1. Haberler
  2. Gündem
  3. Uçak kazasında ölen ünlü fizikçilerin ‘toryum’ rüyası gerçek olacak mı?

Uçak kazasında ölen ünlü fizikçilerin ‘toryum’ rüyası gerçek olacak mı?

featured

Türkiye’de ilk olarak, Isparta’daki uçak kazasında hayatını kaybeden Prof. Dr. Engin Arık’ın gündeme getirdiği toryum rezervleri ve yeşil nükleer enerji projesiyle ilgili, eşi Prof. Dr. Metin Arık’ın da aralarında bulunduğu fizik profesörleri ‘Yeşil Nükleer Enerji’ başlıklı çalışma hazırladı. Bilim insanları, sadece Isparta Aksu’daki 20 bin tonluk toryum rezervinin, Türkiye’nin 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayacağını vurguladı.

Fizik profesörleri Prof. Dr. Metin Arık, Prof. Dr. Saleh Sultansoy, Prof. Dr. M. Atıf Çetiner, Doç. Dr. Abdüllatif Çalışkan, Dr. Ümit Kaya, Isparta’da 2007 yılındaki uçak kazasında hayatını kaybeden Prof. Dr. Engin Arık’ın, Türkiye’de ilk kez gündeme getirdiği toryum, Türk Hızlandırıcı Kompleksi (TAC), Türk Bilim Kenti gibi projelerinden oluşan ‘Yeşil Nükleer Enerji’ üzerine ortak bir çalışma gerçekleştirdi.

PROFESÖR ARIK’IN RÜYASI

Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde görev yapan bilim insanları tarafından hazırlanan çalışmada, proton hızlandırıcıya dayalı toryum yakıtlı enerji sistemi ele alındı. Bilim insanları, Türkiye’nin zengin toryum rezervlerine hızlandırıcı teknolojisi eklenebilirse ülkemizin ve hatta dünyanın enerji problemini çözebileceğini, böylece Prof. Dr. Engin Arık’ın rüyasının gerçeğe dönüşeceğini vurguladı.

Prof. Dr. Engin Arık

CERN’DEKİ DENEYLERDE GÖREVLİ

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) evrenin sırlarını keşfetmek için tasarlanmış ATLAS deneyi, LHeC büyük hadron elektron çarpıştırıcısı ve FCC gelecek dairesel çarpıştırıcı projelerinde görevli Prof. Dr. Saleh Sultansoy, çalışmanın içeriği hakkında bilgi verdi. TOBB ETÜ Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Sultansoy, “Engellenerek yarım kalan TAC projesi sayesinde ‘maddenin kudret’i zerriyesi’ Türkiye ve genel olarak bu coğrafyada da irdelenecekti. Proje gerçekleşseydi, Türkiye bu alanda bölgesel cazibe merkezi ve küresel cazibe merkezlerinden biri olacaktı” dedi.

EA VEYA ADS TEKNOLOJİ

21’inci yüzyılın stratejik teknolojileri arasında önemli yere sahip parçacık hızlandırıcılarının bilim, teknoloji, tıp ve sanayinin birçok alanında kullanıldığına işaret eden Prof. Dr. Sultansoy, “Ülkemiz açısından belki de en önemli kullanım alanı ise Nobel Ödülü sahibi Carlo Rubbia’nın önderliğinde 1990’larda CERN tarafından önerilen, Enerji Yükselteci (Energy Amplifier-EA) veya Hızlandırıcı Sürümlü Sistem (Accelerator Driven System-ADS) teknolojisidir” dedi.

TORYUMDAN NÜKLEER YAKIT

Dünyanın artan enerji ihtiyacını karşılamak için geleneksel nükleer reaktörlere alternatif olarak geliştirilen bu teknolojinin özellikle son yıllarda büyük aşama kaydettiğini belirten Prof. Dr. Sultansoy, “Toryumu nükleer yakıt olarak kullanmaya imkân sağlayacak bu teknoloji Türk kamuoyunun gündemine, 2007’de elim bir uçak kazasında kaybettiğimiz Prof. Dr. Engin Arık’ın 2002’de basına verdiği söyleşiyle taşınmıştı” dedi.

ULUSAL PROGRAM ŞART

Son yıllarda başta Belçika, Çin ve Hindistan olmak üzere birçok ülkede bu konuda ulusal programlar başlatıldığını kaydeden Prof. Dr. Sultansoy, uluslararası işbirlikleri oluşturulduğunu da ekledi. Prof. Dr. Sultansoy, “Ülkemizin de en kısa zamanda ulusal bir program başlatması ve uluslararası işbirliklerine dahil olması şart” dedi.

Sistemle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Sultansoy, “Bu sistemin geleneksel reaktörlerden en önemli farkı, nükleer süreci tetikleyen nötronların reaktörün dışında proton hızlandırıcı kullanılarak üretilmesi. Bu nedenle de prensip olarak Çernobil’de yaşanan türden kazaların olması mümkün değil. Diğer bir önemli avantaj da uzun ömürlü nükleer atıkların çok az olmasıdır” diye konuştu.

