1. Haberler
  2. Analiz
  3. Türkiye, bölgesel savaş ve bir Amerikan aparatı: İsrail

Türkiye, bölgesel savaş ve bir Amerikan aparatı: İsrail

featured

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

İsrail, Lübnan’ın başkenti Beyrut’a düzenlediği saldırıyla, bölgesel savaş çıkarma hevesinden vazgeçmeyeceğini daha net tonlarda gösterdi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırıda 22 kişinin öldüğünü, 117 kişinin yaralandığını açıkladı.

BİR FENOMEN VE BİR İCAT ‘HAKİKAT REJİMİ’ BÜTÜNSEL GERÇEK ABD EMPERYALİZMİ

Netanyahu yönetimi, dünyanın en ilkel düşüncesine sahip, dinci-ırkçı bir anlayışın tezahürü… Kimilerine göre bu bir ”hakikat rejimi”; yani kendi dinsel, etnikçi yapısını mutlak bir realite olarak gören hastalıklı bir yönetim modeli.
Bu türden bir tez, fenomen olmaktan öteye gidemez. Gerçeğin bir bölümünü gösteriyor; adı üstünde gerçeğin görünen yüzü,  bütünü değil. Bütün, İsrail’in bir Amerikan aparatı olmasıdır. Mevcut yönetimin dinci bağnaz örgütlenme ve pratiği bir kimlik olabilir; ancak hareket alanı bulabilmesi tamamen Amerika’ya endekslidir.
Netanyahu’dan önceki seküler gözüken hükümet de iki devletli çözüm bulma iddiasında, aslında bir yumuşak Amerikan hegemonyasını hedeflemekteydi. Tam da bu nedenle İsrail’i çok büyük bir güç olarak görmemek gerekir.

GÜÇLÜ İSRAİL YALANI, GERÇEK DÜŞMAN AMERİKA

Siyonizm Amerika’da hükümet edenlerin kararlarını etkileyebilir; ama Amerikan devlet politikasını değiştiremez. Burada asıl tehlike ve güç odağı Amerika’dır. İran’ın İsrail’in ”çelik kubbesini” paramparça ederek yolladığı hipersonik füzeler esas itibarıyla ABD’yi vurdu. Netanyahu’nun baştan bu yana İran’ı kışkırtıyor olmasının nedeni Amerika’yı tam olarak bölgesel savaşa çekmekten ibaret. Savaş, ABD ile bölge ülkeleri arasındadır. 

TEMEL ÖLÇÜ VE PARAMETRELER

Ukrayna – Rus savaşında, Ukrayna’nın destekleniyor olması, Amerikan hükümetine milyar dolarlar kaybettirirken, Ortadoğu’da bir bölgesel savaşa girme planına da mesafeli bakmasına neden oldu. Ayrıca Rusya’nın doğrudan, Çin’in ise dolaylı varlığı, ABD’yi bölgede çok daha zorluyor. Bunlar temel ölçütler; parametreler, yani yan ölçüler, ise bütçe açığı ve Kasım’daki başkanlık seçimi…  Buna rağmen ABD, savaş gemilerini Akdeniz’e çıkardı; çünkü İsrail’den vazgeçemez. İsrail, onun için Ortadoğu’da kapıları zorlayacağı bir koçbaşı… Tek başına bu bile ABD’nin egemen, İsrail’in tabî olduğu gerçeğini gösteriyor.

DİZAYN VE GÜÇ TOPLAMA TEŞEBBÜSÜ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”İsrail’in hedefinin vatan toprakları olduğunu” iddia etti. Meclis’te kapalı oturum yapıldı. Muhalefetteki partiler, oturumdan bir şey çıkmadığını söylediler. Bana göre şaşırtıcı olmadı; çünkü Erdoğan bu sözleri iç kamuoyunu dizayn etmek amacıyla söyledi. Kendi ihtiyaçları gerektirdiği için bu sözleri sarfetti, çünkü etnikçi siyasetin talep ettiği yeni bir açılım projesi gündemde, önü alınamayan fakirleşmenin yıkıcı etkisi her geçen gün daha derinleşiyor, Yunanistan’ın cüretkâr sataşmalarına gerekli yanıt verilemiyor, Akdeniz’in doğusunda gerçek bir sıkışma söz konusu, kadına ve çocuğa yönelik şiddet, tecavüz, genel itibarıyla toplumsal şiddet ayyuka çıkmış durumda. Yasa dışı işler… bahisten uyuşturucu trafiğine kadar hat safhaya çıktı ve sığınmacı, göçmen sorunu yakıcı bir iç güvenlik meselesi olarak, ülke bütünlüğü ve ekonomisini her geçen gün daha ağır biçimde tehdit ediyor. 

