1. Haberler
  2. Analiz
  3. Türkiye’de ‘ikiz katliamlar’: 2 Temmuz Sivas ve 5 Temmuz Başbağlar olayları

Türkiye’de ‘ikiz katliamlar’: 2 Temmuz Sivas ve 5 Temmuz Başbağlar olayları

featured

Sefa Yürükel yazdı…

Türkiye Cumhuriyeti tarih boyunca birçok iç ve dış tehdit ile karşı karşıya kalmıştır. Bu tehditlerin bazıları doğrudan askerî ya da ekonomik alanda görülürken, bazıları daha karmaşık biçimde sosyal yapıyı hedef almıştır. Mezhep ve etnik kimlik üzerinden yürütülen bölücü faaliyetler, bu tehditlerin en sinsi olanları arasında yer alır. Bu çerçevede, 1993 yılında gerçekleşen iki büyük katliam; 2 Temmuz’da Sivas’ta  örgütlü gericilik tarafından gerçekleştirilen ve 35 aydının yakılarak öldürüldüğü Madımak Katliamı ile 5 Temmuz’da Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 33 sivil vatandaşın PKK tarafından katledildiği Başbağlar Katliamı, tesadüfi gelişmeler değil,  gladyonun ortak  bir planın ( BOP) parçaları olarak değerlendirilmelidir.

Bu iki olay, farklı ideolojik görünümlere sahip olsa da, benzer stratejik hedeflere hizmet etmiştir. Sivas’ta dinci gericilik üzerinden, Başbağlar’da ise etnik ayrılıkçılık üzerinden yürütülen terör eylemleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumsal bütünlüğünü hedef almıştır.

2 TEMMUZ VE 5 TEMMUZ KATLİAMLARININ ORTAK ARKA PLANI

Sivas ve Başbağlar katliamları, farklı siyasi ve ideolojik görünümlerle gerçekleştirilmiş gibi görünse de, aslında ABD ye bağlı aynı gladyo yapısının iki farklı yüzüdür. Her iki olay da Türkiye’nin milli birliğine ve toplumsal dokusuna ağır darbe vurmuştur. Sivas’ta laik, aydın bir kitlenin hedef alınması, Başbağlar’da ise Anadolu köylüsünün etnik kimlik bahanesiyle katledilmesi, aslında halkı mezhep ve etnisite temelinde birbirine düşürmeyi amaçlayan büyük bir planın parçalarıdır.

Bu olayların ortak yönü, kamuoyunu ve toplumu ayrıştıracak şekilde tasarlanmış olmalarıdır. Katliamların arkasındaki temel strateji, Türkiye’yi iç çatışma ortamına sürükleyerek zayıflatmak ve kontrol edilebilir hale getirmektir. Bu strateji, sadece Türkiye’ye özgü değil, Ortadoğu’da ve dünyanın çeşitli bölgelerinde de benzer yöntemlerle uygulanmaktadır.

Olayların arkasında ABD ve müttefiklerinin organize ettiği “Gladyo” tipi yapılar olduğu yönünde ciddi bulgular mevcuttur. Bu yapılar, soğuk savaş döneminde NATO çerçevesinde kurulan gizli yapılanmaların günümüze uyarlanmış versiyonlarıdır. Bu yapıların amacı, hedef ülkelerde kontrollü kaos ortamı oluşturarak siyasi istikrarsızlık yaratmak ve dış müdahaleyi kolaylaştırmaktır.

DİNCİ GERİCİLİĞİN ÖRGÜTLENMESİ: 1970’LERDEN 2 TEMMUZ’A VE ORANDAN IŞİD’E

Dinci gericilik, Türkiye’de 1970’li yıllardan itibaren sistemli bir şekilde örgütlenmeye başlamıştır. Bu süreçte devletin bazı yapıları tarafından komünizmle mücadele adı altında desteklenen dini gruplar, 1980 darbesinden sonra hızla büyümüş ve devletin çeşitli kademelerine sızmıştır. Bu sızma süreci, aynı zamanda Türkiye’deki toplumsal dokunun da dönüşümünü hızlandırmış ve laiklik karşıtı yapılar güç kazanmıştır.