DÜNYADAKİ TORYUM REZERVLERİ

OECD Nükleer Enerji Ajansı (NEA) ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) verilerine göre dünya toryum rezervlerinde ilk sırayı 846 bin tonla Hindistan’ın aldığını belirten Prof. Sultansoy, “744 bin tonla Türkiye ikinci, 606 bin tonla Brezilya üçüncü. Avustralya 521 bin, ABD 424 bin, Mısır’da 380 bin ton olarak sıralanıyor. Türkiye’de yapılan araştırmalara göre ise IAEA’nın verilerinin çok daha üzerinde toryum rezervi olduğu tahmin ediliyor” diye konuştu.

YÜZDE 20’Sİ TÜRKİYE’DE

Türkiye’de Eskişehir- Sivrihisar bölgesinde 380 bin ton toryum rezervi tespit edildiğini kaydeden Prof. Dr. Sultansoy, “Ayrıca Malatya-Kuluncak bölgesinde havadan ön arama yapılmış, fakat rezerv tespitine yönelik çalışma yapılmamıştır. Profesör Carlo Rubbia’nın; 1990’lardan itibaren yaptığı sunumlarda Türkiye’nin toplam toryum rezervinin 880 bin ton (dünya toryum rezervinin yüzde 20’si) civarında olduğu belirtilmektedir. Son bulgular Rubbia’nın görüşünü desteklemektedir. Sadece Isparta Aksu bölgesinde tespit edilen 20 bin ton üzerindeki toryum rezervi, Türkiye’nin 100 yıl boyunca enerji ihtiyacını karşılar. Bu bölgedeki toryum, Sivrihisar rezervlerinden farklı olarak, çok daha kolay işlenebilir niteliktedir” dedi.

KALICI EKONOMİK VE STRATEJİK BİR DEĞER

Bilim insanlarının ortak çalışmasında, hızlandırıcı sürümlü toryum yakıtlı sistemlerin, gelecekte en önemli enerji kaynaklarından biri olacağı vurgulandı. Fosil yakıt rezervleri tükendikçe petrol ve diğer konvansiyonel enerji türlerinin fiyatının artmaya devam etmesi nedeniyle ADS teknolojisinin en ucuz ve en güvenli enerji üretim mekanizmalarından biri olmasının kaçınılmaz olduğu kaydedildi. Gelecekte bir ülkenin hem toryum rezervlerine hem de onu güvenle kullanacak, kendi ürettiği ADS teknolojisine sahip olmasının, kalıcı bir ekonomik ve stratejik değer oluşturacağına dikkat çekildi.

ADS TEKNOLOJİSİ ACİLEN BAŞLATILMALI

Projede, yapılması gereken uygulamalara da tüm teknik ayrıntılarıyla yer veriliyor. Dünyadaki tahmin edilen toryum rezervinin yaklaşık beşte birinin Türkiye’de bulunduğu göz önüne alınırsa, ADS teknolojisi ile ilgili AR-GE çalışmalarının acilen başlatılması gerekliliği vurgulandı. Çalışmada, öncelikli olarak Türkiye’nin toryum rezervleriyle ilgili spekülasyonları giderecek çalışmalar başlatılması ve gerçek durumun en kısa zamanda ortaya konulması istendi.

YÜZYILLAR BOYUNCA KARŞILAYACAK MİKTARDA

AR-GE çalışmalarının nükleer reaktör ve proton hızlandırıcı teknolojilerini içermesi gerektiği belirtilen çalışmada, “GeV enerjili yüksek akımlı proton hızlandırıcının kurulmasını öngören ulusal bir programın gerçekleştirilmesi, ülkemizin enerji gereksinimini karşılamasının yanı sıra, bilim ve teknolojinin birçok alanında kullanılan nötron spallasyon kaynağına da sahip olmamızı sağlayacaktır. Türkiye’deki toryum rezervinin ülkemizin enerji ihtiyacını yüzyıllar boyunca karşılayacak miktarda olduğu unutulmamalıdır” denildi.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 Yorum

  1. 21 Ekim 2020, 08:17

    Bu bır kaza degıldı. ısın arkası da hıc araştırılmadı. hemen kapatıldı.