GÜÇLÜ OLMADIĞI HALDE GÜÇLÜ GÖRÜNMEYE ÇALIŞAN TERÖR DEVLETİ

Her hâliyle eleştiriye açık olan bu söylem ülke itibarı açısından zedeleyici oldu. İsrail, Mossad ajanları marifetiyle Türkiye’yi karıştırmaya çalışır; bunu sürekli deniyor, binlerce ajanı yurdun her yanında cirit atıyor; fakat bu terör devleti, Türkiye’yi doğrudan tehdit etmeye ya da Türkiye’ye karşı harekat başlatmaya cesaret edemez. Bu yollara tevessül edemez; çünkü o kadar gücü yok; Türkiye ise doğru siyaset ve millî bir hükümetle bölgenin en caydırıcı kuvveti olma şansına sahip.
İsrail’in Lübnan’ı, Suriye’yi, Suriye’deki İran’ı ve Rusya’yı aşıp da Türkiye’ye saldırmasını sağlayacak bir yol icat edilmedi.
Erdoğan’ın bu açıklaması, Türkiye’yi zayıf göstermeye, İsrail’in ise, güçlü olmadığı hâlde, çok güçlüymüş gibi gösterilmesine neden oldu. İsrail’in istediği tam olarak bu… 

BÖLGE MERKEZLİ DIŞ POLİTİKA VE CAYDIRICI GÜÇ

Türkiye’ye tehdit İsrail’den değil ABD’den geliyor. Bu nedenle Mustafa Kemal Atatürk’ün 20. yüzyılın başında ilân ettiği bölge merkezli politikaya sıkı sıkaya sarılmak gerekiyor.  Türkiye için sorun olan, sorun olacak terör örgütleri ABD tarafından finanse ediliyor. Şayet bir düşman aranıyorsa, Amerika, Türkiye’nin bir numaralı düşmanıdır.

Bundan ötürü Türkiye başta İran olmak üzere bölge ülkeleriyle birlikte caydırıcı bir güç oluşturmak zorunda.
ABD’nin teröre desteğini kesmek için hiçbir gerekçeye sığınmadan, derhal, Malatya’daki Kürecik radar üssü kapatılmalı. İsrail’in havandan savunması bu üsten giden bilgilerle sağlanıyor. İsrail’e askeri mühimmat taşıma işinde kullanılan İncirlik üssü uçuşları durdurulmalı. Doğu Akdeniz’deki ABD savaş gemilerine lojistik desteği hemen kesilmeli; Azerbaycan petrolünün İsrail’e akışı  engellenmeli; kamuoyuna yansıdığı kadarıyla söylüyorum, Filistin üzerinden İsrail’le yapılan ticarete son verilmeli… 

İRAN’A YAN GÖZLA BAKAMAYIZ

Ayrıca, İran’ın bölgedeki ağırlığı, mezhepsel kaygılarla, gözardı edilmemeli. Bu hatayı Lübnan’daki İran yanlısı Hizbullah’la ilgili yapılan değerlendirme ve yaklaşımla, Filistin’deki sûnni Hamas örgütüne yönelik tarafgir tutum arasındaki büyük farkta gördük.
İran egemen güçlerini kendi ”dini hakikat rejimi” içinde hareket eden gericiler olarak yaftalarsak, emperyalist siyasetin atomize etme politikasının tuzağına düşeriz. Amerika ve bağlaşıkları yalnızca fiili işgal ya da vekil tayin ettikleri terör örgütleri üzerinden savaşmıyor, fakat karşına çıkan geniş ittifakları azami ölçüde parçalayarak emperyalist siyasetini işletiyor.
İran’da belli halk tabakalarının savaş istemiyor olması ve özgürlük talepleri, bu halk tabakalarını emperyalist saldırıya karşı duran İran’daki iktidardan daha ilerici yapmaz. İran’daki iktidar sahipleri otoriter, dinci, baskıcı olabilirler; ancak İran, dünyadaki saflaşmaya baktığımızda, emperyalizme karşı mutlak ve doğal ittifak kategorisindedir.
İran’a yan gözle bakarak bölgede barışı sağlayamayız. 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 Yorum

  1. 11 Ekim 2024, 12:18

    Bölge gerçeğimizi ile ABD emperyalizmi birliğini ortaya koyan yazınız için teşekkürler selam ve saygılar

  2. 11 Ekim 2024, 11:55

    Türkiye’ye karşı terör örgütlerini finanse eden sadece ABD derseniz yanılırsınız.Pkk yı ABD kadar İran’da destekliyor.İran Pkk konusunda hiçbir şekilde Türkiye ile işbirliğine gitmiyor.Eğer İran bu konuda gerekleri adımları atmış olsaydı ABD ne yaparsa yapsın Pkk bu bölgede barınamazdı.Unutmayın Kandil’in bir tarafı İran’da ve o bölgeye hiçbir şekilde operasyon yapılamıyor.Abd ne kadar düşmanımız ise İran’da o kadar düşmanımız.Şu İran’ı melek gösterme girişimlerinden vazgeçin.

  3. 11 Ekim 2024, 11:48

    Bana göre asıl aparat olan ABD dir.Hatta tüm AB ülkeleridir,BM dir,Nato’dur.Dünyanın asıl süper gücü İsrail’dir.Gerisi İsrail’in parmağında oynattığı ülkeler ve kurumlardır.

    • Ben de benzer bir düşünce içerisindeyim. İsrail’in de varlığının teminatı olan küresel açgözlü sermayenin kolektif batıyı yönettiğini düşünüyorum. İsrail takıntılı küresel siyonist sermaye asıl ve hakiki düşman gerçekten. Ülkeleri parmağında oynatan sermaye var oldukça İsrail daha da saldırganlaşacak.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!