Üniter devletten vazgeçme karşılığı daha çok dış borç vaadi: Ya paranı ya canını

Üniter devletten vazgeçme karşılığı daha çok dış borç vaadi: Ya paranı ya canını

Enteresan bir şekilde “Kürt sorunu” var diyen bir koro, Halkların Demokratik Partisi’ni (/HDP) Kürt asıllı vatandaşlarımızın temsilcisi olarak “atayarak”, “müzakereleri sürdürecek meşru muhatabı” bulma çalışmalarını sonlandırmış durumdalar.

CHP’nin, Peşmerge Bölgesi ziyaretiyle başlayan süreç, Davutoğlu’nun, Suriye’de, dolayısıyla da Türkiye’de federasyona yeşil ışık yakan açıklamaları sonrasında, CHP adına Kılıçdaroğlu, Akşener’in partisi adına Musavat Dervişoğlu ve son olarak da Babacan’la devam etti. HDP kapatılma davasıyla ilgili olarak Temmuz ayında yapmış olduğu açıklamalar dikkate alındığında Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun da yakında bir açıklama yapması şaşırtıcı olmayacaktır.

Muhalefet cephesinden peşpeşe yapılan açıklamalarla verilen ortak mesajlara göre, “Kürt Sorunu” olarak tanımladıkları sorunların çözümü konusunda yasal muhatabın, açılım sürecinin ortağı/laf taşıyıcısı, Apo’yu “Başkan” diye tanımlayıp, Apo’nun heykelinin dikilmesini savunan HDP olması gerekiyor.

HDP’yi olduğundan farklı gösterip vatandaşın meşru ve mutasavver muhalefet ittifakı üyesi olarak kabul etmesini sağlamaya öylesine odaklanmışlar ki, daha önce eski HDP milletvekilleri Ayhan Bilgen ve Altan Tan’ın  HDP-PKK ilişkisini açıkça ortaya koyan açıklamalarıyla ilgili olduğu gibi bu kez de Sezai Temelli’nın, HDP’nin gerçekte ne olduğunu bir kez daha hatırlatan açıklamalarını görmezden geliyorlar. Görülmemesi için neredeyse insanüstü çaba harcıyorlar.

Bu nokta da akla gelen ilk soru, seçime daha 2 yıl varken, bu açıklamaların niçin şimdi yapıldığı? Konunun iki farklı yanıtı olduğu kanısındayım. Birinci yanıt, HDP’nin 27 Eylül’de “tutum belgesi” adı altında yapacağı açıklamalar öncesinde, son dönemde HDP tarafından çeşitli şekillerde dile getirilmiş olan, muhalefet cephesince HDP tabanına açık ve dostane mesaj verilmesi talebinin gereğini yerine getirmek. İkincisi ise, baskın şeklinde ortaya gelecek bir erken seçim olasılığında HDP’yi, eski açılım ortağı iktidar partisine kaptırmamak.

“Niçin şimdi” sorusunu bu şekilde yanıtladıktan sonra, gelelim HDP’nin meşruiyeti konusunda yapılan açıklamaların içeriği ve gerekçelendirilme biçimlerine.

Konuyu iki ana başlıkta tartışmak sanırım açıklayıcı olacaktır.

Birinci başlık, üniter bir devlette, Anayasanın “Türk vatandaşlığını” tanımlayan 66. Maddesi de ortada dururken, “Kürt sorunu” denilerek, yani ulusun tamamını değil, bir etnik gurubun adını anarak, o guruba özel “kimlik esaslı” siyasi bir sorun tanımı yapılmasının mümkün olup olamayacağı ile ilgili.

Şimdilerde Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili olan İbrahim Kaboğlu gibi açılımcılar, Baskın Oran gibi yetmez ama evetçiler, Alsace-Lorraine gibi Fransa’nın parçası olmaları özel koşullarla/imtiyazlarla gerçekleşen, Korsika gibi, deniz aşırı sömürgeler kapsamında değerlendirilen bölgelere özel durumları örnek verip, bu örneği ülkemizde üniter devlet yapısının sulandırılması için gerekçe olarak sunuyor olsalar da, gerçek bu zevatın söylediği gibi değil. Aslında yaptıkları şey, aynı kişilerin AKP’yi demokrasi havarisi ilan ettikleri günlerden farklı değil. Her zaman olduğu gibi dışarıdan aldıkları suflelerle yanlışı doğru gibi göstermeye çalışıyorlar.

Kurucu iradenin amacı olan, etnik ve dini aidiyetlerinden bağımsız olarak yasalar önünde eşit haklara sahip bireylerden oluşmuş bir toplum hedefi yerine, toplumu/bireyleri etnik ve dini kimlikleriyle tanımlayan çarpık bir demokrasi anlayışından bahsediyorum aslında. İnsanları özgür bireyler/yurttaşlar, toplumu özgür bireylerden oluşan bir birlik olarak değil etnik ve dini aidiyetleriyle tanımlayan, aydınlanma devrimi öncesine öykünen bir gericilik.  

Bu kapsamda tartışmamız gereken ikinci başlık, HDP’nin Kürt kökenli vatandaşlarımızın meşru temsilcisi kabul edilmesi ve bunun gerekçesi olarak da HDP’nin mecliste temsil ediliyor olmasının gösteriliyor olması.

