Ümit Özdağ'ın ifadeleri Enver Altaylı dosyasına girdi

Eski MİT'çi Enver Altaylı ve damadının da aralarında bulunduğu 4 sanığın "FETÖ yöneticiliği", "örgüt üyeliği", "örgüte yardım" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlarından yargılandığı dava dosyasına İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ'ın tanık beyanı girdi.

Ümit Özdağ'ın ifadeleri Enver Altaylı dosyasına girdi

Özdağ'ın, katıldığı bir televizyon programında Enver Altaylı'nın kendisine "Partiyi kurmayın çünkü partinizi kapatacaklar, sokağa dökülün" şeklinde sözler sarf ettiği iddialarının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca tanık sıfatıyla ifadesine başvuruldu.

Ailevi nedenlerle 4 yaşından beri tanıdığı Altaylı'nın Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okumadan önce harbiyeden ayrıldığını, CKMP (Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi) ve MHP'de çalıştığını 1970'li yıllarda MİT'te görev yaptığını bildiğini aktaran Özdağ, şu beyanda bulundu:

"Kendisi ile 1976 yılında rahmetli dayımın avukat yazıhanesinde bir defa görüştüğümü hatırlıyorum. 1996'da İran Caddesi'ndeki Karum İş Merkezi'nin karşısındaki iş yerinde bir görüşmemiz olmuştu. 2000'li yıllarda görüşmelerimi hatırlamıyorum. 2013 yılında yazdığı kitabını bana sunmuştu ve 'Bir tanıtım yazısı yazabilir misin?' demişti. Siyasal olarak çok uzun süre önce ayrı çizgilere girmemize rağmen ailevi dostluk devam etti. Anneannemi çok severdi. Rahmetli dayımı ve ailemi sevdiğini bilirim. Ben de kendisine geçmişten gelen ailevi muhabbetle saygı gösteririm. Onun da bana ailevi nedenlerle çok olumlu tavrı olmuştur. Aramızda herhangi kişisel bir husumet söz konusu değildir."

'PARTİYİ KURMAYIN, SOKAĞA DÖKÜLÜN'

Özdağ, 19 Eylül'de CNN Türk  televizyonunda "Tarafsız Bölge" isimli programda yapılan konuşmanın arkasında olduğunu, yayında konuşulan hususların Altaylı ile arasında geçen konuşma olduğunu belirtti. Altaylı ile 2017 Mayısı'nda 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü'ndeki görüşmesine ilişkin bilgi veren Özdağ, şunları kaydetti:

"Hatırladığım kadarıyla Enver Altaylı enstitünün alt katına geldikten sonra beni telefonla aramıştı. Orada olduğunu söylemişti. Çok uzun bir görüşme olmadı. Görüşmede ben ve Altaylı'dan başka kimse yoktu. Daha önce de söylediğim gibi görüşmede Altaylı, bana 'Partiyi kurmayın, çünkü partinizi kapatacaklar, sokağa dökülün' şeklinde bir talepte bulunmuştu.

Ben de kendisine, 'Partiyi kuracağız, başarılı da olacağız' dedim. O anda benim çıkardığım sonuç, Altaylı'nın bana söylediği sözlerden şiddet eylemleri ile ilişkili bir hal aklıma gelmedi. Görüşmenin sonlarına doğu, FETÖ'cü subayların ordudan ihraç edilmesi konusunda olumsuz görüş beyan ederek, ihraç edilenlerin FETÖ'cü olmadığını beyan edince bende kendisine, 'ağabey sen ordudan ayrılalı çok oldu, gerçek durumu bilmiyorsun, ben listeler üzerinde Balyoz kumpası mağduru askerlerle birlikte çalıştım, tasfiye edilenlerin tamamı FETÖ mensubu subaylardır' deyince benim açımdan görüşmenin bittiğini hissettirdim ve görüşme sona erdi."

Özdağ, Altaylı'nın FETÖ ile bir bağlantısının olup olmadığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında hazırlanan ve kamuoyuna yansıyan iddianameyi okuduktan sonra bütün boyutlarını anladığını sözlerine ekledi.