Türkiye ve İran'dan ortak operasyon mu geliyor?

Türkiye ve İran arasındaki Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Altıncı Toplantısı'nın ardından ortak bildiri yayımlandı. Bildiride, PKK/PJAK ve diğer terör örgütlerine karşı ortak operasyonlar dahil eşgüdüm içinde adım atmanın her iki ülkenin sorumluluğunda olduğu vurgulandı.

Türkiye ve İran'dan ortak operasyon mu geliyor?

Türkiye- İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi 6'ncı toplantısı videokonferans yöntemiyle yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin başkanlık ettiği toplantının ardından iki ülke Cumhurbaşkanları ortak bildiri yayımladı.

Bildiride terörle mücadele konusuna da değinilirken, "PKK/PJAK ve bölgedeki tüm terör örgütlerinin Türkiye’nin ve İran’ın güvenliğine karşı ortak tehdit teşkil ettiğini dikkate alarak, ortak sınırlarda bulunan PKK/PJAK ve diğer terör örgütlerinin unsurlarının eylemlerine karşı mevcut iş birliği mekanizmalarından tam olarak istifade etmenin ve terörizme ve örgütlü suça karşı sonuç odaklı iş birliği amacıyla, ortak operasyonlar dahil, eşgüdüm içinde adım atmanın her iki ülkenin sorumluluğunda olduğunu vurgulamışlardır" ifadelerine yer verildi.

SURİYE’DE BM KARARIYLA UYUMLU ÇÖZÜM

Türkiye ve İran, Suriye’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütlerini vurgularken, bildiride konuya ilişkin "Suriye ihtilafının Astana formatı çerçevesindeki tüm anlaşmalar doğrultusunda ve BMGK’nın 2254 sayılı kararıyla uyumlu bir siyasi süreç yoluyla çözüme kavuşturulabileceğine dair inançlarını teyit etmişlerdir" denildi.

Bildiride, tarafların ilişkilerini, bölgesel gelişmeleri ve koronavirüs salgınının etkilerini gözden geçirdikleri belirtilerek, "Güçlü siyasi iradelerinden beslenen iyi komşuluk ilişkilerini daha da geliştirme konusundaki kararlılıklarını yinelemiş ve ikili ilişkilere dair kararların ortak çıkarlar temelinde etkin bir şekilde uygulanması yönündeki kararlılıklarını ifade etmişlerdir. Kovid-19 salgınına ilişkin olarak vatandaşlarına gerekli tıbbi hizmetlerin, ilaçların, malzemelerin sunulmasında daha hazırlıklı olunmasını teminen salgınla mücadelede daha yakın istişare ve iş birliğinin önemini vurgulamışlardır" denildi.

Taraflar ayrıca, iki ülke arasındaki iş birliğinin daha da derinleştirilmesi amacıyla, ikili ve bölgesel konularda her seviyede yakın siyasi diyaloğun ve ikili ilişkilerin farklı veçhelerini kapsayan mekanizmalar çerçevesinde istişarelerin sürdürülmesinin önemine vurgu yaptı. İkili ticaret hacminde Kovid-19 dahil olumsuz küresel koşullarından kaynaklanan azalma eğiliminin tersine çevrilmesini teminen ortak çabaları yoğunlaştırma, bu çerçevede Karma Ekonomik Komisyon, Kara Ulaştırması Ortak Komisyonu gibi mekanizmalardan tam olarak istifade etme ve yeni ekonomik iş birliği alanları geliştirilmesi yönündeki taahhütlerini de yineledi.

KARMA EKONOMİK KOMİSYON TOPLANTISI 

Taraflar bildiride şu kararlara imza attı:

"Ekonomik iş birliğinin daha da ilerletilmesi, ikili ticaret hacminin artırılması, Covıd-19’un yarattığı ekonomik sınamaların aşılması amacıyla, 28'inci Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı'nı, salgının yarattığı şartlar göz önünde bulundurulmak suretiyle mümkün olan en kısa zamanda gerçekleştirme isteklerini ifade etmişlerdir. Tercihli Ticaret Anlaşması'ndan ortak çıkarlar temelinde tam olarak yararlanılmasının, anlaşmanın kapsamının genişletilmesinin ve her iki ülke iş adamları için yatırım ortamının iyileştirilmesinin önemini vurgulamışlardır. Halklar arası temasların daha fazla teşvikini teminen, Covid-19'un yarattığı risklerin bertaraf edilmesinin akabinde turizm ve kültür alanlarında iş birliğinin daha da güçlendirilmesinde mutabık kalmışlardır. Enerji sektörünün önemine vurgu yaparak, ortak fayda temelinde bu alanda iş birliğinin sürdürülmesinin önemini teyit etmişledir."

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) onayladığı İran’ın nükleer programı konusu ile ilgili Kapsamlı Ortak Eylem Planı’na (KOEP) ilişkin ifadelerin de yer aldığı bildiride, tarafların KOEP’in muhafazasının önemini yeniden vurguladıkları ve KOEP’in muhafazası için BMGK’da ahiren ortaya konan geniş tabanlı desteği memnuniyetle karşıladıkları belirtildi. Ortak çıkarları ilgilendiren bölgesel ve küresel konuları ele alan tarafların, bu bağlamda, evrensel olarak kabul gören ilkelerden, özellikle, uluslararası hukuka tam saygı ve çatışmaların barışçı yollarla çözülmesi ile kuvvet kullanımına veya kuvvet tehdidine başvurmama ilkelerinin, uluslararası ilişkilere hakim olmaya devam etmesi gerektiği görüşünü paylaştıkları da kaydedildi.

Bildiride taraflar Irak'ın toprak bütünlüğünün, siyasi birliğinin ve egemenliğinin korunmasına yönelik taahhütlerini teyit ederlerken, Irak Hükümeti’ne desteklerini de yineledi. Bildiride, şöyle denildi:

"İsrail-Filistin ihtilafının kapsamlı, adil ve kalıcı çözümüne sarsılmaz desteklerini vurgulamışlar, bu bağlamda, başkenti Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devletinin kurulması ihtiyacını yinelemişlerdir. Üçüncü ülkelerin Filistin Davasını zayıflatma girişimlerine karşı Filistin'e desteklerini ifade etmişlerdir. Afganistan’da sürdürülebilir barışın ve istikrarın, ancak gerçek anlamda Afgan öncülüğünde ve sahipliğinde olacak siyasi çözüme yönelik bir barış süreciyle sağlanabileceğini vurgulamışlar ve böyle bir çözüme desteklerini beyan etmişlerdir. İki ülkenin birlikte üye olduğu BM, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı (CICA), Gelişen Sekiz Ülke (D-8) gibi uluslararası örgütler çerçevesindeki işbirliğinin önemini vurgulamışlardır. Parlamentolararası Birlik (IPU), Asya Parlamenterler Asamblesi (APA), İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) gibi bölgesel ve uluslararası parlamenter örgütler çerçevesinde ikili işbirliğinin teşvikini teminen iki ülke yasama organları arasındaki etkileşimin kolaylaştırılması yönünde iyi niyetlerini ifade etmişlerdir."