Türkeş bildiriyi okumuştu Bahçeli Yassıada’da açılışa katıldı

27 Mayıs'ın yıl dönümünde siyaset 60 yıl öncesinin tartışmalarıyla meşgul oluyor. Cumhur ittifakının kurulmasıyla birlikte Yassıada'ya inşa edilen yapıların açılına Devlet Bahçeli de katıldı. Oysa MHP'yi siyaset sahnesine çıkaran kişiler 14'ler olarak bilinen Türkeş'in etrafındaki askerlerdi.

Türkeş bildiriyi okumuştu Bahçeli Yassıada’da açılışa katıldı

27 Mayıs ihtilalinin 60. yıl dönümünde eski Başbakan Adnan Menderes, eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın asıldığı Yassıada, üzerine inşa edilen yapıların ardından bambaşka bir hale büründü. İnşaat adası olarak nitelenen adaya Demokrasi ve Özgürlük Adası adı verildi. Açılışına Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’la beraber MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı. MHP bugüne kadar 27 Mayıs’la ilgili olumlu ya da olumsuz tavır belirtmekten kaçınırdı ancak Bahçeli yaptığı konuşmayla 27 Mayıs’ı eleştirdi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, törenle halka açılacak Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nı gezdi. ( Mustafa Kamacı – Anadolu Ajansı )

Güncel sorunlar bir kenara konuldu üzerinden 60 yıl geçse de 27 Mayıs yine siyasilerin gündemi oldu.

BİLDİRİYİ TÜRKEŞ OKUDU

27 Mayıs 1960 sabahı ihtilal bildirisini radyodan okuyan kişi, yıllar sonra MHP’yi kuracak olan Albay Alpaslan Türkeş’ti. Türkeş, başında Orgeneral Cemal Gürsel’in bulunduğu 37 subaydan oluşan Milli Birlik Komitesi’nde yer aldı, Gürsel’in aksine idarenin tekrar sivillere devrine karşı çıkarak askerlerin daha uzun süre kontrolü sürdürmesini savundu.

Türkeş’in okuduğu bildiride şu ifadeler yer almıştı:

“Girişilmiş olan bu teşebbüs, hiçbir şahsa veya zümreye karşı değildir. İdaremiz, hiç kimse hakkında şahsiyata müteallik tecavüzkâr bir fiile müsaade etmeyeceği gibi, edilmesine de asla müsamaha etmeyecektir. Kim olursa olsun ve hangi partiye mensup bulunursa bulunsun, her vatandaş; kanunlar ve hukuk prensipleri esaslarına göre muamele görecektir. Bütün vatandaşların, partilerin üstünde aynı milletin, aynı soydan gelmiş evlatları olduklarını hatırlayarak ve kin gütmeden birbirlerine karşı hürmetle ve anlayışla muamele etmeleri, ıstıraplarımızın dinmesi ve milli varlığımızın selameti için zaruri görülmektedir.
Kabineye mensup şahsiyetlerin, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sığınmalarını rica ederiz. Şahsi emniyetleri kanunun teminatı altındadır.
Müttefiklerimize, komşularımıza ve bütün dünyaya hitap ediyoruz. Gayemiz, Birleşmiş Milletler Anayasası’na ve insan hakları prensiplerine tamamen riayettir. Büyük Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ prensibi bayrağımızdır.”

03 Mayıs 1963 Hürriyet

MHP’NİN KADERİ BELİRLENDİ

Dönemin CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, askeri yönetimin bir an önce sona erdirilmesi ve en kısa zamanda seçimlerin yapılarak iktidarın sivil yönetime devredilmesini istedi. Türkeş’in de arasında bulunduğu 14 subay sivillere idare devrinin erken olduğunu savunarak karşı çıktı. 13 Kasım 1960’ta Millî Birlik Komitesi Başkanı Orgeneral Cemal Gürsel bir bildiri yayımlayarak Millî Birlik Komitesi’nin çalışmalarının ülkenin yüksek çıkarlarını tehlikeye düşürecek bir duruma geldiğini, bu nedenle Türk Silahlı Kuvvetleri ile Millî Birlik Komitesi üyelerinin talepleri üzerine komiteyi feshettiğini açıkladı. Türkeş’in de arasında bulunduğu bazı askerler ya emekli edildi ya da yurt dışı görevlere gönderildi.

CIA İstasyon Şefi olarak Türkiye’de görev yapan Ruzi Nazar’ın isteğiyle Türkeş ceza almaktan kurtuldu ve Hindistan’a müsteşar olarak gönderildi.

Türkeş, Hindistan’da görev yaparken Menderes’lerin idamının doğru olmayacağını savunan bir mektup gönderdi.

Yıllar sonra yurda dönen Türkeş, 14’lerin içinde yer alan Rıfat Baykal, Numan Esin, Muzaffer Özdağ ile birlikte bugünkü MHP’nin öncülü olan CKMP’ye katılarak siyasete atıldı.