Arda Gülbeyaz yazdı…
İstihbarat Teorisi ve PKK ile Pazarlık kitaplarından oldukça fazla faydalandığım, MHP ve İyi Parti içerisindeki dönemlerinde iyi bir Türk milliyetçisi olarak tanıdığım Ümit Özdağ, maalesef artık gözümdeki değerini yerle bir etmiş durumda.
Özdağ’ın Zafer Partisi’nin Türklüğü ırksal bazda algılayıp bu bakışla söylem geliştiren kendi taban iklimine önlem almayışı ve 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde herkesin malumu olan Sinan Oğan süreci şahsıyla ilgili zihnimdeki soru işaretlerini derinleştirmişti, ancak bunlar belki makul gerekçelerle açıklanabilirdi.
Benim için ilk kusuru tarihsel bir enstantane üzerinden İsmet İnönü’ye karşı Alparslan Türkeş’i öne sürmesi, safının NATO’dan yana olduğunun altını çizmesiydi.
Acaba Ümit Özdağ 1939’da yaşıyor olsaydı, II. Dünya Savaşı’na Türkiye’nin girip girmemesi konusunda ya da yer alacağı taraf konusunda kararı ne olurdu?
İkinci kusuru, Bahar Feyzan’a “Osman Kavala’nın masum olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Keşke daha önce sahip çıksaydım Osman Kavala’ya.” cümlesini kurmasıydı.
Bu demecini “Çünkü hukuk; herkese, siyasi görüşünden bağımsız olarak, eşit uygulanmalıdır.” diye gerekçelendirmişti.
Görüşünün temelini de “Politik duvarlarımın çizgisini, Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği belirler ve bu duvarlar yıkılamaz.” diyerek açıklamıştı.
Bakım, “Osman Kavala masumdur.” demek ayrıdır, “Osman Kavala usulen yanlış bir yargılamaya tabii tutulmuştur.”, “Osman Kavala işlediği suçtan yargılanmamıştır.”, “Osman Kavala hak ihlaline uğramıştır.” vb. demek ayrıdır.
Kaldı ki Osman Kavala’nın masumiyetini şimdi daha iyi anlıyorsa, geçmiş kanaatini belirleyen bilgi ya da ilkesel eksiklik neymiş, özeleştiriyi tam haliyle ortaya koymalı.
Demek istediğim, açıklamada bulunduğu sıralarda ne değişti de kendisine bu anlayış yüklenmiş oldu?
Ümit Özdağ ve sosyal demokrat Osman Kavala hangi ortak paydada buluşmuş olabilir?
İddia o ki Özcan Pehlivanoğlu cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde Turan Hareketi Partisi’ne gidiyor ve diyor ki “Sinan Oğan ikinci turda AKP’yi desteklemeli, derin devlet böyle istiyor. Siz sakın başka bir şeye ikna etmeye çalışmayın.”
Bu açıklamanın üzerinden günler geçiyor, Zafer Partisi içerisinde bu olay üzerine sorular soruluyor, genel başkan yardımcısı Özcan Pehlivanoğlu’ndan cevap yok, genel başkan Ümit Özdağ’dan cevap yok, gazeteci Erdem Atay konuyu YouTube’ta gündeme getirene kadar.
Bu da üçüncü kusur!
Kim bu derin devlet, ucu NATO’ya mı çıkıyor?
Bu noktada, Zafer Partisi’nin ve Ümit Özdağ’ın biz Atatürkçülerin haklı davasına Ergenekon dönemi Doğu Perinçek etkisi yapacağı, onca sorununun arasında bir de memleket meseleleriyle uğraşan samimi seçmenin gözünde davamızı marjinalize edeceğinin altını çizmek isterim.
Doğru şeyleri yanlış kişiler söylerse ve biz de o kişiler doğru söylüyor diye arkalarında kadrolaşırsak, hem yanlış kişiyi takip etmiş oluruz, hem de insanlara ne olduğumuzu değil, ne olmadığımızı anlatma çabası içerisine düşeriz.
İçinde bulunduğumuz zamanda Atatürk Türkiyesi’nden yana taraf insanlar olarak zaten sürüsüyle derdimiz var, neden bir de bu iletişim sıkıntısıyla uğraşalım?
Neden bir lider arketipinin hatalarını, yanlışlarını üstlenip bedel ödeyelim?
Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini savunan insanlar olarak neden bir öncü figüre ihtiyaç duyalım?
İlkelerimiz bizi bir araya getirmeye yeter de artar.
saçmalamışsınız! Peki sizce kim gerçek milliyetçi? Hocaya Saldırmanızın amacını açıklayın!
👍 tespitler güzel ve yerinde.. kişisel kanaatimce; Türkeş, bahçeli geçmiş dönemin ABD, NATO planlarının koruyucusu idi. Yeni dönemde ABD, NATO olan ve projelerinin koruyucularından biri de Ümit Özdağ dir bence..
umit ozdag da kripto bence, bu kadar olay tesaduften veya gafletten olmaz. hepsi ortak.
e adamı silivri’de formatlayıp dışarı saldılar. artık oyları da artmıyor. konuşmuyor. yavaş yavaş misyonu ortaya çıkmaya başladı.