Vali Yardımcısından TÜGVA yöneticilerine: Sonunuz paralel terör örgütü gibi olacak!

Ortaya çıkan TÜGVA belgelerinde bir vali yardımcısının TÜGVA yöneticilerine, ‘FETÖ gibi olacaksınız’ uyarısında bulunduğu ortaya çıktı. Vali Yardımcısının, ‘Ensar, İlim Yayma, Türkiye Gençlik Vakfı ve TÜRGEV için paralel terör örgütü gibi yapılandıklarını, sonlarının da aynı onlar gibi olacağını söylediği öğrenildi.

Vali Yardımcısından TÜGVA yöneticilerine: Sonunuz paralel terör örgütü gibi olacak!
Vali Yardımcısından TÜGVA yöneticilerine: Sonunuz paralel terör örgütü gibi olacak!

VERYANSIN TV

TÜGVA belgelerinde ortaya çıkan bilgilere göre, yöneticilerin birbirileri arasında paylaştıkları raporlar bulunuyor. Bu raporlara göre, birçok ilde baskılarla binalar temin ettikleri anlaşılan yöneticilerin yaşadıkları sıkıntılar da ele alınıyor. Yine ortaya çıkan bir raporda da dikkat çeken ayrıntılar yer alıyor. 
Bitlis’te bazı taşınmazların kendilerine devredilmesi için çabalar gösteren TÜGVA yöneticilerinin yaşadıkları sıkıtıları anlatan bir rapor ele aldıkları, adına da ‘Bitlis İl Raporu’ dedikleri anlaşılıyor. 
Rapora göre, Bitlis il temsilcisi gerekli olan mekanı tahsis etmek icin önce dönemin valisi Ahmet Çınar ile görüşüyor. Çınar’ın kendilerine destek verdiği belirtilen raporda, Bitlis Merkez, Tatvan ve Güroymak ilçelerinin kesişim noktasında olan Bölge Trafik Denetleme noktasının bu gruba tahsis edileceği yazıyor. Gerekli adımların atılması için Vali Çınar, TÜGVA yöneticilerini yardımcı olması için dönemin Vali Yardımcısı Salih Altun’a yönlendiriyor. Salih Altun ile TÜGVA yöneticileri arasında yapılan ilk görüşmede, Altun’un, sözlerinin rahatsızlık yarattığı belirtiliyor. Vali Yardımcısının vakıf yöneticilerine çok sert ifadeler kullandığı vurgulanıyor.

ALTINIZDA AUDİ Q7’LER…

Raporda ilgili bölümde şunlar yer alıyor:
“… Salih beyin söylediği bazı şeyler bizde rahatsızlık uyandırdı. Üstü kapalı olarak Ensar , İlim yayma , Gençlik Konfederasyonunun bağlı oldukları kişi benim sizde bağlılıklarınızı bildirirseniz sizede yardımcı oluruma sözü getirdi. Derneklerin vakıfların devleti sömürü düzenine alet olduğunu şahsına kalırsa 7 bin üye sayısına ulaşmayan hiçbir dernek vakıfın açılmasına müsaade etmeyeceğini gerekli maddi kaynağı bu üyelerin karşılaması gerektiğini söyledi. Özellikle Vakfımızın sırtını iktidara dayayıp bir öz güven ve kibirle hareket ettiğini genel merkezimizdeki siz ağabeylerimiz için zengin kibirli , altında audi Q7 ler olduğunu hiçbirimizin amacının gerçekte İslam’a hizmet olmadığını iddia etti. Ben ve heyetim Salih beyin şahşına değil fakat bulunduğu devleti temsil makamına duyduğumuz saygıdan dolayı gerektiği sertlikle cevap vermedik. Bu süreç içerisinde Ahlat Belediye başkanımızı ziyaretimiz vesilesiyle kendilerine durumu aktardık. Belediye başkanımız Salih Beyi arayarak vakfımıza  yardımcı  olmasını istedi. Bu sebeple tekrar görüşmeye gittiğimiz Salih bey talebimiz üzere  bizlere vakıf ofisimizin kirasını ödeyeceklerini söylediler. Bunun üzerine ofisimizi kiraladık. Gerekli kira miktarının  vakıfımızın hesabına aktarılması için tekrar ziyaret ettiğimiz  Salih bey buradaki konuşmasında daha da ileri giderek Ensar, İlim yayma, Türkiye gençlik Vakfı ve Türgev için  Paralel terör örgütü gibi yapılandığımızı sonumuzun da onlar gibi olacağını söyledi. Bizlere hatırlı dostlarının hürmetine yardımcı olacağını fakat Vakfımıza ‘’Kıl’’ olduğunu açık açık söyledi….”