Sorulması ve yanıtlanması gereken ilk soru, böylesi bir temsil anlayışının hukuken meşru olup olamayacağı? Bunun için bakılması gereken ilk yer de Anayasamızın, “Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma” başlıklı 68. Maddesi.

Söz konusu madde’ye göre; “Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz…”.

Bunun anlamı, devletin üniter yani ülkesi ve milletiyle bölünmez/tek olma niteliğini ortadan kaldıracak şekilde, milleti oluşturan etnik ve dini kimliklerden birini temsil etme iddiasıyla bir parti kurulamayacağı, herhangi bir siyasi partiye, ulusu oluşturan herhangi bir etnik ya da dini kimlik adına temsil yetkisi atfedilemeyeceği. 68. Madde açısından bakıldığında Kılıçdaroğlu ve onun gibi düşünenlerce HDP’yi Kürt kökenli vatandaşların temsilcisi olarak tanımlama girişimlerinin Anayasaya aykırı olduğu açıktır ve bu haliyle, Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan HDP’nin kapatılma davası açısından bakıldığında, HDP’nin kapatılması istemini meşrulaştıran bir nitelik taşımaktadır.

HDP eğer Kürt asıllı tüm vatandaşlarımızı temsil ediyorsa yani Kürt Sorunu olarak niteledikleri “sorun” konusunda meşru muhatap HDP ise, kendileri kimin, kimlerin temsilcisi, örneğin Lazları, Abazaları, Gürcüleri, Türkmenleri hangi parti temsil edecek diye sorup, saçmalığı derinleştirmeden konumuza dönelim.

Anayasa açısından durum bu. Diğer kısmı, 2018 seçimlerinde ülke genelinde yüzde 11,7 oy almış olan bir partinin, ülkemizdeki Kürt kökenli vatandaşları temsil iddiasındaki kaynaklarca 20 milyon civarında olduğu yani nüfusun yüzde 20’sinden fazlasını oluşturduğu iddia edilen bir gurubu temsil etme, onlar adına konuşma yetkisinin olup olamayacağı.

Bu sorunun yanıtı olarak, HDP’nin Kürt asıllı yurttaşları temsil etme ve onlar adına konuşma hakkının olduğu iddiasının,  HDP’li Başkan Vekili Türkiye Büyük Millet Meclisini yönettiğinde, Millet Vekilleri olarak onun kararlarına uydukları söylenerek açıklanıyor/gerekçelendiriliyor olmasının, hukuken hiçbir karşılığı olmayan bir büyük çarpıtma olduğunu söylemek sanırım yeterli.

Sonuç olarak muhalefet cephesi açısından bakıldığında, Anberin Zaman gibilerin, 2010’lu yıllarda yani açılım dönemlerinde dile getirip, yazıya döktükleri CHP-BDP -şimdilerde HDP- birlikteliği hayali, Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı döneminde hayal olmaktan çıkarılarak gerçekleştirilme aşamasına gelmiş durumda. Yaşananları, Sırrı Sakık’ın "1987,89, 90'lı yıllardaki SHP ruhunun içinde herkesin kendini ifade ettiği gibi bir platform olursa bu çok önemlidir" şeklinde ifade ettiği, 1991 tarihli SHP-HEP birlikteliğine yol açan sürecin, CHP-HDP birlikteliği şeklinde bir kez daha zorlanması olarak nitelemek de mümkün.

Üniter nitelikli ulus devletten vazgeçme karşılığı daha çok dış borç/yabancı sermaye girişi sağlama vaadiyle, 1980’lerin ikinci yarısından itibaren dayatılan ancak yutturulamayan zoka Gül, Babacan, Davutoğlu gibiler ile AKP’nin açılım ortağı HDP muhalefet cephesi içerisine alınıp bir anlamda aklanarak bu sefer yutturulabilecek mi? Hep birlikte göreceğiz.

KAYNAKLAR:

https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/kilicdaroglu-hdp-ile-cozebiliriz-demisti-iyi-partiden-ilk-aciklama-1870615

https://tr.sputniknews.com/20210921/iyi-partili-dervisoglu-hdp-mesrudur-1049095331.html, https://www.ensonhaber.com/gundem/ali-babacan-ittifak-aciklamasi-hdpye-kapilarimiz-acik

https://www.gazeteduvar.com.tr/temel-karamollaoglundan-hdp-aciklamasi-siz-birini-kapatirsiniz-bir-baskasi-cikar-haber-1515021

https://www.dw.com/tr/%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm-s%C3%BCrecinde-gecikmi%C5%9F-ad%C4%B1m/a-17743360 https://baskinoran.com/makale/FransadaveTurkiyedeUniterDevletSorunu.pdf  

https://odatv4.com/makale/demirtasin-pkk-mesajinin-anlami-ne-23022127-202613

https://www.haberturk.com/yazarlar/sevilay-yilman-2383/3197085-kemal-kilicdaroglundan-ne-demesini-bekliyordunuz

https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2709.pdf

https://hdp.org.tr/tr/buldan-27-eylulde-aciklayacagimiz-deklarasyon-bir-toplumsal-ittifak-cagrisi-olacak/15740/

https://www.veryansintv.com/davutoglunun-suriye-ile-ilgili-aciklamalarini-nasil-yorumlamak-gerek

https://www.haberturk.com/yazarlar/amberin-zaman/572807-chp-bdp-ittifaki-hangi-niyetle