Türk kökenli Libyalılarda etnik temizlik korkusu

TBMM’de görüşülen ve kabul edilen Libya’ya asker gönderme tezkeresi öncesinde Eski Bingazi Başkonsolosu, Büyükelçi Ali Sait Akın, Libya’da Türk soylulara karşı etnik temizliğe girişildiği uyarısında bulundu.

Türk kökenli Libyalılarda etnik temizlik korkusu

Hafter’in kontrol altında tuttuğu Doğu bölgesindeki Bingazi ve Tobruk’ta sayıları bir milyonu bulan Türk soylulara karşı nefret dili kullandığını ve etnik temizliğe başvurduğunu vurgulayan Büyükelçi Akın, “Bu siyaset, yağmalar, öldürmeler ve tehditler sonucu doğudaki Türk soyluların tamamı bölgeyi terk etmiş durumdadırlar. Bu nedenle Libya’da ‘ne işimiz var’ demek, Kıbrıs’ta ne işimiz var demekle eşdeğerdedir” ifadelerini kullandı.

Büyükelçi Akın, Akit gazetesinden Muhammet Kutlu’ya şunları söyledi: “Eğer Türkiye kendisine bağlı meşru bir yönetim ile dost bir halkın son çare olarak yardım çağrısına pasif kalırsa, bu zayıflık olarak algılanır. Dışarıda itibarımız ve gücümüz azalır. Bundan olası başka saldırganlar cesaret alır. Türkiye yalnızlaşır, dış politikası zorlaşır. 

Meşru bir yönetime ve sivil halka saldırı savaş suçudur” diyen Akın, “Türkiye’ye karşı düşmanca tavrı kesinleşen saldırgan Hafter’in dengelenmesi ve Türkiye karşıtı emperyal güçlerle bölgesel taşeronların Libya’yı ele geçirmesinin önlenmesi için Trablus’taki meşru yönetime savunma yardımı yapmak hayatidir. Bu Batı Libya’daki sivil halkın korunması için de elzemdir” ifadelerini kullandı.

LİBYA HALKI VE TÜRK HALKI

Akın şöyle devam etti:

Libya halkı her zaman Türkiye’nin yanında yer almıştır. Kırımda, Çanakkale’de, Anadolu’da İstiklal Harbinde bizimle birlikte savaşa katılmışlardır. 1. Dünya savaşında Libya’nın o zamanki idarecisi Ahmet Şerif Senusi tereddütsüz cihad çağrısına katılmıştır. Bilahare Anadolu’ya gelerek milli mücadeleye katılmıştır. Şehir şehir gezerek ayaklanmaların giderilmesi, ulusal güçlerin toparlanabilmesi için yardımda bulunmuştur. Kurtuluş Savaşında savaşan askerlerimize büyük moraller vermiştir. 5 Mart 1921’de Sivas Büyük Cami’deki hutbesinde, esarete düştüğü sanılan Anadolu Müslümanlarının Kurtuluş Savaşıyla şahlanışı karşısında onlara hitaben konuşmuştur…”

GENERAL HAFTER ABD BAĞLANTISI

Akın, General Hafter’in Mısır lideri Sisi’den etkilendiğini ve Libya’da Mısır benzeri bir rejim kurmaya heves ettiğini söyledi. Hafter’in bir süre ABD’de yaşadığı ve CIA’yle irtibat ve işbirliği halinde olduğuna ilişkin iddialar bulunduğunu hatırlatan Akın, “General Hafter’in ABD bağlantısı da dikkat çekmektedir. General Hafter, Kaddafi’nin üst düzey komutanlarındandı. Ancak fiyaskoyla sonuçlanan, 300 adamıyla birlikte esir düştüğü ve savaş suçlarıyla suçlandığı başarısız Çad işgal girişiminden (1987) sonra Kaddafi’nin hışmından korkarak ABD’ye kaçmıştır. ABD’de 20 yıl sürgün kalmış, Kaddafi‘ye karşı ayaklanma başladıktan sonra 2011 yılında Libya’ya dönmüş ve Kaddafi’ye karşı savaşa katılmıştır. ABD’de bulunduğu bu uzun sürede CIA’yle irtibat ve işbirliği halinde olduğuna dair yayınlar bulunmaktadır” bilgisini aktardı.

LİBYALI TÜRKLER

Hafter’in kontrol altında tuttuğu Doğu bölgesindeki Bingazi ve Tobruk’ta sayıları bir milyonu bulan Türklere karşı nefret dili kullandığını ve etnik temizliğe başvurduğunu vurgulayan Eski Bingazi Başkonsolosu, Büyükelçi Ali Sait Akın, “Yağmalar, öldürmeler ve tehditler sonucu doğudaki Türk kökenlilerin tamamı bölgeyi terk etmiş durumda.” dedi.