana amaçları, günümüz canlılarının tek hücreli antik atalarının fenotiplerini (fiziksel görünümleri ve işleyişlerini) yeniden canlandırmaktır ve bunu kullanarak uzayda yaşamın izi olarak görülen yeni biyoimzalar tespit edebilmektir. Araştırmalarında sordukları ana sorular şunlardır:

  • Antik proteinlerin yeniden canlandırılmasıyla elde edilen fenotipler, kritik metabolik yolakların kökenleriyle ilgili bize neler söyler?
  • Gezegenimizin geçmişinde yaşanmış evrimsel inovasyonları temsil eden anahtar ve antik biyolojik fonksiyonları nasıl yeniden canlandırabiliriz?
  • Geçmişteki yaşam, günümüzdeki ile aynı fonksiyona ve evrimsel dinamiklere mi sahipti?

Bu soruları cevaplamak için, Betül Kaçar ve ekibi Dünya'nın çevresel ve biyolojik geçmişinden gelen kanıtları bir arada değerlendirmektedir. Adeta "hayalet genler" olarak tabir edilebilecek, modern bakterilerde canlandırılan bu atasal genleri kullanarak, yaşamın kökenleri ve erken evrimini aydınlatmaya çalışmaktadırlar.

BU PROGRAMIN AMACI NE?

ICAR, NASA Astrobiyoloji Programı'nın altyapısal evriminin bir diğer parçası olan Araştırma Koordinasyon Ağı'nı tamamlamaktadır. Araştırma Koordinasyon Ağları, daha önceden Astrobiyoloji Programı ve Gezegensel Bilim Birimi (ve özellikle de NASA Astrobiyoloji Enstitüsü) bünyesinde başarılı olmuş organizasyonel denemeleri ve fon mekanizmalarını sürdürme amacını gütmektedir. Bu çığır açan programlar, astrobiyolojinin saygın bir bilim dalı haline gelmesine ve yaşanabilirlik ile yaşam arayışı açısından incelediğimiz Dünya ötesindeki gezegenleri keşfedecek teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlamaktadır. NASA Astrobiyoloji Programı'nda baş bilim insanı ve lider olan Mary Voytek şöyle diyor:

Bundan böyle, ICAR ve Araştırma Koordinasyon Ağları bu değerleri ve yeni değerleri geliştirmeye ve sürdürmeye devam edecektir. Bunlar arasında görevlerin yönlendirilmesi ile, gelecekteki iş gücünün sağlam ve yeterince çeşitli bir şekilde sağlanması da bulunmaktadır.

Geride bıraktığımız 20 yılda astrobiyoloji cemiyeti iş birliği, uzay görevlerini destekleme, kariyerlerinin erken dönemindeki bilim insanlarını geliştirme ve interdisipliner iletişim konusundaki değerler çerçevesinde güç kazanmıştır.

NASA'nın Astrobiyoloji Programı, evrendeki yaşamın kökeni, evrimi ve dağılımını araştırmayı hedeflemektedir. Bu program, NASA'nın kendi Güneş Sistemi'mizi ve ötesini araştırma çabalarının merkezinde yer almaktadır ve yaşamın kökenleri ile evriminin ilk basamaklarını, yaşamın farklı çevrelere adapte olma potansiyelini ve diğer yerlerde yaşam olasılığını araştırmaktadır. NASA ve bilim cemiyeti, NASA'nın Astrobiyoloji Programı'nın bilimsel hedefleri ve görevlerini tanımlayan bir Astrobiyoloji Stratejisi de belirlemiştir.