  2. Sizleri de koruyamadik…

  3. 21 Ekim 2020, 11:41

    Ben bilmiyorum MiT bizim bilim insanlarımızın koruması için ne yapıyor acaba? Bir çok alanda bizim bilim insalarimiz kaza diye terör edildi yine mi hiçbir şey yapmayacağız? Rahmetli Engin arık terörü bize gösteriyor ki bu teknoloji çok önemli bir şey ve neden sayın Engin ariktan sonra hızlandırıcı tesisleri başlamadı ve hiç bir şey yapmadık? 5 milyon Suriyeliye ve Filistin’e harcadığınız parayı toryum ve mmu ve Altay tankı ve milli uçak projelerine harcasaydiniz iyi değil miydi? Şimdi bu s400 de bize yarıya kadar girmiş testere gibidir çıkarsak kesecek içeriye itsek de kesecek? Bu sorunlarla uğraşıp yeni teknoloji gelişmeleri unuttuk. Şimdi halk fakirlesiyor, bu filistini ihvancilari tarikatlari bırakın, bizi batirdilar bunlar. Bizden para ve yardım alan filistin doğu Akdeniz gaz forumunda İsrail ve yunanistan yanına geçmiş ve bizi bırakmış. Azerbaycan ve Ermenistan arasında ermenistani seçmiş bunlardan ne fayda? Osmanlı 700 yıl bu Araplarla uğraştı ve sonunda Araplar ihaneti ile çöktü, Araplardan bize fayda gememis ve gemeyecek bırakın ya? Gidip 450 milyar dolar faizli para borç aldınız ve getirip lux araç ithalayina ihvancilara Filistin’e ve cami yapmaya harcadınız şimdi faturasını halk zamlar ile ödemek zorunda, acaba faizli borç para ile cami inşa etmek şeriat hükmüne göre haram değil mi? Borç, faiz , içki ve silah ticareti parası ile cami yapmak şeriat hükmüne göre haramdır, acaba erbaş 600 yıl bundan önce bir vakifa göre Atatürk’e lanet okuyor, neden Yahudilerden faizli borç para ile cami yapmaya karşı çıkmıyor ve lanet okunmuyor. Peygamber efendimiz demedi mi faiz veren ve faiz alan günahı yüz kere Mekke’de zina yapmış gibidir? Zina parası ile cami yapilir mi? Şimdi bu camilerin köprülerin caddelerin hangisini satıp 450 milyar dolar borcu ödeyeceksiniz, sayın Davutoğlu ve Babacan ve gül gelip bu yaptilari b.ku açıklasın. Sayın erbaş gelip faizli para ile camiye harcadılari 70 milyarı açıklasın. Bunların faturasını halkın fakir fukaranın emeginden çalıp ödüyoruz desin. Almanya 2700 milyar dolar borcu var ama halkin kemikleri zamlar altında kırılmıyor çünkü orada bir faiz parası yiyen vakıf mali yiyen tarikat ve erbaş yok. Borç aldıklarını yüksek teknoloji ürün ve fabrikalar yapmaya harcadılar ve şimdi gelirinden borcu ödüyorlar ve halkın sofrasına ekmek gidiyor. Atatürkün dediği her bir fabrika bir kaledir sözünü çoktan unuttunuz. Şimdi beş paralık etmeyen gerizekalı BAE arabistan İran ve mısır gelip bize kafa tütüyor, eğer bizim borcumuz olmasaydı eğer yüksek teknoloji fabrikalarının olsaydı ve s400u f35i ve füzelerinizi kendiniz uretseydiniz şimdi Rusya ABD Yunan İran BAE ve Arabistan bize karşı kafa tutma cesareti olurmuydu.? Şimdi git beş para getirmeyen bir nal bile üretmeyen üç milyonluk üyelik tarikatlara para öde, onların sokaklara dökülüp darbe yapmasin diye hep büyük camiler yap , vakıf merkezi diye onlara para imparatorluğu yap, TSKya bakanlıklara tarikat danışmanları at, sonra gün gelir Taliban gibi hükümeti elegecirsinler. Kendileri pensilvanyada İstanbul’da Sultan gibi konaklarda yaşasın fakir halka biraz daha dözün diye çağırsin , kendileri kâfir Almanya yapımı Benz ile kılıç elinde camiye eşkıya gibi girip Atatürk’e lanet okusun ama öğretmenlerimiz kiralık evde oturup metrobüs ile okullara gitsin, halk bir ekmek için sürünsün ama tarikatlar ve erbaş biz din adamıyız diye 200 milyar dolarlık vakıf malını ve devlet bütçesini işlemeden yesin adınıda İslam kuran peygamber desin. Peygamber yaşasaydı yaptıklarınızı yanında koyacakti sanıyorsunuz? Tarikat değil tam bir zorbaci eşkıya çetesi?

  4. Büyüksün başkan

  5. Aradan yillar gecti, yerini doldurmak ve o degerli bilim insaninin ülkemize verecegi hizmetin acigini kapatmak …. görüldügü gibi.. hicte kolay degil.. günümüzde ülkemizdeki degerli bilim insanlari asimetrik bir saldiriyla karsi karsiya… , umariz… sorumlu ve görevli devlet adamlarimiz… bundan sonraki bilim insanlarimiz icin gerekli tedbirleri almada tereddüt etmezler…

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!