'Türkiye utangaç olmadan haklarını savunmalı'

Ege ve DOğu Akdeniz'deki artan gerilim sonrası Yunanistan Türk toprağı Karaada'ya asker çıkardı. Yunanistan'ın kışkırtmasını ve Türkiye'nin atması gereken adımları e. Tümamiral Ali Deniz Kutluk'a sorduk.

'Türkiye utangaç olmadan haklarını savunmalı'
'Türkiye utangaç olmadan haklarını savunmalı'

VERYANSIN TV

Doğu Akdeniz'de yaşanan gerilimi tırmandırmayı sürdürüyor. Yunanistan'dan kışkırtıcı bir hamle daha geldi. Meis provokasyonunun ardından bu kez de Karaada'ya asker çıkaran Yunanistan'a Türkiye'den tepki geldi.

Türk toprağı olan Karaada'ya Yunan askeri çıkarılması toplumda büyük tepki çekerken yaşananları ve Türkiye'nin yapması gerekenleri e. Tümamiral Dr. Ali Deniz Kutluk ile konuştuk.

İşte Kutluk'un yanıtları...

-Meis adasından sonra Karaada'ya Yunanistan'ın asker çıkarmasına Türkiye nasıl karşılık vermeli?

Biz adaya asker çıkarmadan evvel diplomatik girişimlerde bulunmalıyız.

Türkiye tezini Yunanistan tarafına sunmalı ve Yunaistan’dan talepte bulunmalı. ‘Bu adalar bizim gerekçesi de şudur. Sizin ise belgesini gösterin sizin değilse adaları boşaltın ben geliyorum’ demeli. Yunanistan ne cevap verecek ona göre sonraki adımı planlamalı.

Yunanistan ‘bu ada benimdir’ diyecek. O zaman Türkiye ne diyecek ‘belgesini göreyim’ diyecek. ‘Belgesi yok’ diyecekler muhtemelen. O zaman uluslararası anlaşmazlıkların çözülmesi prensipleri var. O prensibe göre anlaşmayı çözelim noktasına geçecekler. ‘Hayır ben ne anlaşmayı seninle çözmek için böyle bir şey yaparım ne de diyaloga girerim aradaki fiili durumları sürdürürüm’ tarzı beklenmedik bir Yunan cevabı olursa o zaman Türkiye çıkar bayrak da diker adayı koruruz. Ondan sonra Meis meselesini de ortadan kaldırırız.

-Kardak kayalıkları krizi yaşandığıu dönem iki ülke savaşın eşiğine gelmişti. Şimdi neden o dönemki tepki verilmiyor?

Kardak ve benzeri adalar meselesi bitmiş değil açık duruyor. Kardak benzeri adaların sayısı 152 tane. Bu konuda Türkiye ne yapmış, gereken adımı atmış mı? Bu sorgulanmalı ne yapacak Türkiye bu konuda? Türkiye diyecek ki ‘bu adalar sizin değil adaları boşaltın. Lozan’ın 16. maddesine göre işlem görmek zorunda olan adalardır bu adalarda haksız olarak bulunuyorsunuz. Türkiye bunu kabul etmiyor bu konudaki anlaşmazlığımızı uluslararası çözüm mekanizmalarına 32. maddesi var. Uluslararası anlaşmazlıkların çözülmesi ile ilgili adalet divanı dahil müzakere dahil arabuluculuk dahil her yolu açık tutan Birleşmiş Milletler anlaşmasını o maddeden yola çıkarak bu anlaşmazlığı çözmesi lazım. 

HAKLARIMIZI SAVUNMAZSAK GÜÇLÜ OLMAK NEYE YARAR

Türkiye burada utangaç bir tavır içinde görünüyor bunun anlamı yok. Bu utangaçlık 1996'da hadi varsayalım ki gerekiyordu gücümüz daha yetersizdi. Bugün buna ihtiyaç yok, bugün gücümüz yerindedir haklarımızı korumayacaksak bu güç neye yarayacaktır.  

-Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi'nin Antalya'ya geri dönerek limana demirlemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gemi 36 gündür denizde aralıksız veri topluyor. 3400 km sismik çalışma yaptı, bu uzun bir süre bir defada yapmak için. Dolayısıyla sonunda gemilerin bakıma girmesi makuldür, toplanan verilerin nitelenmesi içinde zamana ihtiyaç vardır. Bu bir lojistik dönem gibi gözüküyor. Bu bir taviz veya taktik değil gördüğüm kadarıyla. Zaten hükümetin açıklaması da bu yönde. Bundan sonraki hamlelerle zaten bunun ne olup olmadığı biraz daha ekranlara gelecektir.

Ama şöyle bir fırsat doğuyor. Bu bir krizle yarışma süreci yaratıyor. Krizle yarışma sürecinden siyasetçiler ve diplomatlar istifade ederlerse daha makul parametreler ile krizi yönetebilirler. Edemezlerse bir süre bu kriz yine tırmanır, bu kriz ortada duruyor çünkü.