Sivas Katliamı’nda ortaya çıkan organize yapı, işte bu dinci örgütlenmenin dışa vurumudur. Katliam sırasında kullanılan sloganlar, hedef alınan kesim ve eylemin planlı doğası, olayın sıradan bir halk ayaklanması değil, sistematik bir hazırlığın ürünü olduğunu göstermektedir. Olayın faili olan grup, Aleviliği sapkınlık olarak gören, radikal Selefi anlayıştan etkilenmiş bir çizgide hareket etmiştir.

Bu yapının evrimi 2000’li yıllarda IŞİD gibi daha vahşi ve küresel ölçekte örgütlenmiş yapılarla devam etmiştir. IŞİD’in ortaya çıkışı, aslında Türkiye’de 70’li yıllarda başlatılan ve 90’larda Sivas’ta görülen dinci gericiliğin uluslararasılaşmış versiyonudur. Dolayısıyla Sivas Katliamı, IŞİD gibi örgütlerin prototipi olarak okunabilir.

PKK, IŞİD VE ABD MERKEZLİ GLADYO YAPILANMASI

IŞİD gibi dinci radikal yapılar ile PKK gibi etnik temelli örgütler, farklı ideolojik görünümlere sahip olmalarına rağmen aynı amaca hizmet etmektedir. Her iki örgüt de emperyalist merkezlerin Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme planlarının birer aracıdır. PKK’nın 1980’lerde Türkiye’de başlayan eylemleri, tıpkı IŞİD’in 2000’li yıllarda Irak ve Suriye’de yürüttüğü terör faaliyetleri gibi, dış güçlerin destek ve yönlendirmesiyle organize edilmiştir.

PKK, Türkiye’nin doğusunda etnik ayrımcılığı körükleyerek, IŞİD ise mezhep çatışmaları üzerinden Ortadoğu’yu parçalayarak emperyalist projelere zemin hazırlamıştır. Bu iki yapı, görünüşte birbirine zıt düşünce yapılarına sahip gibi dursa da, aynı merkezlerden beslenmiş, aynı hedefe yönelik araçlar olarak işlev görmüştür.

ABD’nin IŞİD’i desteklediğine dair belgeler, yöneticilerin açıklamaları ve çeşitli akademik kaynaklar, bu durumun artık inkâr edilemeyecek kadar açık olduğunu göstermektedir. Aynı şekilde, PKK’nın 1990’larda ABD ve İsrail’den aldığı dolaylı ve doğrudan yardımlar da Türkiye’nin resmi kurumlarınca belgelenmiştir.

SONUÇ

2 Temmuz Sivas ve 5 Temmuz Başbağlar katliamları, birbirinden bağımsız gibi görünse de aslında aynı emperyalist planın iki farklı yüzüdür. Sivas’ta dinci gericilik, Başbağlar’da etnik ayrılıkçılık kullanılmış; fakat her iki durumda da amaç Türkiye Cumhuriyeti’nin iç barışını bozmak ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmek olmuştur. Bu bağlamda olaylar, sadece terör eylemi değil; emperyalist planların uygulama sahasındaki unsurlarıdır.

Günümüzde de bu yapıların daha sofistike versiyonları faaliyetlerini sürdürmektedir. Türkiye, bu süreçlerden ders çıkararak milli birliğini koruyacak stratejiler geliştirmeli ve Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in temel ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalmalıdır. Dini ve etnik farklılıklar üzerinden siyaset yapılması engellenmeli, tüm yurttaşların Türkiye Cumhuriyetinde eşit ve özgür bireyler olarak yaşaması sağlanmalıdır.

Dipnotlar

1.Toprak, B. (1991). Türkiye’de Din, Toplum ve Siyaset. Ankara: TESEV.
2.Çandar, C. (2015). IŞİD: Terörün Yeni Yüzü. İstanbul: Doğan Kitap.
3.Göl, A. (2020). “Sivas Katliamı ve Dini Radikalizmin Dönüşümü”, Modern Türkiye Araştırmaları Dergisi, 13(2), s. 45-63.
4.Cockburn, P. (2014). The Rise of Islamic State. London: Verso.
5.Chomsky, N. (2016). Who Rules the World? New York: Metropolitan Books.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!