Türkiye-Fransa geriliminde yeni gelişme… Fransa Akdeniz’deki NATO görevinden çekildi

Libya ve Doğu Akdeniz gündemleri üzerine yaşanan Türkiye-Fransa geriliminde yeni bir gelişme yaşandı. Fransa, NATO'ya Doğu Akdeniz'deki Sea Guardian operasyonundan çekildiğini bildirdi. Fransa, Türk donanmasının gemilerini radar kilitlemesiyle taciz ettiğini öne sürmüş, Türk askeri yetkililer ise iddiaları yalanlayıp, Fransız gemisinin usüle aykırı manevralar yaptığını açıklamıştı.

Türkiye-Fransa geriliminde yeni gelişme… Fransa Akdeniz’deki NATO görevinden çekildi

Libya ve Doğu Akdeniz üzerinden yaşanan Türkiye-Fransa geriliminin NATO’ya yansımasında yeni bir gelişme yaşandı.

L’Opinion gazetesinin haberine göre, Fransa’nın NATO Daimi Temsilcisi Muriel Domenach, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’e dün gönderdiği mektupta, ülkesinin NATO Deniz Muhafızı Harekatı’na verdiği katkıyı askıyı aldığını bildirdi.

Domenach, Fransa’nın, operasyona katılan gemilerin davranış kurallarının ve Deniz Muhafızı Harekatı’yla Avrupa Birliği’nin İrini operasyonu arasında iş birliği şartlarının açıklığa kavuşturulmasını beklediğini ifade etti.

Bu kararın “Türk donanmasının NATO misyonu yürüten bir Fransız gemisini taciz ettiği” iddiasının ardından alındığı belirtildi.

Stoltenberg, söz konusu iddiaya ilişkin daha önce yaptığı açıklamada, “İddialar, iki NATO üyesini ilgilendiriyor. Söz konusu iki NATO üyesinin olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin çok farklı görüşleri bulunuyor. Bu nedenle NATO askeri yetkilileri, olayın detaylarını netleştirmek için çalışma yürütüyor.” diye konuşmuştu.

Libya konusunda Fransa’yı suçlayan açıklama yapan Türkiye’nin Paris Büyükelçisi, Fransa’nın Doğu Akdeniz’deki Sea Guardian Operasyonu’na katılımını askıya aldığına dair NATO’yu bilgilendirdiğini duyurdu.

Reuters’ın aktardığı habere göre Büyükelçi, operasyondan çekilme kararının ardında  Doğu Akdeniz’de Fransa ile Türkiye gemileri arasında yaşanan askeri gerilim hakkındaki NATO raporunun Fransa’nın iddialarını desteklememesi olduğunu söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron geçen hafta Türk ve Fransız donanmaları arasında yaşanan gerilime ilişkin “NATO’nun ‘beyin ölümünün’ kanıtı” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Fransa’nın çıkışının, Türk-Fransız gerilimiyle ilgili NATO’nun raporunu hazırladığı gün gelmesi dikkat çekti. Alman haber ajansı dpa’ya konuşan NATO sözcüsü raporun kısa süre içinde tartışmaya açılacağını söylemişti.

NE OLMUŞTU?

Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, 18 Haziran’da yaptığı açıklamada, Libya’ya silah taşıdığından şüphelenilen “Çirkin” adlı kargo gemisinin transponder sistemini kapatarak kimlik kodu, nihai destinasyonu gibi bilgileri gizlediğini, bunun üzerine Fransız “Courbet” gemisinin NATO görevi kapsamında kargo gemisini denetleme girişiminin Türk fırkateynleri tarafından engellendiğini söylemişti.

Parly, Türk fırkateynlerinin Fransız savaş gemisi “Courbet”e üç kez “radar aydınlatması” yaptığını belirterek “Türk denizcilerin olay sırasında kurşun geçirmez yelekler giyerek hafif silahlarının arkasında durduğunu” belirtmişti.

Fransa bu adımı “aşırı agresif” olarak tanımlayıp konuyu son yapılan NATO savunma bakanları toplantısına taşımıştı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg konunun soruşturulacağını açıklamıştı.

Fransız fırkateyni Courbet olay yaşandığı sırada NATO’nun Akdeniz’deki deniz misyonu Sea Guardian kapsamında görev yapıyordu. Fransa ittifak kuralları nedeniyle iddia edilen tacizi düşmanca eylem olarak niteliyor.

TÜRKİYE: İDDİALAR GERÇEK DIŞI

Türk askeri yetkililer ise, taciz iddialarını yalanlayarak Fransız gemisini suçlamıştı.

Askeri yetkili, “Fransız harp gemisinin seyir emniyetini tehlikeye atacak, NATO usullerini ve denizde emniyet kurallarını ihlal edecek şekilde yüksek süratli ve tehlikeli manevra yapmış olmasından söz edilmemesi de manidardır. Fransız gemisi bu yakın ve tehlikeli manevrayı yaparken, ilave seyir güvenliği için Türk harp gemisi tarafından atış kontrol radarı üzerindeki kamera ile gözetlenmiş, ancak hiçbir surette radar ile izleme yapılmamıştır” ifadelerini kullandı.

USULLERE AYKIRI

Türk askeri yetkililer, “20 deniz mili sürat ile deniz emniyetini tehlikeye atacak şekilde bir müttefik harp gemisine yaklaşmak usullere ne kadar uyar?” diye sordu ve şöyle devam etti:

“Ayrıca, Fransız gemisinin, NATO Deniz Muhafızı Harekatı için Orta Akdeniz’de bulunduğu sürece Türk gemileri ile sürekli muhabere irtibatı olmasına rağmen olay esnasında Fransız gemisi tarafından gemimizle hiçbir muhabere irtibatı kurulmamıştır. Konu NATO askeri makamları ile de paylaşılmıştır. Müttefikimizden beklentimiz, varsa bu tür sorunların mevcut usuller ve esaslar çerçevesinde, ittifakın dayanışma ruhu içerisinde, koordinasyon ve diyalog ile çözümlenmesidir. Türkiye, her zaman olduğu gibi bugün de ittifak içerisindeki görev yükümlülüklerini yerine getirmiş ve yerine getirmektedir.”

BELGELER ELİMİZDE

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada “Bilgi, belge, gemimiz ve karargahlarımızdaki tüm kayıtlar dikkate alındığında söz konusu iddianın tamamen gerçek dışı olduğu görülmektedir” demişti.

“Türk Deniz Kuvvetleri unsurları, söz konusu gemiye Fransızların talepleri üzerine yakıt ikmali dahi sağlamıştır” diyen Akar “Türkiye’nin haklılığını kanıtlayan bilgi ve belgeler müttefikler ve NATO karargahındaki sivil ve askeri yetkililerle paylaşıldı” diye konuşmuştu.